Kürt Tiyatroculardan Yasaklı Sanatçılara Destek

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ve İstanbul Kürt Tiyatrosu Platformu tarafından “def çaldıkları” için “5 yıl sanat yapmama” cezası verilen Bahar Kültür Merkezi sanatçılarına destek vermek amacıyla yapılan basın toplantısı gerçekleşti.

Yaklaşık 30 kişinin katıldığı toplantıda kınama metnine Destar Tiyatro, Tiyatro Avesta, Seyr-i Mesel ve Tiyatro Boğaziçi’nin yanı sıra yönetmen Metin Boran’dan da destek geldi. Basın metni Teatra Jiyana Nû temsilcisi Serhat Ertuna tarafından okundu.

Bildiri metni:

BASINA VE KAMUOYUNA

Son dönemlerde hemen her yerde AKP’nin ve Fethullahçı görsel-yazılı basının psikolojik baskısıyla ülke gündeminden düşürülmeyen ve gereken muhataplarla görüşülmeden oldubittiye getirilmeye çalışılan ‘sözde açılım’ süreci kapsamında Başbakan’ın ve hükümet görevlilerinin yaptıkları görüşmelere tanık olmaktayız. AKP hükümeti Kürt halkı üzerinde oluşturmak istediği psikolojiyi ve sistemi her alana yayma çabası içerisine girmiş, bu kirli politikasıyla siyasetin, sanatın, sokakların, hatta evlerimizin içerisine kadar girmeyi amaçlamaktadır. Bir taraftan, kirli savaşı derinleştiren ve farklı bir boyuta çekerek yürüten AKP diğer taraftan, Dolmabahçe kahvaltılarıyla sanatçılar, aydınlar, gazeteciler ve edebiyatçılarla görüşme yapmakta ve toplumu, Kürtler, Aleviler, Romanlar, emekçiler üzerinde yürüttüğü siyasetin çözüm siyaseti olduğuna ikna etmek istemektedir. Filistin’de İsrail eliyle katledilen çocuklar için, dünyaya rest çeken Erdoğan, bölgede polis ve jandarma saldırıları sonucu yaşamını yitiren Kürt çocukları söz konusu olunca, Davos’ta rest çektiği İsrail Cumhurbaşkanı Perez’i aratmamaktadır. Kendi partilerine yönelik açılan hukuk dışı kapatma davası için, dünyayı ayağa kaldıran Erdoğan, söz konusu Kürtler ve onların siyasi iradeleri olunca, sessiz kalmakta hatta taraf olmaktadır. Son olarak, Başbakan Dolmabahçe’de bir grup sanatçıyla açılım kahvaltısı yaparken, MKM sanatçısı Rojda Şenses, söylediği bir şarkı nedeniyle, polis karakolunda ifade vermek zorunda bırakılmış ve bu dava sonucu 20 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Kürt açılımını Kürt’ten başka herkesle konuşan Erdoğan ve hükümeti bununla da yetinmeyip, Kürt sanatçıları üzerindeki baskılarını arttırmış ve bazı trajikomik kararların altına imza atmıştır.

Bir ilke imza atan Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, katıldıkları kültür-sanat etkinliklerinden dolayı haklarına açılan dava kapsamında Bahar Kültür Merkezi (BKM) bünyesinde faaliyet gösteren 13 sanatçı arkadaşımıza 5 yıl boyunca “Sanat yapmama” cezası verdi. Yargı kıskacındaki BKM üyesi 13 sanatçı hakkında 10 ay hapis cezası istenirken, 4 yılda açılan 70 dava ise devam ediyor.

Kürt sanatçılarını sahneden koparmak isteyen ve sanatçıların yegâne ifade alanı sahnelerimize kendi tekçi ve inkâr anlayışını dikte eden AKP şunu çok iyi bilmelidir ki özgür sahnelerimiz, biz özgür ve devrimci sanatçıların yaşam kaleleridir. Dün Victor Jara’yı Şili’de katledenler, Ruhi Su’yu tedavisiz bırakıp ölüme mahkûm edenler, Nazım’ı sürgün edenler, Ahmet Kaya’yı ve Yılmaz Güney’i yurt özlemi içinde sürgünde ölüme itenler bugün de varlıklarını sürdürmektedir.

Biz devrimci sanatçılar; bugün yürütülen bu politikaların, dün ‘cahiliyle baş edemiyoruz bugün akıllısıyla nasıl baş edeceğiz’ sözleriyle vuku bulan politikaların devamı olduğunu bilmekteyiz. Kültürel soykırımı en ince hatlarıyla ören AKP ve Erdoğan, nasıl ki dün Kürt halkına siyasal alanda Osmanlı oyunlarıyla kandıramadıysa bugün de Kürt sanatçıları kandıramayacak ve yıldıramayacaktır.

YAŞASIN ÖZGÜR YAŞAM DEVRİMCİ SANAT PERSPEKTİFİMİZ, YAŞASIN ÖZGÜR SANAT SAHNELERİMİZ.