3. Richard ve Osman Kavala…

(Zeynep Oral’ın Cumhuriyet’te yayınlanan yazısını paylaşıyoruz.) Yarın Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor. Bizimki gibi bir ülkede, bir avuç insanın canla başla çalışarak, olanaksızı olur kılarak gerçekleştirdiği ve benim “mucize” diye nitelendirdiğim bu festivalin arifesinde size şen şakrak, keyifli, umut dolu bir yazı yazmak isterdim… Ama yapamıyorum. Bu yıl Tiyatro Festivalimiz yaralı ve kırık…
Geçen haftaya dönüyorum: 
“Osman Kavala tutuklandı…” Bu haberle birlikte bu ülkede sanat ve kültür etkinlikleriyle bir damlacık ilişkisi olan herkes sarsıldı… Bugüne dek sadece sanatı, kültürü, bilimi, çoksesliliği, insanı insan yapan değerleri savunan, destekleyen, yücelten, karıncayı incitmeye çekinen insan “İnsan” OsmanKavala, nasıl olur da FETÖ/PDY, PKK/KCK, DHKP-C, MLKP gibi tüm terör örgütleriyle ilişkilendirilir diye bizler düşüne duralım… (Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz, ama yine de…) 
Aynı gün, dünyanın sayılı tiyatro yönetmenlerinden Thomas Ostermeier İKSV Tiyatro Direktörü Leman Yılmaz’ı bizzat telefonla arıyor ve “çok üzülerek” aldıkları kararı bildiriyordu… Almanya’nın (hatta dünyanın) en gözde tiyatrolarından Berlin Schaubühne Tiyatrosu İstanbul Festivali’ne katılmama kararı almıştı. Muhteşem prodüksiyonları “3. Richard”ı oynamayacaklardı. Üstelik tam da dekorlar kamyonlara yüklenmek üzereyken geldi telefon… 
Ayrıntıları ertesi gün Ostermeier’in “Süddeutsche Zeitung”a verdiği röportajdan okuyalım: Başlık: “Türkiye’deki Rastgele – keyfi durumdan korkuyoruz.”

Keyfi tutuklamalar 
İşte sorulara ünlü yönetmenin verdiği yanıtlar: 
“Bu kararı kolay vermedik. Bunca çok gazetecinin tutuklanması… Bize de dokunurlar mı endişesi… Yine de gideriz diye düşündük. ( …)” 
Sorunlu hassas bölgelere örneğin Ramallah, Gazze, Çin, Tahran, Belarus’a önceden gittiklerini vurguladıktan sonra: “Ama bu kez rastgele, keyfi, gelişigüzel, belirsiz durumdan, nedensiz seçilmiş tutuklamalardan korktuk. (İngilizce kullandığı 2 sözcük: arbitrariness ve unpredictable) Ve sonzamanlarda Alman pasaportlu birçok insan – hiçbir görünen neden olmadan,bu keyfi tutumla karşılaştı.” 
Neden daha baştan katılmayız demediniz? 
“Üstesinden geliriz sandık. Ancak Osman Kavala’nın tutuklanması bizi çok etkiledi. Kendi özel malvarlığıyla Türk kültürünü destekleyen bir işadamı…” 
Alman Dışişleri’nden uyarı mı geldi? 
“Hayır… Ama kimse güvenliğimiz için yüzde yüz emin olamadı.” 
Röportajı çok kısaltarak aldım. Ayrıca bu kararı verirken nasıl içlerinin parçalandığını, zorlandıklarını ama tüm ekibin kararı olduğunu da vurguluyor…

Kültür Bakanı’na sesleniş 
Bence çok yazık oldu. Sadece bizim için değil kendileri için de! Buradaki seyirciyle eşsiz bir ilişki, bir deneyim yaşayacaklardı! 
Ayrıca bu karar, bilindiği gibi sadece buradaki tiyatro seyircisini cezalandırmak gibi. Haksızlık. Nitekim, festivale katılan öteki yabancı yönetmen ve sanatçılar, bu kararın yanlışlığını vurgulayıp duruyorlar! 
Bu arada benim merak ettiğim Kültür Bakanımızın bu olaylardan haberi var mı? Varsa ne düşünüyor? Ne gibi önlem alıyor? Sadece Schaubühne Tiyatrosu değil, Alman Orkestraları da Türkiye turnelerini iptal ediyor. Acaba Almanya bize kültürel ambargo mu uyguluyor? Avrupa ülkeleriyle özellikle sanat kültür ilişkilerimizi kesmek gibi bir politikamız mı var? Daha bunlar gibi binlerce soru…

Gitarist 
Cumhuriyet gazetesinde yazıyor olmak gerçekten müthiş bir ayrıcalık! Nedeni de siz okurlarsınız!.. Kimi zaman bu yazılar ne işe yarıyor, hepsi suya yazılıyor diye umutsuzluğa kapılırken… Okurlardan gelen tepkilerle yeniden yaşama tutunuveriyorum! 
Önceki gün “Cumhurbaşkanı danışmanlarını değiştirmeli” yazıma ne çok, ne çok mektup ve uyarı aldım. Okurlar dünya çapındaki müzisyenlerimizi bana tek tek hatırlattı. (Ben birkaç örnekle yetinmiştim. Tüm bu sayfaya sığmazdı!!!) 
Ama en çok tepki “aklıma ilk anda gitarist gelmedi” sözümeydi. Okurlar, arkadaşlarım, of kimi kızdı, kimi uyardı ve hep aynı isim tekrar tekrar önüme geldi: Ahmet Kanneci... Elbet! Nasıl olur da aklıma gelmez! Sanatçıdan ve okurlardan özür dilerim! 
Hayatımızdan 3. Richard’ların çıkması; Osman Kavala ve Ahmet Kanneci gibilerinin çoğalması dileğiyle hepinize iyi bir hafta dilerim.

Zeynep Oral/Cumhuriyet