Karma gerçeklik (mixed reality) için oluşturulan ilk oyun olarak lanse edilen An Ark, New York’ta Off-Broadway’de izleyiciyle buluştu. Ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Ian McKellen ile birlikte Golda Rosheuvel, Arinzé Kene ve Rosie Sheehy’nin yer aldığı oyunda, fiziksel mekânı dijital içerikle harmanlayan bir anlatı biçimi deneniyor.
Simon Stephens tarafından kaleme alınan oyun metni, insan yaşamının doğumdan ölüme farklı evrelerini irdeliyor ve oyun boyunca kullanılan “sen” diliyle doğrudan izleyiciye hitap ediyor. Stephens, ödüllü The Curious Incident of the Dog in the Night-Time ve Andrew Scott’ın yer aldığı Çehov uyarlaması Vanya oyunlarıyla biliniyor.
Seyirciler oyunu özel karma gerçeklik gözlükleri takarak izliyor. Bu teknoloji, fiziksel mekândaki gerçek ortamı dijital içerikle birleştirerek oyuncuları sahnede canlı performans sergilermiş gibi gösteriyor. Metnin diline uygun olarak, oyuncular da doğrudan seyirciye yönelerek oynuyor. Sanal gerçeklikten farklı olarak karma gerçeklik teknolojisinde seyirci kendi çevresini de gördüğü için gerçek dünyayla bağını koparmıyor. Yapımcı Todd Eckert, toplu izleme deneyimini kırmak istemedikleri ve izleyicinin birbiriyle bağlantısını vurgulamak istedikleri için bu teknolojiyi tercih ettiklerini özellikle belirtiyor.

Prodüksiyonun bir tiyatro oyunundan en temel farkı, oyuncuların fiziksel olarak mekânda bulunmaması. 47 dakika süren performans, 52 kamerayla tek seferde üç boyutlu olarak kaydedilmiş. Oyuncuların doğrudan kameraya yönelerek oynaması, izleyicilerin kendileriyle göz teması kurulduğunu hissetmelerini sağlıyor. Yönetmen Sarah Frankcom çekim öncesinde oyuncu ve yazar merkezli bir reji süreci geçirdiklerini ve sürecin, kendisi için geleneksel bir metni sahneye koymayla neredeyse aynı işlediğini belirtiyor.
9 Ocak’tan beri sahnede olan oyunla ilgili eleştiriler karışık. Bazı seyirciler oyuncularla böyle yakın ve doğrudan bir ilişkiyi rahatsız edici bulurken bazı seyirciler bu deneyimi yaşamak için tiyatroya gitmenin gerekli olmadığını söylüyor.
Prodüksiyonun arkasındaki isim olan Eckert uzun süredir teknoloji odaklı performans projeleri üzerinde çalışıyor. Daha önce Marina Abramović ile The Life ve müzisyen Ryuichi Sakamoto ile Kagami gibi karma gerçeklik projelerini hayata geçiren Eckert An Ark’ta bu deneyimini tiyatroyla birleştiriyor.
Oyun 1 Mart’a kadar The Shed’de sahnede.
(Kaynak: The Guardian)
