Tiyatro Eğitiminde Cinsel Taciz Olayına Dair Kadın Kurumu Açıklamaları

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Sinema, TV, tiyatro alanlarından kadınların kurduğu bir dayanışma platformu olan Susma Bitsin, kamuoyuna duyurulan gösteri sanatları cinsel taciz ve saldırı olayından sonra, tacize uğrayanların yanında olduklarını ve konuyu takip edeceklerini belirterek geçtiğimiz hafta başında şu açıklamayı yaptı:

Bir oyunculuk eğitimi sırasında Celal Mordeniz’in cinsel saldırısına uğradığını beyan eden oyuncu Ayşe’nin ve bu ifşasının ardından Celal Mordeniz’in tacizine uğradıklarını açıklayan Hatice Köseali’nin ve diğer kadınların yanındayız, mücadelelerinin takipçisiyiz. 

Bizler sahnelerde, setlerde, kurgu odalarında yaşadığımız tacizin, saldırının, ayrımcılığın, mobbingin okullarda, kurslarda, atölyelerde de var olduğunu biliyoruz ve susmuyoruz! Eğitim alanında ısrar, manipülasyon, aşağılama,  zorlama, ikna süreçlerinin NASIL tacize, şiddete, mobinge dönüştüğünü biliyoruz. Eğitmenlerin hiyerarşiden aldıkları güçle yaşı kaç olursa olsun öğrencilerini suistimal etmelerine, sınırları aşmalarına sessiz kalmıyoruz. “Onlarca yıllık deneyimleriyle” eğitmenlik yapan faillere anımsatmak isteriz; sınırları korumak eğitmenin yükümlülüğüdür; hiçbir “eğitim”, hiçbir “teknik” öğrencinin beden sınırlarını çiğneyemez.

“Saygıdeğer”liğin, “duayen”liğin, deneyimin arkasına saklananların gerçek yüzünü görüyoruz ve susmuyoruz. 

Susma Bitsin Platformu’nun ardından konuyla ilgili olarak, feminist kadınlardan oluşan bir kadın inisiyatifi olan Feminist Kadın Çevresi de önceki günlerde bir açıklama yaptı. Sanat eğitiminde cinsel şiddete karşı tüm kurumların tavır almalarının beklendiğinin belirtildiği açıklama şöyle:

Tiyatro eğitmeni Celal Mordeniz’in cinsel taciz ve saldırıyı eğitim faaliyetlerinin bir parçası haline getirdiğini ifşa eden bir metin kamuoyuyla paylaşıldı. Metnin sosyal medyada yayılmasının ardından Celal Mordeniz’le ilgili başka benzer  şikâyetler de dile getirildi.

Mesleki etik gereği bir eğitimciden, imtiyazlı konumunu çıkar amaçlı kullanmaması, bilgi ve birikimini öğrencilerinin yaratıcılığını teşvik edecek şekilde aktarması ve onlara yol göstermesi beklenir. Cinsel taciz ve cinsel saldırının herhangi bir “metot” adı altında meşrulaştırılması kabul edilemez.  Enstrümanın insan bedeni olduğu gösteri sanatlarında, eğitmen-öğrenci ilişkisinin sınırları ve etik ilkeleri incelikle belirlenmeli ve eğitim veren kurumlar kişilerin yaratıcı potansiyellerinin güvenli bir biçimde açığa çıkarılmasını güvence altına alacak bir çalışma etiğini içselleştirip savunmalıdır.

Ülkemizde yıllardır örgün öğretimden yükseköğretime, kurslardan, atölyelere kadar pek çok eğitim kurumunda öğrencilerin maruz bırakıldığı cinsel istismar, cinsel taciz/saldırı gibi pek çok cinsel şiddet vakası gündeme geliyor. Son yıllarda sanat alanında pek çok cinsel şiddet vakası ifşa ediliyor. Bu ifşaların, gündeme geldiği dönemde konuşulduğunu kısa bir süre içinde sönümlendiğini ve ağırlıklı olarak, kadın haklarından yana bir çözüme kavuşturulamadığını da görüyoruz.

Vakaların kendisi kadar eğitim kurumlarında cinsel suçlara izin veren ortamların nasıl şekillendiğini tartışmak da önemli bir yerde duruyor. Cinsel şiddetin sanat eğitiminin bir parçası haline getirilmesi başka öğrencilerin de cinsel taciz/saldırı tehdidine açık olduğunu gösterir. Hakkındaki şikâyete rağmen Celal Mordeniz, Tiyatro Medresesi’nde eğitmenlik yapmaya devam etmiş, cinsel şiddet ifşasından sonra da herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Suçlamalara konu olan mekân, Tiyatro Medresesi, konuyla ilgili bir açıklama yapmamıştır. Böyle bir durumda, başka öğrencilerin şiddete maruz bırakılmaması için tedbirler almak ve bunu kamuoyuna açıklıkla duyurmak kurumsal bir sorumluluktur.

Feminist Kadın Çevresi olarak, tüm kurum ve çevrelerin sanat eğitiminde cinsel şiddete karşı tavır almalarını bekliyor ve Celal Mordeniz’in hakkındaki şikâyetlerle ilgili kamuoyu önünde hesap vermesi gerektiğini düşünüyoruz.

Paylaş.

Yanıtla