“Anadolu Ateşi’nin Seyirci Sıkıntısı Yok”

Anadolu Ateşi dans grubunun kurucusu Mustafa Erdoğan: “Bizim gösterilerimizden sonra hem seyircinin dansa olan ilgisi, hem de televizyondaki dans yarışmaları arttı. Biz, hiçbir zaman seyirci sıkıntısı yaşamadık ama balede bu yaşanıyor”.

Yoğun bir Türkiye turnesinin ardından, bir o kadar yoğun bir dünya turnesine hazırlanan Anadolu Ateşi dans grubunun kurucusu Mustafa Erdoğan, dans grupları ve çalışmalarıyla ilgili Sabah Gazetesi’ne verdiği röportajında bilgi verdi. 6 Ağustos tarihinde Sabah Gazetesi’nde yayınlanan röportajını okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Yıllardır dansın ülkemizdeki varlığını kabul ettirebilmesi için çalışıyorsunuz. Çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Şu anda İstanbul, Ankara, Antalya ve Bursa’da dansçı yetiştirmek için uğraşıyoruz. Çocuklar ve gençlerden yeni yeni gruplar oluşturarak; hem dansçı sayımızı artırıyoruz, hem de dansın daha fazla insana ulaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda 800 civarında çocuk öğrencimiz var. Profesyonel olarak da 100 yeni dansçımız var. Bunlardan 80 tanesi ‘Kıvılcım’ için sahneye çıkan dansçı çocuklarımız. Onun haricinde ‘Troya’ koreografisinin öğretilmesi ve ‘Troya’da yapılan değişikliklerin kadro tarafından öğrenilmesine sağlayacak çalışmalar yapıyoruz…

Kültürümüzü Anlatıyoruz

Son dönemde ülkemizde dansa yeteri kadar ilgi gösterildiğine inanıyor musunuz?

Son dönemde biraz daha arttı. Özellikle bizim gösterilerden sonra hem seyircinin dansa olan ilgisi, hem de televizyondaki dans yarışmalarının sayısı arttı. Ben kendi gösterilerim için konuşursam, hiçbir zaman seyirci sıkıntısı yaşamadık ama tabii ki diğer branşlarda seyirci sıkıntısı çekiliyor. Mesela; balede böyle bir sıkıntı var.

Sizin yaptığınız işlerden sonra Türkiye’de dansçılık meslek olarak görülmeye başladı. Yani artık hayatlarını dans ederek kazanan insanlar oluşmaya başladı. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu duruma sebep olduğumuz için çok mutluyum. Çünkü Türkiye’de sadece devlet sanatçıları aracılığıyla dans, seyirciye aktarılıyordu. Çok yaygın bir sanat dalı değildi. Bizim çalışmalarımız ile birlikte dans sevilirken, bunun en büyük sebebi ise kendi kültürel birikimimiz üzerinden yola çıkarak bu hikayeleri dans ile birleştirmemiz… Bu da bizim halkla buluşmamızı kolaylaştırdı. Şimdi de ülkemizin kültürünü yurt dışında temsil etmeye çalışıyoruz.

Pılot Kadar Uçaktayım

Anadolu Ateşi’nin 2014 ve 2015 gösterilerine bile şu anda bilet almak mümkün. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Biz dünya standartlarına göre çalışıyoruz. Broadway kuralları da böyle. Yurt dışındaki izleyici, sanat aktivitelerine katılmayı uzun zaman öncesinden hesaplayıp yıllık bütçesini ona göre ayarlıyor. Bizdeki gibi gişeden alıp hemen gösteriye girmiyorlar.

Her gösteriden sonra selam vermeden sahneyi terk etmiyorsunuz. Çok gösteriniz var. Hepsine nasıl yetişiyorsunuz?

Çok çakışmadığı sürece her temsilde varım. Çünkü bir sahnede, ufacık bir değişiklik olduğu zaman bütün gösterinin şekli değişebiliyor. Bu sebepten dolayı her gösteride bulunmaya çalışıyorum. Bir de ekibimle dansı paylaşmak için her gösteriden sonra selama çıkmaya çalışıyorum. Bu beni genç tutuyor.

Bu durumda bir haftada birçok kez uçağa binmeniz gerekiyor herhalde?

Vallahi, neredeyse pilot kadar uçağa biniyorum. Yurt içi uçuşlarını da sayarsak haftanın beş günü uçaktayım!

Bu kadar çok dalda dansçı yetiştirirken ya da dansçı ararken zorlanıyor musunuz?

Tabii ki her işin bir zorluğu var. Sonuçta biz dansçılarımızı kendimiz yetiştiriyoruz. Bir yerlerden dansçı almak gibi bir durumumuz yok. Kesinlikle yabancı dansçı almıyoruz.

Oğullarımın Dans Etmesini İsterim

Bu yoğunlukta çocuklarınıza nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Onlar da benimle turnelere geliyorlar. Benimle bu projeleri paylaşmak onları da çok mutlu ediyor. Çünkü bu dünya onlar için; çok renkli bir dünya… Onlar da rengarenk sahnelerin ve bir sürü dansçının ortasında âdeta bir masalın içinde büyüyorlar. Mesela; Atlas Troya efsanesini baştan sona biliyor. Replikleri ve oyun sıralamalarını takip ediyor.

Peki çocuklarınızın dansa ilgisi var mı? Dansçı olmalarını ister miydiniz?

Dansı çok seviyorlar. Ben de onların sanatçı olmalarını özellikle dans etmelerini çok isterim.

Sabah