Tarih’in Sessiz Ölümü Kulis’in Son Şansı

Agop Ayvaz. Ermeni asıllı, TC vatandaşı. 301’den yargılanmadı. Bulvar gazetelerinde de kapak olamadı. O, Türk tiyatrosuna yaşamını adadı… Özel bir tarihti. I. ve II. Dünya Savaşı’nı, tek ve çok partili sistemi, darbeleri, 6-7 Eylül olaylarını yaşadı. Onun sanat tutkusuna hiçbir güç karşı koyamadı. Türk tiyatrosunu anlatan Ermenice tiyatro dergisi Kulis’i (1946- 1996) elli sene boyunca yaşatma savaşı verdi. Editörü, yayımcısı, dağıtıcısı, satıcısıydı derginin.

1911’de İstanbul’da dünyaya geldi. 28 yaşında tiyatroya başlayan Agop Ayvaz, 1929-33 yılları arasında çeşitli kumpanyalarda oynar. Naşit Bey, Sait Köknar, Agopyan Efendi, Çobanyan Efendi, Kınar Hanım heyetleriyle sahneye çıkar. Ayvaz bir de gazeteciliğe merak salar. Bir arkadaşı onu Ermeni gazetesi Jamanak’a götürür. 1945’e kadar gazetede tiyatro yazıları yazar. 1946 yılında iki arkadaşıyla Kulis adlı haftalık, Ermenice bir tiyatro dergisi çıkarmaya başlar. İlk önce derginin ayakta durabilmesi için babadan kalma Üsküdar’daki ev satılır. Ayvaz’da çare tükenmez: “Ben o mecmuayı satmak için evvela bütün Şark’ı dolaştım. Halep, Beyrut, İran… Oralardan aboneler buldum. Onlar destek oldu. Öyle yaşattık… Ayvaz, “Dergisinin okuyucunun eline geçip geçmemesi benim namusum demekti. Dergimizin basıldığı Cağaloğlu’ndan başlar ve çevredeki tüm abonelere dağıtımı birebir yapardım. Yurtdışına ise dergileri muntazaman Büyük Postane’den gönderirdim. Elli sene sonunda hiçkimseye borcum olmadan, Kulis’in kapısını kapattım…

Agop Ayvaz’la unutamayacağım söyleşiyi 2004 sonbaharında gerçekleştirmiştim. Kurtuluş’taki evinde bana arşivini, yüreğini açtı. Tiyatro der demez, 90 yaşındaki genç adam daha da gençleşiyor, heyecanla Türk tiyatro tarihini anlatıyordu… Muhsin Ertuğrul onun için çok özeldi. Kulis’in yayımlanmasıyla Ertuğrul-Ayvaz ilişkisi daha da pekişmişti. Derginin 40. yılını kutlama yazısında, Muhsin Ertuğrul: “Ayvaz’ın yaptığı bir buluştur. Nasıl idare ediyor, nasıl çıkıyor içinden? 40 sene yaşatmış, yaşatıyor da. Ben heves ettim. Eşimle beraber dergi çıkardık. 2 sene ancak dayanabildik. En nihayet kapattık.”

Kulis, bir onur belgesi tiyatromuz için. En uzun soluklu süreli yayın. Tiyatromuz, tarihimiz ve de bilimsel çalışmalar için önemli bir kaynak. Ayvaz, yılların emeğini, elinde bulunan elli senelik Kulis koleksiyonunu, yaşamını kotarabilmek için satışa çıkardı. Ama moda deyimle: “Kimse geri dönmedi.”

Agop Ayvaz’ı 2006 senesinde kaybetmiştik. Ermenistan’dan gazeteci dostum Diran Lokmagözyan gönderdiği elektronik postada, “Türk ve Ermeni tiyatroları fakirleşti. Ermeni, Türk tiyatrosunun ayaklı tiyatro ansiklopedisi Agop Ayvaz’ı kaybettik. Sanat camiasının başı sağ olsun” diyordu. Tiyatromuzun büyük emekçisinin ölümü tek satır haber dahi olmamış, aradan dört gün geçmişti. Geç kalınmıştı yine. Utanç duydum; kimsenin haberi olmamıştı Agop Ayvaz’in ölümünden ve ellinci yılında Kulis’in yok oluşundan. Işık içinde uyuyun Baron Ayvaz, özür diliyoru(z)m sizden! Beş senedir Ayvaz’dan yoksunuz ama orijinal kopya kulislere sahip çıkmak için yine de hâlâ şansımız var…

Emre Erdem / REFERANS