Karadeniz’in Aydınlık Yüzleri Irkçılığa Karşı Karadeniz’deydi

Son 10 yıldır Karadeniz’de şovenist ırkçı yaklaşımlar hızla boy göstermeye başladı. Adapazarın’da (2003), Ordu’da (2008) ve pek çok merkezde, Fındık toplamak için gelen Kürt işçileri kent merkezlerine sokulmadı, su elektrik vb. verilmedi; Hrant’ın katilleri Trabzon’da yetiştirildi; Emniyet mensupları katilleri kahramanca ağırladı; Devrimci demokrat kamuoyuna saldırılar tetiklendi… Samsun’da Ahmet Türk’e yapılan çirkin saldırı, halen görevine devam eden (ki derhal görevinden alınmalıdır) Rize Belediye Başkanının ırkçı ve belden aşağı ifadeleri, Giresun’da yapılan zirve’den sızan ırkçı ambargo haberleri Karadeniz’de yaratılmaya çalışılan şovenizme dair bir kaç örnek yalnızca.

Karadeniz’de tüm bu yaşananlar ve son aylarda kamuoyuna yansıyan Giresun’da yapılan bir zirvede alındığı iddia edilen ‘kürt işçilerinin karadenize sokulmamasına’ ilişkin kararlara karşı, Karadenizli aydınlar olarak  ‘karadenizin aydınlık yüzleri konuşuyor’ diyerek biraraya geldik. Yıllardır ekilmeye çalışılan düşmanlık tohumlarının devletin resmi kurumlarınca tetiklenmesi iddialarına sessiz kalmayı kabul edemezdik. Karadenizli sanatçı ve aydınlar birbirimize hızla ulaşmaya çalıştık ve tüm imzacıların fikirleriyle ortak bir metin oluşturduk: “KARADENİZ’İN AYDINLIK YÜZLERİ KONUŞUYOR”. Karadenizli sanatçı ve aydınlar dedik çünkü; ülkemizde herkesin bulunduğu yerden bu düşmanca yaklaşımlara karşı koymasının önemi ve sorumluluğunu anlatmak istedik. Çünkü; bu derdi analarımıza kardeşlerimize, aynı havayı solumuş, aynı ekmeği bölüşmüş olmanın ortak diliyle  -en sahici dille- anlatmak ve tüm ülkeye örnek oluşturmak istedik.

Karadenizli sanatçı ve aydınlar olarak ortak sözümüzü oluşturma sürecinde; tüm demokratik kurum ve kuruluşlarla da görüşerek konuya ilişkin toplumsal bir destek oluşturduk. Disk, Kesk, TMMOB, Çiftçi Sen ve muhalif kurumlarla görüşmeler yaptık. BDP ile yaptığımız görüşmede özel bir talebimiz vardı. Yaratılmaya çalışılan bu ırkçı ortamda düşmanlıkların karşılıklı beslenmesinin önüne geçmek için, kürt kamuoyunu sağ duyuya davet etmesini, Diyarbakır baro başkanının açıklamaları gibi ırkçı ve belden aşağı ifadelerin önüne geçilmesini ve böylece ekilmeye çalışılan düşmanlık tohumlarına her iki cepheden birlikte karşı çıkmak noktasında desteğini talep ettik. Tüm bu kurumların gerek merkezi düzeyde gerekse yerel örgütlülükleriyle tüm desteğini vermesi güçlü bir ses yaratmamızda önemli bir etken oldu. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Yaklaşık 60 Karadenizli aydın ve sanatçı olarak oluşturduğumuz metin çerçevesinde 17 Temmuz tarihinde İstanbul’da bir basın toplantısı düzenledik. Makine Mühendisleri odasında gerçekleştirdiğimiz toplantıda, bu süreci yerinde incelemek, iddiaların kaynağını ve gerçekliğini araştırmak, oluşturulmaya çalışılan ırkçı yaklaşımlara karşı barışa dair bir tepki oluşturmak üzere 20Temmuz 2010 günü Giresun ve Ordu’ya gideceğimizi tüm kamuoyuna duyurduk. Bu süre içinde bölgedeki tüm kurum, kuruluş,belediye, sivil toplum örgütleri,siyasi parti temsilcileri ve odalarla yerinde ve yüzyüze görüşerek, 20Temmuz tarihinde illerin tüm temsilcileriyle ortak bir görüşme yapma talebimizi ilettik. Soruna birlikte çözüm üretmenin gerekliliğini ifade ettik. Ayrıca, Giresun valiliği ile görüşme talebinde bulunduk.

20 Temmuz günü, bir kısmı İstanbul’dan bir kısmı diğer illerden gelen 13 kişilik bir heyetle Trabzonda buluşup Giresun’a gittik. Giresun Belediye Başkanı Kerim  Aksu, Giresun Ziraat Odası Başkanı, Fındık Sen, Tüm Köy Sen, Eğitim Sen, Memur Sen ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı toplantıda kaygılarımızı ifade ettik, bilgiler aldık, bundan sonra yapılması gerekenler ve yapılacakları konuşup sözler aldık. Gerek belediyenin gerek ziraat odasının, kürt işçilerinin gelişlerinde sorun yaşanmayacağına ve kaldıkları süre boyunca sağlıklı yerleşim yerleri oluşturulacağına, hukuksuz ve düşmanca tavırlara maruz kalmayacaklarına dair açıklamalarını sevinçle karşıladık. Kısa süre sonra yerinde inceleme talebimizi olumlu yanıt alarak toplantıyı bitirdik.

Ardından Giresun halkının ‘fındık bahçelerimiz de yüreklerimiz de kardeşlerimize açıktır’ pankartıyla, Debboy Mevkii denilen yerde hazırladıkları karşılamaya katılmak üzere yola çıktık. Debboy Mevkiine geldiğimizde Emniyetin yarattığı gergin havaya yanıtımız açık oldu: ‘Biz buraya gerginlik yaratmaya değil, insanca yaşamda kardeşçe sözümüzü paylaşmaya geldik. Emniyet yetkililerin iddiaların doğru olmadığını, burada ve sonrasında gösterecekleri tavırla ortaya koyması gerektiğini’ ifade ettik. Bir süre devam eden gerginliğin ardından Giresunlularla anlamlı bir buluşma gerçekleştirdik. Tulumumuz ve türkülerimiz, ‘Fındık ektik barış toplayacağız ’ sözlerine, dostluk selamlarına karıştı. Yarım saatlik bir yürüyüşün ardından Atapark Meydanında basın metnimizi okuduk. (Basın Metni Niyazi Koyuncu, Ayla Yılmaz ve Toprak Sağlam tarafından okundu.) Giresun türküsünü hep bir ağızdan söyleyerek, ‘Barışı ve Kardeşliği’ Giresun halkına emanet ettik. Giresunluların yaratılmaya çalışılan bu düşmanca havayı boşa çıkaracağının ışığını görmek, bizlerde bir kez daha ‘bu topraklarda düşmanlık tohumları kök salamaz’ inancını kuvvetlendirdi.

Görüşmelerimize devam etmek üzere valiliğe doğru yola çıktık. Valilik binası merdivenlerinden 4. kata çıkarken Laz Marks Emice’nin “devlet, millet ulaşmasın diye mi bu kadar yükseğe çıkar” sözü günün özeti gibiydi. Vali Mustafa Yaman (nedense bu isim bize seçimlerdeki beyaz eşya skandalını hatırlattı. Eski Tunceli Valisi) yerinde yoktu. Heyetimizi Vali Yardımcısı Ahmet Yılmaz karşıladı. Kendisine Giresun zirvesinde alınan kararları ve bölgedeki uygulamaları sorduk. Nazik tavırlarıyla dikkat çeken Vali Yardımcısı, heyetimize duyarlılığından dolayı teşekkür ederken ‘ 25 günlük tatili’ nedeniyle konudan bihaber olduğunu ifade etti. Kendisine “ İddilar konusunda gerekli incelemenin yapılmasını, Kürt kardeşlerimizin bölgede kaldığı süre boyunca insanlık onurunu zedeleyici uygulamalara maruz bırakılmamasını, haksızlıkların önüne geçilmesini, dışarıdan gelen işçilerin yaşam koşulları için gerekli imkanların sağlanmasını ve gelişmeler hakkında tarafımıza gerekli bilginin verilmesi” taleplerini içeren dilekçemizi sunduk. Kürt işçilerinin kent girişlerinde ve kaldıkları süre boyunca insanlık dışı uygulamalara tabii tutulmayacakları, fişlenmek gibi hukuksuzlukların yaşanmayacağına dair sözlerini aldık. Sürecin takipçisi olacağımızı, bir sonraki gelişimizde kendisiyle birlikte yerinde inceleme yapmak istediğimizi belirterek, konu ilişkin dilekçemizin cevaplanmasını talep ettik.

Heyetimiz Giresundaki görüşmelerini bitirip Orduya doğru yola çıkarken, günün her anında yanımızda olan ve tüm kurumların temsilci olarak tayin ettiği Eğitim Sen’li Emrullah Ceylan’ı memleketi kucaklar gibi dostça kucaklıyordu. Emanetin sağlam ellerde olduğunu bilmenin güveni ile Ordu’ya doğru yola çıktık.

Tüm günün yorgunluğuna rağmen mola vermeksizin yola devam ettik. Sağımız deniz, solumuz fındık güzergahında ‘ yeşilin ve mavinin her tonuna’ tanık olarak Ordu Belediyesine geldik. Belediye binasına tulum eşliğinde girerken, belediye binası içinde bizleri bekleyen kurum kuruluş temsilcilerinin her yeri dolduran görüntüsü, Ordu’nun aydınlık yüzünün garantisiydi. Meclis salonunda heyetimizi Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun, Ordu Ziraat Odası Başkanı, Muhtarlar Derneği, Arıcılar Birliği, Fındık Sen, Tüm Köy Sen, Esnaf Odası, Tüm Bel Sen, Eğitim Sen, BES, SES ve siyasi parti temsilcileri karşıladı. Belediye başkanının konuya ilişkin değerlendirme ve bilgilendirmelerinden sonra, heyetimiz burada da ortak metni okuyarak belediye başkanı ve diğer kurumlardan bundan sonraki süreç hakkında bilgi aldı. Kürt işçilerinin bölgeye gelmelerinin önündeki engellerin kaldırılması, insanca yaşam için yerleşim birimlerinin hazırlanması yönünde sözler alındı. Kısa süre sonra yine bu kurumlarda yerinde inceleme yapmak üzere ziyarete geleceğimiz bildirildi. Günün özeti birlikte söylediğimiz ‘ordunun dereleri aksa yukarı aksa’ türküsünde olduğu gibi, ne olursa olsun barıştan kardeşlikten vazgeçmeyeceğimizin horonuydu belediyenin önünde. Ordu’da bizi uğurlayan, yine tüm kurumların ortak temsilci tayin ettiği Vedat Şensoy, yüzündeki aydınlıkla tüm Ordulular adına, barış ve kardeşliğin emanetini alıyordu.

Giresun ve Ordu’da sanatçısı, aydını, sendikacısı, belediyesi, odaları, siyasi parti temsilcileri ve üreticileri bir araya gelerek Karadeniz’in Aydınlık Yüzünü oluşturmuş ve ‘bu topraklarda düşmanlık tohumları kök salamaz izin vermeyiz’ demiştir. Her iki ilde de yerel yönetimlerin, illerin tüm temsilcileriyle birlikte sorunlarına sahip çıkmaları anlamlıydı. Gerek Karadeniz’de gerekse ülkemizde ırkçılık, sadece evlerimizde ki ağıtlara sebep olacaktır. Silahların sustuğu, bahçelerimizde horonların halaylara eşlik ettiği, barışın hakim olduğu bir dünya, yaşamın garantisidir.

KARADENİZİN VE ÜLKEMİZİN AYDINLIK GELECEĞİ,

BU ÜLKENİN AYDINLIK SESLERİNDEDİR..

DAHA CESUR DAHA YÜKSEK SESLE

 ‘SİLAHLAR SUSSUN’ DEMEK ZAMANIDIR ŞİMDİ..

FINDIK EKTİK İLLA Kİ BARIŞ TOPLAYACAĞIZ…

Adnan Genç                              (Gazeteci)

Ali Öztürk                                   (İst. Giresunlular Derneği Başkanı)

Alper Turgut                   (Gazeteci-Yazar)

Aydoğan Topal              (Müzisyen)              

Ayla Yılmaz                    (Müzisyen)              

Ayşenur Kolivar           (Müzisyen)              

Bahadır İnce                  (Yönetmen)

Belma Baş                      (Çevirmen-Yönetmen)

Cemil Aksu                    (Biryaşam)

Dilek Dindar                   (Aktivist)

Efkan Şeşen                  (Müzisyen)

Egemen Cantimur        (Aktivist)

Elif Ergezen                   (Belgeselci)

Ercan Aydın                   (Müzisyen)

Erdal Bayrakoğlu          (Müzisyen)              

Ersin Çelik                     (Müzisyen)             

Evrim Kepenek              (Gazeteci)

Eyüp Muhcu                 (Mimarlar Odası Genel Başkanı)

Fatih Yaşar                    (Müzisyen)              

Filiz Gazi                        (Belgeselci)

Fuat Saka                       (Müzisyen)

Grup Nena                     (Müzik Grubu)

Gülşen İşeri                   (Gazeteci)

Haldun Açıksözlü          (Tiyatrocu)

Harun Topaloğlu           (Müzisyen)              

Hikmet Akçiçek              (Müzisyen)              

Hürdağ Aydın                (Müzisyen)              

İbrahim Karaca              (Şair)

İsmail Avcı Bucaklişi   (Yazar)                                

İsmail Hakkı Demircioğlu        (Müzisyen)              

Kanbolat Görkem Arslan         (Oyuncu)

Karmate                           (Müzik Grubu)                    

L. Doğan Tılıç                (Gazeteci)

M. Ali Barış Beşli           (Avukat)

Marsis                             (Müzik Grubu)                    

Mehmet Bekaroğlu       (Prof. Dr.)

Mehmet Gümüş             (Müzisyen)              

Metin Yıldız                    (Oyuncu)                                                     

Mircan Kaya                   (Müzisyen)

Nejat Yavaşoğulları      (Müzisyen)                                                  

Onur Gülbudak             (Psikolog-Fındık Üreticisi)

Orhan Aydın                  (Oyuncu)

Ömer Asan                     (Yayıncı)

Özcan Alper                   (Yönetmen)

Özcan Sapan                (Yayıncı)

Selami İnce                    (Gazeteci)

Selma Koçiva                (Şair)

Seritana                          (Müzisyen)              

Serkan Acar                   (Yapımcı)

Sezai Sarıoğlu               (Gazeteci- Yazar)

Süleyman Çelebi          (DİSK Genel Başkanı)

Şakir Sağlam                 (Ressam-Fotoğrafçı)

Şenol Yorözlü               (Ressam)

Şevval Sam                    (Müzisyen-Oyuncu)                                  

Tahsin Ocaklı                 (Müzisyen)

Tan Morgül                     (Yazar)

Toprak Sağlam              (Oyuncu)

Tuncay Korkmaz           (Müzisyen)              

Tülin Özen                     (Oyuncu)

Uğur Biryol                     (Gazeteci)

Yasemin Göksu                        (Müzisyen)                                      

Yaşar Kurt                      (Müzisyen)

Yılmaz Okumuş             (Laz Marks Emice)

Yeşim Ustaoglu            (Yönetmen)

Yusuf Kurçenli              (Yönetmen)

Zekeriya Saka              (Yazar)