Cumhuriyet Gazetesi Yönetici ve Yazarları Hakim Karşısında

 Cumhuriyet gazetesinin yazar, yönetici ve çalışanlarının aralarında bulunduğu 12’si tutuklu 19 kişi ilk kez hakim karşısında… Savunma yapan Kadri Gürsel ve Akın Atalay, haklarındaki iddiaları reddettiler.

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının yargılanmasına başlandı. 12’si tutuklu 19 sanık, 8.5 ay sonra hakim karşısına çıktı.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince büyük salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Akın Atalay, Ahmet Şık, Bülent Utku, Kadri Gürsel, Mehmet Murat Sabuncu, Önder Çelik, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Güray Tekin Öz, Turhan Günay ve “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu ile tutuksuz sanıklar Aydın Engin, Bülent Yener, Günseli Özaltay, Mehmet Orhan Erinç ve Hikmet Aslan Çetinkaya katıldı.

Tarafların avukatları, bazı CHP ve HDP’li milletvekileri ile kimi Avrupa Parlementosu vekillerinin de izleyici olarak katıldığı duruşmaya, firari sanıklar Can Dündar ve İlhan Tanır ise gelmedi.

Çok sayıda yerli ve yabacı basın mensubunun da takip ettiği duruşmaya, sanıklara destek vermek amacıyla gelen bir kısım izleyici katılımcı sayısının fazla olması nedeniyle salon dışında kaldı. Duruşmada sanıkların yoklama ve kimlik tespiti yapıldı.

Savunmalara geçilmeden önce Cumhuriyet gazetesi avukatlarından avukat Abbas Yalçın dava gününe kadar olan 9 aylık süreci özetledi.

Avukat Yalçın, “Bir sabah azılı bir suçlu olarak uyandırılıyorsunuz, evinize geliniyor. Gözaltına alınıyorsunuz ne suç işlediğinizi bilemeden avukatınızı ailenizi göremeden 5 gün bekliyorsunuz. O an masumiyetinizi anlatmak ve kanıtlamak zorunda kalıyorsunuz. Evinizden de alınsanız kaçacağınız şüphesiyle tutuklanıyorsunuz. Ya bir başınıza, şanslıysanız tanıdığınız biriyle hücreye atılıyorsunuz. Gökyüzü telle kapatılmış durumda. Avukatınızla 1 saat görüşebiliyorsunuz. Bu hikayede ne vicdan, ne hak, ne hukuk var” dedi.

GÜRSEL: BYLOCK KULLANDIKLARINI BİLMEM MÜMKÜN DEĞİL

Murat Sabuncu, evraklarına jandarma ekiplerinin el koyduğu gerekçesiyle savunma yapmadı. Duruşmada ilk savunmayı Kadri Gürsel yaptı.

Hakkındaki iddiaları reddeden Gürsel, şöyle konuştu: “Bylock kullanıcısı 92 kişi ve haklarında FETÖ soruşturması 21 kişi ile iletişim kaydı bulunduğu iddiası gerçek dışıdır. 85 kişi bana bir defaya mahsus SMS atmıştır, 17 kişi de beni aramıştır. Bana SMS atanlara cevap vermediğim için benim onlarla iletişim kurduğum iddiası kabul edilemez. Bu SMS’lerin tamamı 27 Temmuz ve 1 Ağustos tarihlerinde gönderilmiştir. 77 kişiden 5 günde 150 SMS geldiği görülüyor. Bu yoğunluğun nedeni, o dönemde emniyetteki FETÖ yapılanmasını hedef alan ilk büyük tutuklamalara karşı cemaat mensuplarının gazetecilere yönelik olarak bir medya kampanyası düzenlemiş olmalarıdır. Bu kişilerin benimle irtibat kurma çabaları vardır. Benimle iletişim kurma çabalarının bağımsız ve eleştirel bir gazeteci olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum. Ama bu çabaları sonuçsuz kalmıştır. İletişim kaydı bulunduğum iddia edilen 112 kişiden sadece 8 ile iletişim kaydım vardır. 5’i ile meslek nedeniyle görüştüğüm oldu. Bu kişilerin Bylock kullanıcısı olduklarını bilmem mümkün değildir.

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

Hiç unutulmamalı ki gazeteciler meraklı kişilerdir ve herkesle görüşebilmelidirler. Bunun adı gazeteciliktir ve gazetecilik suç değildir. İki kişiyi ben aradım. Biri Mehmet Altan’dır, babasının ölümünden dolayı başsağlığı için aramıştım. Diğeri de Mümtazer Türköne’dir, onu da geçmiş olsun dilemek için aramıştım. Bu asılsız iddianame, iktidara yakın gazetelere servis edilmiştir. Yalan haberle itibarsızlaştırılmak istendiğim aşikardır. İddia makamı hakkımdaki HTS kayıtlarını inceleme gereği duymamıştır. Asılsızlığını bilerek iddianameye koyduysa görevini kötüye kullanmıştır iddia makamı. Bu suçlamalar her türlü mesnetten yoksundur.”

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

NTV