“La La La İnsan Adımları” Devam Ediyor!

İstanbul Modern’de La La La İnsan Adımları:

Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki sergisine paralel söyleşi ve gösterimler sürüyor. Söyleşilere sergide  Güç (Power) adlı videosu yer alan sanatçı Salla Tykkä ve sergi kapsamında gösterilen, Yugoslavya iç savaşına dair şiirsel anlatı sunan Kırmızısız 1395 Gün filminin yönetmenlerinden Šejla Kameric katılacaklar. Sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen de La La La İnsan Adımları sergisine ismini veren Kanadalı dans kumpanyası La La La Human Steps’in performansı Amelia üzerine konuşacak. 11 Nisan, 14 Nisan ve 15 Nisan’da İstanbul Modern Sinema’da gerçekleşecek söyleşilerde Türkçe’ye çeviri yapılacak.

Salla Tykkä, 11 Nisan Çarşamba günü saat 16:00’da İstanbul Modern Sinema’da Dirimart Garibaldi işbirliğiyle düzenlenen ve program koordinatörü Heinz Peter Schwerfel’in de katılacağı  bir söyleşi gerçekleştirecek. 2001 yılında Venedik Bienali’ne katılan 1973 doğumlu Salla Tykkä, sergide yer alan ilk filmlerinden ve “Annem hakkında film yapmak istedim ama babam aklımdan çıkmıyordu” ifadesiyle anne-babasına ithaf ettiği Güç isimli siyah-beyaz 35 mm. filmini ve yapıtlarını anlatacak.

Anri Sala ile yaptıkları Kırmızısız 1395 Gün isimli iki ayrı filmden birinin yönetmeni olan Šejla Kameric ile 14 Nisan Cumartesi günü saat 15:30’da İstanbul Modern Sinema’da bir söyleşi düzenlenecek. AICA Türkiye Başkanı Osman Erden ve İstanbul Modern Küratörü Çelenk Bafra’nın da katılacağı söyleşinin ardından Šejla Kameric’in yönettiği Kırmızısız 1395 Gün filmi gösterilecek.

Anri Sala (Arnavutluk) ve Šejla Kameric (Bosna Hersek)’in Artangel desteğiyle ürettiği iki ayrı filmden oluşan etkileyici proje Kırmızısız 1395 Gün, Saraybosna’nın kuşatma altında olduğu 1992-1996 yılları arasındaki 1395 gün boyunca Keskin Nişancı Sokağı adını alan güzergahta geçiyor. Etraftaki tepelerdeki keskin nişancılara yakalanmadan kentte bir yerden bir yere gitmeye çalışan kuşatma altındaki halkın psikolojisi üzerinde duran filmlerin adı, Saraybosnalıların keskin nişancıların dikkatini çekmemek için parlak renkler giymemelerinden geliyor. Kırmızısız 1395 Gün, Saraybosna Senfoni Orkestrası’nın yorumladığı eşsiz müzikler eşliğinde geleceğe dair umudu ve insanın zorluklara direnme azmini anlatıyor.

Bedirhan Dehmen, 15 Nisan Pazar günü saat 17:00’de İstanbul Modern Sinema’da La La La Human Steps dans kumpanyasının çalışmalarını yorumlayacak, çağdaş dans ve koreografi üzerine konuşacak.

La La La İnsan Adımları sergisine adını veren Kanadalı dans kumpanyası La La La Human Steps, simgecilik, gerçekçilik, güç dengesi, aşk ve çift cinsiyetlilik temalarıyla çalışan dünyaca ünlü koreograf Édouard Lock tarafından kuruldu. Serginin küratörü Sjarel Ex’in insan ilişkileri bağlamında “bir tür mutlu yaşam rehberi” ve “iyimser bir gerçeklik” olarak değerlendirdiği Amelia, koreograf Édouard Lock’un David Lang (müzik), Lou Reed (şarkı sözleri) ve André Turpin (kamera) desteğiyle yaptığı bir dans performansı. Amelia’da La La La Human Steps dansçıları, insan duygularını incelikli bir üslupla canlandırıyor.

Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleşen ve 6 Mayıs’a dek İstanbul Modern Süreli Sergiler Salonu’nda yer alacak La La La İnsan Adımları sergisi, 1849 yılında kurulan, Hollanda’nın dünyaca tanınmış Boijmans Van Beuningen Müzesi’nin Direktörü Sjarel Ex’in, koleksiyonlarındaki 140 binin üzerindeki yapıt arasından İstanbul Modern için hazırladığı özel bir seçkiyi içeriyor.

Sergi boyunca Kırmızısız 1395 Gün filmleri ve Amelia dans performansı belli gün ve saatlerde İstanbul Modern Sinema’da gösteriliyor. Kırmızısız 1395 Gün Gösterim tarihleri:

4, 11, 18, 25 Nisan Çarşamba 16:00, 7, 14, 28 Nisan Cumartesi 13:00
Amelia Gösterim tarihleri: 3, 10, 17, 24 Nisan Salı, 6, 13, 20, 27 Cuma,
8, 15 Nisan Pazar Saat 16:00 – 17:00 arasında…

Salla Tykkä söyleşisi

11 Nisan Çarşamba, 16.00

Salla Tykkä’nin çalışmaları uyuşmazlıkların çatışmasını vurgular ve günlük hayatın görsel anlatıları içindeki güç ilişkileri,  röntgencilik, cinsel kimlik, saplantı, mükemmeliyetçilik, görsel ve işitsel hafızayla ilgilidir. Tykkä’nın film ve video enstalasyonları başkahramanın umulmadık olaylarla, çatışmalarla ve tuhaf durumlarla karşılaştığı hikayeler anlatır. Çoğunlukla kadın başkahramanın iç gerilimine odaklı filmleri ve fotoğraf serileri, sinematik yapıları ve kusursuz kurgu teknikleriyle zengin görüntüler yaratır.

La La La İnsan Adımları sergisinde yer alan  Salla Tykkä’nin ilk filmlerinden olan Güç’te, boks şortu ve eldivenleri hariç çıplak bir genç kadın kendisinden daha iri bir adamla hayali bir ringde karşılaşır ve müzik eşliğinde iki rakip birbirini yoklar.
2000 ve 2003 yılları arasında ürettiği 35 mm. film üçlemeleriyle ünlenen Tykkä’nın 2006 yılında yönettiği, neredeyse gerçeküstü olarak nitelendirilebilecek Hayvanat Bahçesi (Zoo) başlıklı filmi terk edilmiş bir hayvanat bahçesindeki gölde kendini boğarak öldüren bir kadının hikayesini anlatır. Hayvanat Bahçesi (Zoo), 10 Nisan-12 Mayıs tarihlerinde Dirimart Garibaldi’de program koordinatörlüğünü Heinz Peter Schwerfel’in yaptığı “Storytellers- Art and Cinema Today” adlı seçkide izlenebilir.

Šejla Kameric söyleşisi 14 Nisan Cumartesi, 15.30 1976’da Bosna Hersek’te doğan Šejla Kameric, Berlin ve Saraybosna’da yaşıyor. Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi’nde grafik tasarım öğrenimi gördükten sonra tasarım ajansı Fabrika’da sanat yönetmeni olarak çalıştı. Kameric fotoğraf, video ve filmlerinde, toplumsal bağlamı kişisel bakış açısıyla yan yana getiriyor. Yugoslavya iç savaşından yola çıkarak yaptığı Bosnian Girl adlı afişleme çalışmasıyla ün kazanan sanatçı, çalışmalarında kamusal müdahaleye de yer veriyor.

Kameric’in çalışmaları Avrupa, ABD ve Japonya’da sergilendi, Avrupa’da önemli bir çok önemli koleksiyonda yer aldı. Kameric, Avrupa Kültür Vakfı’nın (ECF) her yıl, yeni ve ilgi uyandıran yollarla Avrupa’nın kültürel çeşitliliğinin anlaşılmasına ve takdir edilmesine yardımcı olan sanatçı, aktivist ve düşünürlerine Hollanda Prensesi Margriet onuruna verdiği ve bağımsız bir jüri tarafından elli aday arasından seçilen 2011 Princess Margriet Routes Ödülü’nü kazandı.

İkisi de Balkan kökenli olan Kameric ve Sala’nın filmlerini içeren Kırmızısız 1395 Gün başlıklı iki çalışma, Saraybosna kuşatmasının endişe verici atmosferini, kentte yaşayanlar üzerinde yarattığı baskıyı ve halkın psikolojisini yansıtıyor.

Kırmızısız 1395 Gün’de, genç bir kadın terk edilmiş görünen bir kentin sokaklarında bir yerden başka bir yere gitmeye çalışırken görülüyor. Kadının Saraybosna şehrinin boş sokaklarında yaptığı yolculuğa Çaykovski’nin 6. Senfonisi Pathétique’in eşlik ettiği filmler, iki farklı yönetmenin bakış açısıyla çekildiği için seyircinin de kadın karakterle beraber aynı yolculuğu iki farklı şekilde yapmasını sağlıyor. Müzisyenler senfoninin farklı bölümlerini tekrar ederken çalmayı bırakıp sonra yine başladıkça başroldeki kadın karakter de yolda durup yeniden yürümeye başlıyor. Müziği kafasının içinde duyan kadın, devam etmek için cesaret buluyor.

Bedirhan Dehmen söyleşisi 15 Nisan Pazar, 17.00

Bedirhan Dehmen, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde lisans ve yüksek lisansını, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümünde doktorasını tamamladı. Dehmen, Koç Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi’nde dans tarihi/kuramı, sahne sanatları ve kültür kuramları konularında ders veriyor. Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübünde dans etmeye başlayan Dehmen, uzun yıllar BÜFK ve Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nda çalıştı. Son yıllarda ise yerel ve uluslararası bağımsız projelerde (Güneşli Pazartesi, Human Writes/İnsan Yazıyor, Tevhid/Birlik/Oneness, Off Course, vd.) koreograf ve dansçı olarak yer aldı.

1980’de Kanadalı koreograf Édouard Lock tarafından Montreal’de kurulan La La La Human Steps, dünyanın tüm büyük tiyatrolarında ve deneysel dans etkinliklerinde sahne aldı, ödüller kazandı. Dünya prömiyerini Montreal Uluslararası Yeni Sinema ve Medya Festivali ile 2003 yılında gerçekleştiren Amelia isimli performansın ABD’deki prömiyeri, 2004 yılında Tribeca Film Festivali kapsamında yapıldı. Çalışmanın aldığı prestijli ödüller arasında Chicago Film Festivali (ABD), Rose d’Or Uluslararası Televizyon Festivali (İsviçre), Amerika Koreografi Ödülleri  (ABD), Gemini (Kanada) ile Uluslararası Televizyon ve Altın Prag (Çek Cumhuriyeti) bulunuyor.

Milliyet