Kadın ve Çocukların Acıları Hissedilsin Diye…

11_tiyatro-1Oyunlarını yazarken ‘önce kadınlar ve çocuklar’ diyen tiyatro oyuncusu ve oyun yazarı Duygu Özalp, kadına yönelik şiddet ve çocuğa yönelik istismarı sahneye taşıyor

Oyuncu ve oyun yazarı Duygu Özalp, sahneye koyduğu eserlerinde, kadına yönelik hak ihlalleri ve çocuk istismarlarına dikkat çekiyor. Özalp kaleme aldığı oyunları, eşi ile kurduğu Karınca Tiyatro’da sahneliyor. 16 yaşında ilk kez sahneye çıkan Özalp kısa film, deneme ve hikayeler yazdı. Yıllarca Devlet Tiyatrosu’nda çalışan Özalp, Karınca Tiyatro’yu 7 yıl önce kurdu. Özalp’ın odağında ise, kadın ve çocuklara yönelik hak ihlalleri var.

İlk oyununa yoğun ilgi

İlk oyunu Kaburga Sancısı oluyor Özalp’ın. İki perdelik oyunda kendisi sahneye çıkarak kadınların ötelenen haklarını sahneye taşıyor. Çok ilgi gören bu oyununu şöyle anlatıyor Özalp: “Ben, ülkemde yaşayan 38 milyon kadından sadece biriyim. Dileğim 38 milyon yürek acısız, korkusuz, mutlu ve güven dolu 70 milyon yürek olsun. Anlatmaya çalıştım. Her gün duyduğumuz, gördüğümüz, bizzat yaşadığımız kadına yönelik çirkin saldırıya dur diyebilmek için. Ben bir isem sizinle bin olabilmek için. Bu kez perdedeki kadınlara değil de kimi zaman perdedeki kadın hikayelerini yaratan gerçek hayatın başrol oyuncusu kadınlar için yazıyorum.”

Ensar’da yaşananlar hızlandırıyor

Özalp’ın “Sessiz ol” isimli son oyunu da yine tek kişilik ve bu kez kız çocuklarının maruz kaldığı cinsel istismarı sahneye taşıyor. İzleyenlerin derinden etkilendiği oyunda çocuğun yaşadıkları, geçmişi ile kurduğu yetişkin hali gözler önüne seriliyor. Bu oyunu yazmasını hızlandıran gerçekliğin Ensar Vakfı’nda yaşananlar olduğunu belirten Özalp, “Benzer bir durum yaşayan arkadaşımın sözleri var. Kendisinden izin alarak sahneye taşıdım. Birbirimizin acılarına çok yabancıyız. Bu acıları hissetsinler. İnsanların canı acımadan çocukların, kadınların neler yaşadıklarını anlamıyorlar. Oyunlarım ile empati kurdurmak istiyorum canları acısın istiyorum. Acısın ki kadınları ve çocukları anlasınlar istiyorum” diyor.

Avukat danışmanlığında yazıyor

Oyunlarını yazmadan önce avukatlardan da kadına yönelik şiddete ilişkin bilgi aldığını söyleyen Özalp, erkekleşen bir toplumda kadın olmanın güçlüklerini anlatmaya devam edeceğini vurguluyor. Kadın düşmanlarının devlet tarafından yasalar aracılığı ile cesaretlendirildiğinin altını çizen Özalp, toplumun genelinin bu sorunları yok saymayı tercih ettiğine de dikkat çekiyor.

İlk olarak Trabzon’da Cazılar Festivali’nde sahneye konulan “Sessiz ol” oyunu çeşitli festivallerde de sahnelenecek.

Özgürlükçü Demokrasi