Henrik Ibsen’in Bilinmeyen Librettosu: Dağ Kuşu

Henrik Ibsen’in Bilinmeyen Librettosu: Dağ Kuşu

Bahar Akpınar Bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Antalya Tiyatro Festivali 27 Mayıs akşamı Norveçli tiyatro topluluğu Grusomhetens Teater tarafından sahnelenen Henrik Ibsen’in Dağ Kuşu (Fjeldfuglen) adlı oyunuyla sona erdi. Antalya Devlet Tiyatrosu Müdürü Selim Gürata tarafından bu yıl ‘kalite ödülü’ [...]

Antropoloji, Hıdrellez ve Performans

Antropoloji, Hıdrellez ve Performans

Bahar Akpınar Bilindiği gibi tiyatronun temelleri 6. yy Atina Site Devleti’nde Dionysos onuruna verilen ritüellere dayanır. Bu özel temel tiyatro çalışmalarını sosyal bilimlerin farklı alanlarına da açar. Bu noktada Daryl White, ‘Toplumların ve kültürlerin anlaşılmasında antropologların ve dramaturgların uzun zamandır [...]

Aslıhan Ünlü’nün Yeni Kitabı: Biyografi ve Biyografik Dram

Aslıhan Ünlü’nün Yeni Kitabı: Biyografi ve Biyografik Dram

Bahar Akpınar Tiyatro sanatı, sadece sahnede değil, akademik olarak da desteklenip güçlendirilmesi gereken bir sosyal bilim dalıdır. Pratik ve teorik alanların birbirlerinden güç alarak gelişiminin sahne üzerindeki çeşitliliğin artmasında etkili olduğunu söylemek şüphesiz yanlış olmaz. Bu alanda tiyatromuzun ihtiyaç [...]

Annelik, Annesizlik ve Ibsen

Annelik, Annesizlik ve Ibsen

Bahar Akpınar  Apollon: Çocuğum dediği yaratığı yaratan anne değildir. Anne, yalnızca karnına ekilen tohumu besleyip büyütendir.Çocuğu yaratan, tohumu onun içine koyandır.Kadın, bir yabancı olarak bir yabancının tohumunu taşır. Aiskhylos, Eumenides Kadının anne kimliğinin tarihsel gelişimi en az mitolojik [...]

Zamanın Ruhu ve Dünyanın Ruhunda ‘Hortlaklar’

Zamanın Ruhu ve Dünyanın Ruhunda ‘Hortlaklar’

Kierkegaard’ın Penceresinden Ibsen Bahar Akpınar Norveçli oyun yazarı Henrik Ibsen, 1881 yılında yazdığı Hortlaklar adlı oyununda 19. yüzyıl burjuva aile yapısındaki aksaklıklar üzerinden toplumu, toplumun birey üzerindeki yönlendirici etkisini, bireyin varoluş sıkıntısını konu alır. Ibsen, bu sıkıntıyı kadın ve [...]

Güngör Dilmen Anısına: Küp Hamit

Bahar Akpınar Güngör Dilmen, 1959 yılında yazdığı ilk oyunu Midas’ın Kulakları ile tiyatro yaşantımıza parlak bir giriş yapmış, Kurban, Deli Dumrul, Ben Anadolu, Hasan Sabah, Bağdat Hatun gibi oyunları, oyun çevirileri ile önemli bir yer edinmiştir. 1961, 1964 yılları arasında Yale ve Washington Üniversitesi’nde [...]

Alman Ulusal Tiyatrosu ve Shakespeare

Alman Ulusal Tiyatrosu ve Shakespeare

Bahar Akpınar Helen Zimmern, Avrupa’nın köklü edebiyat tarihine bakıldığında Alman edebiyatının Avrupa edebiyat kültürünün en genç  üyelerinden biri olduğunu ileri sürer. 18. yüzyılda üçyüz prenslikten oluşan ve ortak bir başkentten yoksun yapısıyla Almanya, edebiyat ve tiyatro alanlarında Fransa ve [...]

Shakespeare, Fırtına ve İktidar

Shakespeare, Fırtına ve İktidar

Kimin işini yapacağı, kiminkini yapmayacağı, kimi terfi ettireceği, kimin dizginini kısacağı konusunda ustalaşınca, adamlarımı yeniden yarattı, değiştirdi, ya da yeniden biçim verdi onlara. Böylelikle, hem dairelerin hem memurların anahtarını alınca eline, ülkedeki her insanın yüreğini, kendi hoşlandığı müziğe göre [...]

Michael Boyd’dan Geleceğin Tiyatrosu Üzerine

Bahar Akpınar Ülkemizde zaman zaman  tiyatronun ölü bir sanat dalı olduğu konusunda tuhaf açıklamalar yapılır. Kimseye hiçbir faydası olmayan pek çok başka tuhaflık gibi bu da sadece bize mahsus görünüyor. Bugün bir çok ülkede tiyatronun günlük yaşamın dokusuna sinmiş biçimde asırlık yolculuğuna devam ettiği [...]

Tiyatromuz ve Evli Kadın

Bahar Akpınar RAB Tanrı Adem’e, “Kadının sözünü dinlediğin ve sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendi. (…) Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların annesiydi. Müştak Bey: Gel şunu sana vereyim.. Ama nikahla ha! Geçinmeyecek ne varmış? Ya, o [...]

 Page 1 of 2  1  2 »