Tiyatroda Taşın Altına Elini Koymak

[Doç.Dr.Dilek Kurt’un Evrensel Gazetesi’nde yayınlanan yazısını okuyucularımızla paylaşıyoruz.]

Doç. Dr. Dilek Kurt, Caner Bilginer’in yönettiği “Bankta İki Kişi” oyununu yazdı.

Geçtiğimiz yıl tiyatro sanatçıları, Murat Batıkan Avcı ve Sevtap Çapan tarafından kurulan Tiyatro P.A.S. (Profesyonel Artı Sonsuz) bu sezon iki oyunla buluşturdu tiyatro seyircisiyle. İlk oyun, daha önce pek çok özel ve ödenekli tiyatro tarafından oynanan “Bankta İki Kişi”… Alexandre Gelman’ın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği Caner Bilginer’in yönettiği “Bankta İki Kişi”, bir kadın ve bir erkeğin hikayesi. Konusu açısından her seyirciyi yakalayacak bir oyun.

İDDİALI OLMAYAN BİR OYUN

Bu oyunu seçerek, çok da risk almadan; bilinen, çok iddialı olmayan bir oyunu sahneye getirmişler. Reji standart, yeni ya da özgün bir tarz olduğunu söylemek zor. Ancak iki iyi oyuncuyu sahnede izlemek bir keyif. Gerek Avcı gerek Çapan ses ve söze oldukça hakim iki oyuncu. Avcı’nın modern ve son derece doğal oyunculuğunu çok beğendimi söylemeliyim.

Oyundaki partnerlikleri hayatta da devam eden çift, evli. Tiyatroyu bir yaşam biçimi haline getirmiş Çapan ve Avcı, elini taşın altına koyan tiyatroculardan. Bugünün koşullarında özel tiyatro kurmak ve ayakta tutmak hiç kolay değil. Ancak kolaya kaçmadan, seyircilerine hep daha iyiyi sunmayı hedefleyerek yol almak istiyorlar. Bunu yaparken, seyirciden de beklentileri var. Bilinçli bir izleyici hedeflediklerini belirtiyorlar. Seyirci tiyatro ilişkisi üzerine söyleyecek sözleri var.

“YENİLİKLERE ÖNEM VERİYORUZ”

Tiyatronun Genel Koordinatörü aynı zamanda kendisi de oyuncu olan Serkan Aydın; seyirciye sunulan oyunların titizlikle seçilmesi gereği üzerinde duruyor. “Günümüzde sadece İstanbul’da 300 civarı oyun sahnelendiğini düşünürsek, farklı ve başarılı işlere imza atmak için kolları sıvadık. Dil, din, ırk açısından ötekileştirmeden, tüm bakış açılarına açık, yeniliklere önem veren bir yanımız var” diyerek vizyon ve misyonlarını özetliyor. Anlaşılan yeni sezonda ilginç projelerle izleyeceğiz Tiyatro P.A.S.’ı.

DOĞRU ÖZNEL MİDİR, YOKSA NESNEL MİDİR?

İkinci oyunsa Yusuf Dündar’a ait, “Gün Işığına Mektup”. Tiyatro P.A.S.’ı bu oyunu sahneledikleri için kutlamak gerek. Oyunun ana eksenindeki çatışma, kutlamanın sebebi. “Günışığına Mektup”, doktor bir annenin hasta kızını mücadele ettiği amansız hastalıktan kurtarmak için başka hayatları, sahipsiz mültecileri feda etmesini ana eksenine alıyor. Oyun, bu çatışmayı ana çatışma noktası olarak seçmesi açısından kıymetli ancak bunun metin olarak işlenişi biraz zayıf kalmış. Ayrıca daha fazla yan çatışma noktalarıyla zenginleştirilebilirdi. Oyun yine Caner Bilginer tarafından sahneye konulmuş. Rejiyle ilgili ilk oyundaki eleştirilerim bu oyunda da geçerli. Işık ve müziğin de tiyatro sanatın birer ögesi olduğunu, yerinde ve doğru kullanımla harikalar yaratabileceğini atlamamak gerek.

“Gün Işığına Mektup”ta özellikle Sevtap Çapan izlenmeye değer. Uğur Özbağı ve Balca Aydoğdu Çapan’la başrolleri paylaşan diğer isimler. Tiyatro P.A.S. izleyiciyi, “doğru öznel midir, yoksa nesnel midir” sorusuyla baş başa, dramatik bir finalin kucağına usulca bırakıp çıkıyorlar. Oyunun etkisiyle bir süre koltuğunuzda kalıyorsunuz.

Evrensel

Yorum


işlemi tamamlayınız: