Ödenmeyecek, Ödemiyoruz: Sahne “Aç”lığın

[Çağrı Sarı’nın Evrensel’de yayınlanan yazısını okuyucularımızla paylaşıyoruz.]

Açlığın, yoksulluğun insan hayatına bıraktığı izlere gülünecek bir durum yok elbette. Ama mizah işte, her yerden kendine bir yol buluyor, su olup sızıyor, kara tablonun içinden çıkıveriyor. Dario Fo tam da bunu hedefliyor olsa gerek. Günlük hayatın aksaklıklarını kendi üslubuyla sahneye aktarırken yüzünüzü güldürmeyi büyük bir ustalıkla başarıyor.

Dario Fo, 90 yaşında yaşama veda ettiğinde geriye muhteşem oyunlar bırakmıştı. “Ödenmeyecek Ödemiyoruz” da o oyunlarından biri… Oyunun bir çok defa farklı tiyatro sahnelerinde, farklı yönetmenler tarafından perdelenmiş olması herhalde bizim memlekete çok yakışmasından.

Fo’nun kaleme aldığı oyun, 1970’li yıllarda bir İtalyan mahallesini anlatıyor. Ama anlattığı yer sanki bizim mahalle, oyuncular da ben, sen; bu kadar pahalılık karşısında karnını doyurmaya çalışan insanlar. Ne de olsa ‘Yiğidin muhtaç olduğu kuru soğan’ın kilosu 8 lira! Oyunda bir tanzim satış kuyruğu eksik. Hani o da olsa, “Ne İtalya’sı, birbirimizi kandırmayalım Fo Türkiye’den bahsediyoruz” diyeceğiz. Oyunun bir bölümünde, sağlık sistemine göndermede bulunurken de; sanki İtalya’da bir hastaneden değil de Bağcılar’da, Okmeydanı ya da Pendik’teki bir hastaneden bahsediyor.

ELEŞTİRİ OKU BOZUŞMUŞ SENDİKALARA

Büyük Usta Dario Fo, bu oyunu 1970’li yıllarda Torino’da grev yapan işçilerin durumuna dikkat çekmek için yazmış. Sendikaların grev karşısındaki kayıtsızlığını da buna ekleyelim. Oyun, işçilerin çalışma koşullarını sorgularken, onların bağlı oldukları sendika ve partileri de sorguluyor.

Cihangir Atölye Sahnesi tarafından sahnelenen oyun Arzu Gamze Kılınç’ın yönetiminde izleyici ile buluşuyor. Seyirciyi içine katan, samimiyetleriyle sanki uzun yıllardan beri arkadaşımızmış hissi uyandıran Ece Güzel, Serpil Göral, Onur Alagöz, Kıvanç Kılınç ve Baran Şükrü Babacan oyunculukları ile göz dolduruyor.

Polis tarafından kuşatılan bir mahalle, grevcileri kovalayan polisler, kaçışan insanlar, saklanmaya çalışılan yiyecekler oyuna muazzam bir dinamizm kazandırıyor.

Çok fazla spoiler vermeyelim, gerisini izleyiciye bırakalım. Ancak ‘Hemen gidelim izleyelim’ derseniz biraz beklemeniz gerekecek. Zira sezon kapandı. Perde önümüzdeki dönem yeniden açılacak.

Tiyatro, çölde vaha gibi bir şey. Hayata dair bir sürü sıkışmışlığın arasında nefes veriyor insana… Sizin de bir vahaya ihtiyacınız varsa, izleyeceğiniz oyunlar arasına “Ödenmeyecek Ödemiyoruz”u koymayı unutmayın!

HEM SANAT MERKEZİ HEM OKUL

Günümüzde tiyatro alanları bulmak, yaratmak kolay mevzu değil. Ekonomik sıkıntılar, tiyatroların desteklenmemesi ya da muhalif bir oyun yaptığınızda karşılaşacağınız envai çeşit engeller…

Yani bin dert var; hem izleyici, hem sergileyen ekip açısından. Gazetemizin bu sayfasında daha evvel de Cihangir Atölye Sahnesinden bahsedilmişti. Tekrar olsun. Anlatmaya değer işlere imza atıyorlar çünkü. Oyuncu Arzu Gamze Kılınç ve Muhammet Uzuner birkaç yıl önce yola çıktılar ve Cihangir Atölye Sahnesini kurdular. İki yıldır oyunculuk eğitimleri veriyor, genç sanatçılarla deneyimlerini paylaşıyorlar. Onları birçok sahneden daha özel kılan şey ise; olanaksızlıklar nedeniyle sahne bulamamış genç yetenekleri keşfetmek. Özel yetenek sınavıyla seçilen öğrencilere ücretsiz konservatuvar imkanı sunuyorlar bu yüzden. Üstelik bu eğitimler 3 yıl sürüyor. Ömürleri uzun olsun, birbirinden değerli oyunları tiyatroseverlerle buluşturdukları için.

Evrensel

Yorum


işlemi tamamlayınız: