Daha Çok Bedenin Anlattığı Bir Tiyatro

2017-04-28_959ee9918[Sakine Orman ve Sinem Almış’ın Haberinioku’da yayınlanan haberinin bir kısmını paylaşıyoruz.] Türkiye’de son yıllarda yaygınlaşmakta olan fiziksel tiyatro, KaST ekibi tarafından, Atölye Açık Kapı’da sergileniyor. İzmir’de ikinci kez seyirciyle buluşacak olan ekip, dördüncü oyunları olan  ‘Artık Sığınağın Kalmadı’ Cumartesi günü 20.00’de Atölye Açık Kapı’da oynanacak.

KaST ekibinden Didem Kırış, “Fiziksel tiyatro Avrupa’da çok yaygın. Türkiye’de ise yeni yeni yaygınlaşmaya başladı. Fiziksel tiyatro, mim, clown ve dans gibi disiplinlerle birleşen bir alan. Biz biraz daha dansla birleşen tarafında işler yapıyoruz” dedi. Yönetmen Salih Usta, fiziksel tiyatro için, bedeni daha çok önemseyen bir olay olduğunu fakat metnin bedenin yanında önemsizleştirilmediği bir durumun söz konusu olduğunu belirtti. Klasik tiyatrodan pek farklı olmadığını söyleyen Salih Usta, “Klasik tiyatroda söz ön plandayken, biz de bedenin aksiyonu, mekanla ilişkisi ve seyirci üzerinde oluşturduğu izlenim önemli. Fiziksel tiyatroda gösterilmek istenen, insanların konuşma organının olmaması durumunda, bedenini kullanıp kendilerini nasıl ifade edecekleridir” dedi.

DOĞAÇLAMA EN BÜYÜK TEMELİMİZ
Yönetmen Salih Usta, “Fiziksel tiyatroda doğaçlama en büyük temelimiz. Esere göre de doğaçlama konusu değişiyor. Oyunda nereye varacağımız kesin belli değil oyunun  nasıl şekil alacağı biraz da seyirciye bağlı. Önümüzde de bir metin yok. Oyuna başlarken elimizde sadece bir beden var. Metini ve sesi bedenle nasıl dönüştürebilirizin üzerinde duruyoruz” dedi. Araştırma yaparken doğaçlamanın çok önemli oldunu söyleyen Salih Usta, metindeki temadan da tamamen kopmadıklarını vurguladı.

 HER ESER FİZİKSEL TİYATROYA DÖNÜŞEBİLİR
KaST ekibinin Serbest Düşüş, Pembe ve Podyum adlı oyunlarının bulunduğunu ve bu oyunlarda amaçlarının fiziksel aksiyonla metnin nasıl birleşeceğini görmek olduğunu belirttiler. Didem Kırış, “Fiziksel tiyatroda bedenin ön planda olduğu bir tiyatro ne anlatabilir bundan yola çıkarak imgeler yaratıyor, seyircinin de bu imgeleri kendi yaşanmışlıklarıyla doldurmasını sağlıyoruz. Kelimeler yetersiz kalıyor, seyirciye görsellik, ses ve tasarımla yaklaşıyoruz” dedi.

Devamı için tıklayınız.

Haberinioku