“İzmir, Kendi Yeteneklerini Parayla İthal Ediyor”

Kimsenin yaptığı işlerden haberdar olmadığını söyleyen Necmettin Tetik: İzmir’in yöneticileri ve sanat önderleri ithal olanı seviyor. Önce yeteneklerini beyin göçü olarak kaçırıyorlar daha sonra da büyük paralara ithal ediyorlar.

Sedat Simavi ödüllü İzmirli genç yazar Necmettin Tetik, Mikrofondaki Hayalet, Kapalıçarşı gibi birçok oyunun yazarı olarak ulusal anlamda sahnelenen ve radyotiyatroda seslendirilen oyunları milyonlarla buluşturmayı başarırken, son olarak da İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenecek olan “Ben Yapmadım” adlı yetişkinlere yönelik kukla oyununa da imza atmayı başardı. Ancak İzmir’de olmanın dezavantajını yaşayan başarılı yazar, zorlu serüvenini Yeni Asır okurları için anlattı.

– Oyun yazarlığı nasıl başladı?
9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları ve Tiyatro Bölümü’nü bitirdim. Serüven bu şekilde başladı. 1999 yılından itibaren de profesyonel olarak oyun yazıyorum.

– Ne gibi projelerde yer aldınız?
TRT Radyo’da sunuculuk, skeçlerin yazılması, yarışma programı ama son yıllarda ise radyotiyatro konusunda birçok projeye imza attım. NTV Radyo’da yayınlanan meddah hikayeleri ve yetişkin dinleyiciler için “Mikrofondaki hayalet” oyununu yazdım, bir yıl boyunca yayınlandı. Türkiye’nin ilk korku radyo tiyatrosu olma özelliğine sahipti.

– Çocukluğumuzda alıştığımız radyotiyatrolar senin yazımınla biraz kabuk mu değiştirdi?
Eski klasik oyunlarında lezzeti tartışılmaz ancak her şey değişim içerisinde. Radyo tiyatro da değişecek elbette. Mikrofondaki Hayalet de bunu temsil ediyordu bir ilkti ve çok başarılı bir proje oldu.

ÖDÜLLÜ BİR PROJE
– Kimler vardı seslendirmede ünlü isimlerle mi çalıştın?

Erol Taş’ı seslendiren Haldun Ergüvenç, Yekta Kopan, Sungur Babacan gibi dev isimler mikrofonun başına geçti. Mükemmel bir kadro ile çalıştık.

– Ödüllü bir projeydi değil mi?
Evet bu proje 2010 yılında bana Sedat Simavi ödülünü kazandırdı gurur vericiydi.

– Çocuk oyunlarından bahsedelim çocuklar önemli bir unsur mu?
Elbette her şey çocukken başlıyor. Sanatı seven çocçuklar yetiştirmemiz için elimizden geleni yapmalıyız. Ama risklidir çocuklara yönelik bir iş yapmak. Çünkü çocuklar acımadan eleştirir, gerçek bir iş çıkartmalısınız ve çocukları önemsemelisiniz. Van Devlet Tiyatrosu’na “Küçük Korsan” adlı oyun yazmıştım. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda sahnelendi. İnteraktif bir oyun herkes çok keyif aldı.

DEV İSİMLER OYNUYOR
– Büyüklere yönelik hangi oyunları yazdın?

“Burası Kapalıçarşı” adlı oyunu yazdım. Müthiş bir iş oldu. AB Bakanlığı projesiydi onlarca kez sahnelendi. Halit Akçatepe, Deniz Arcak, Nur Yoldaş, Levent Ulukurt gibi dev isimler vardı halen oynanmakta .

– Bugün yayınlanan Harem adlı dizi “Burası Kapalıçarşı” oyununa benzemiyor mu?
Ben de dizi yayınlanmaya başlayınca çok şaşırdım. Burası Kapalıçarşı’da zaman içinden geçişler var. Örneğin oyunun bir bölümünde günümüzde yaşayan bir İstanbul bitirimi Kanuni Sultan Süleyman’ın huzuruna çıkıyor ve orayı dizi seti sanıyor diyaloglar çok komik. Bu ve bunun gibi esinlenmeler Harem dizisinde çok. Ne yapalım İzmir’de olduğumuzdan dezavantajlar yaşıyoruz elbette.

– Onlarca oyun, ödüller, ulusal başarılar peki İzmir’in sana yaklaşımı nasıl?
İnanın birkaç isim haricinde İzmir’de sanat naraları atanların benim varlığımdan haberdar olduğunu düşünmüyorum. İzmir, trajikomik bir kent.

BOMBA GİBİ


– Nasıl, proje teklifi gelmiyor mu?
Dedim ya İzmir Devlet Tiyatrosu ha
ricinde varlığımdan haberdar olan yoktur herhalde. İzmir’in yöneticileri ve sanat önderleri ithal olanı seviyor. Sanatçısına, gencine sahip çıkmak diye bir şey yok. Bu benim için değil İzmir’deki tüm iyi iş yapanlar için geçerli. Şimdi ben İstanbul’a gidip popüler olsam bugün ücret dahi talep etmediğim projeler için beni rededenler büyük paralar karşılığında benle iş yapar. Bu İzmir’in sanata bakışı bence. Önce yeteneklerini beyin göçü olarak kaçırıyorlar daha sonra da büyük paralara ithal ediyorlar. Aslında bu konu iyi bir oyun olur.

MUHATAB BULAMIYORUM
– Yeni projelerin var mı?

Var hem de bomba gibi ancak İzmir’de inanın muhatap bulamıyorum. Ama mücadele etmeye devam edeceğim elbette. İstanbul’a göçmemek için verdiğim mücadeleye devam.

Kahraman Durak / Yeniasır