Teo’nun Ruh İkizi

Zafer Diper

“Oyuncu olma hayaliyle yanıp tutuşan ben tiyatroda 18’lerimde bir büyük dostla Zafer Diper’le karşılaşarak; karşılaştırmalı tarihin, sesin, müziğin, mimarinin, siyasetin, kavramları yerli yerinde bilmenin, felsefenin, birikimin, Anadolu turnelerinin, parasızlığın, onurlu bir yaşamın, bilet kesmenin, ilk kez sigortalı oluşun, yevmiyeleri dağıtırken birdenbire biten paranın, Beyoğlu’nda Baro Han’ın altındaki tiyatronun sürekli taşan tuvaletinin, zeytin, taze sıcak ekmeğin, bir parça peynirin ve yetiyorsa paramız bir parça sade helvanın ama yeri geldiğinde nadir de olsa Yakut’ta bir kadeh bir şey içmenin, sohbetin, derinlikli dostlukların, develerle taşınamayacak kadar geniş kütüphanelerin, aslında tiyatronun temellerini olduğunu, bütünsel bir sanat olarak müziksiz de olamayacağını ve tüm bunların aslında bir tavır oluşturduğunu ve kavramlara hakimsek biz buralarda yoğ iken kimlerin bu benzer konularla derinden ilgilendiğini fark etmenin, insanın yaratıcılığını körükleyen, adalet duygusunu sağlamlaştıran, başı sıkıştığında nereye bakması gerektiğini gösteren ve tüm bunların aslında insanın insanı sömürmemesi için vargücüyle çalışmasından başka bir şey olmadığını göstermiştir. Sağlam bir şekilde durabilmek için donanmak gerekir. Bırakın savaşmayı direnmek için ilkönce bilgiyle, evrensel değerlerle, yaşam hakkıyla, dayanışmayla bütünleşmek. Bütün bu detaylar için Zafer’e müteşekkirim…” Yukarıda kimi satırlarını alıntıladığım yazıyı geçenlerde bir rastlantı sonucu bulunca şimdi nasıl paylaşmam sevinçle, söz konusu Teoman Kumbaracıbaşı (Teo) ise… Birisi seninle ilgili böylesi nitelikli bir anlatımla söyleşmez kolay kolay ama ruh ikizin gibiyse o başka…

Teo’yla oyunlarda oynadık birlikte, o sonra başka tiyatrolarda görev aldı. Birçok dizide ve filmde izledim. Beni en etkileyenlerden biri, Uğur Yücel’in yönettiği, Altın Koza Film Festivalinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü kazandığı Yazı Tura filmindeki yorumuydu… Nicedir göremediğim Teo’yu bir dinletisinde yakaladım dün. Bana Victor Jara’yı anımsattı… Jara, müzik yeteneğini törenlerde şarkı söyleyen annesinden almıştı. O bir Cantador’du (Doğa ve insan temelinden kopmadan kendisini toplumsal savaşıma adayan şarkıcılar) Jara, Üniversitenin Tiyatro Bölümü’nü kazandığında Şili’de okuma şansı bulan birkaç köylü çocuğundan biriydi. Ünlü bir tiyatrocu olduktan sonra, giderek daha kitlesel olduğuna inançla müziğe ağırlık vermeye başladı. Toplumsal-siyasi yaşamın bir silahı olarak gördüğü şarkılarını faşist baskılar altında yaşama göğüs geren halklar için söyledi. 1970’de sosyalist Salvador Allende başkanlığa seçildiğinde, onun en önemli destekçilerinden biri haline gelen Jara, 11 Eylül 1973’te darbeyle iktidara gelen general Pinochet’in de en önemli düşmanlarından biri, hemen tutuklananların başındaydı. Eşi Joan Jara’nın, Victor’u morgda bulması çok zor olmuştu; çünkü o, geçtiği işkencelerden tanınmaz bir durumdaydı…” Jara’nın yaşamöyküsünden yola çıkarak Ölümsüz Şarkı adlı oyunu yapmak istiyorum 1996 yılında. Ancak Jara yasaklı ve herhangi bir parçasına ulaşamıyoruz. Ne yapsak ne etsek derken Teo Avrupa’dan bir bağlantılarla tüm Jara şarkılarını ve içinde üç dilde basılı sözleri bulunan CD’leri getirtmez mi?! O gencecik yüreği, duyarlığı ve duyumsamalarıyla; İspanyolcası, iyi İngilizcesi ve anadili yetkinliğindeki Almancasıyla oturup bestelerin sözlerini çevirmez mi?!… Teo’nun azımsanmayacak bir müzik bilgisi, yeteneği var; piyano, keman çalıyor küçüklüğünden, sonradan geliştirdiği çalgıysa gitar. Şimdilerde oyunculuktan çok ağırlık verdiği müzik, Jara gibi. Besteliyor, çalıyor ve söylüyor. Dinletisine çağrısında şöyle sesleniyor kısaca:

“Ulaşabildiğim, anlayabildiğim ya da anlamak için bestelediğim tüm büyük şairlerden bir gökyüzü oluşturmak için var gücümle çalışıyorum. Bahar mutlaka gelecek, ama bir şeyler yaparsak. Bunca özen ve emek, hakikat için. Güzelde hakikat varsa onu arayan, hakikatin güzelini oluşturmak için müzik… ve önemli söz üstatlarından seçkileri besteleyerek, tek hazinem olan ruhumun süratine yetişmeye çalışıyorum. Sizlere bu seçkilerden bir yıldız kümesi yapmaya çalışacağım…”

On bir el buradayız

üretmekten yoksun bırakılmış.

Ne kadarız hepimiz tüm ülkede?

Başkanımızın kanı, yoldaşımızın,

Daha güçlü vuracak bombalar ve makineli tüfeklerden!

İşte böyle vuracak bizim yumruğumuz da yeniden!

(Victor Jara’nın Santiago Stadyumu’nda öldürülmeden önceki bestesinin sözleri…)

Yoo benim değil gerçekte, Teo Jara’nın ruh ikizi…

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.