Bartın’da 16 Yıl Tiyatro Bayramı

Bahar geliyor. Baharla birlikte coşan doğa gibi tiyatro şenlikleri ülkenin çeşitli alanlarında perde açıyor. Üniversite ve liselerde, kentlerde, kırsal kesimde, mahallelerde çeşit çeşit şenlikler boy gösteriyor.

Tiyatro şenliklerinin tarihi yaşadığımız topraklarda çok eskidir. Binlerce yıldır yapılmaktadır. Başta Ege olmak üzere Anadolu’nun dört bir yanında tiyatro şenlikleri, yarışmaları tiyatronun tarihinde önemli bir yer kaplar. Yakın geçmişte yitirdiğimiz tiyatro adamı Mehmet Akan kaleme aldığı bir tiyatro bildirisinde bu şenlikleri şöyle tanımlıyor:

“Yurdumuz özelinde, insanımız, yüzyıllar boyu, ahi toplantılarında, yaren sohbetlerinde, kış yarısı, koç katımı, hıdırellez törenlerinde oyunlar oynadı, deyim yerindeyse, daha iyi yaşamanın provasını yaptı”

Ülkemizde sanat alanındaki muhalefetin önemli bir etkinliği oldu tiyatro şenlikleri. Özellikle 60’lı yıllarda büyük kentlerde düzenlenen şenliklerde geniş gençlik yığınları buralarda izledikleri oyunlarda devrimci düşüncelerle, eylemlerle tanıştılar.

60’lı yıllardan başlayarak İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Üniversitesi’nde geniş gençlik yığınlarını kucaklayan tiyatro şenlikleri gerçekleştirildi. 60’lı yıllarda Genç Oyuncular tiyatro topluluğunun düzenlediği Erdek Şenlikleri ve 70’li yıllarda liseli gençliği kucaklayan İLTÖ Şenliği ve Ortadoğu Üniversitesi’nde hala sürmekte olan şenlik, tiyatro geçmişimizin önde gelen etkinliklerindendir.

80’li yıllarda sermaye çevreleri tiyatro şenliklerinin geniş kitleleri etkileyici yanını görerek bu alana yöneldiler. Şenliklere önce “sponsor” olma, destek verme tavrıyla yaklaşan sermaye çevreleri bir süre sonra kendileri de şenlikler düzenlemeye giriştiler.

Oyun seçiminden, şenliğin düzenlenmesine ve sunumuna her yanı ile sanat alanını yozlaştırmaya yönelik bu tür etkinlikler özellikle 90’lı yıllarda her yanı kapladı.

Nitelikli, belli bir duruşu olan tiyatro şenlikleri ise ülkedeki gerici yöneticilerin boy hedefi oldu. Yasal olan ve olmayan izin biçimleri icat etmekten var olan salonlarda gösteri yapılmasına izin verilmemesine, şenlik günlerinde kentte gergin bir ortam yaratmaya dek
onlarca engelleme şenliklerin önüne dikildi.

Ülke çapında özellikle Anadolu’da uzun soluklu ve nitelikle bir tiyatro şenliğine rastlamak mümkün değildir. Olanlar ise bir elin parmaklarını aşamayacak kadar az sayıdadır.

Karadeniz Bölgesi’nde 80’li yıllardan bu yana tiyatro çalışmaları yapan Zafer Gecegörür bölgenin değişik alanlarında tiyatro çalışmaları yaptı. 16 yıl önce ise Bartın da bir yandan tiyatro çalışmaları yaparken öte yandan da bir tiyatro festivali düzenleyen Gecegörür bu
çabasını o günden bugüne aralıksız sürdürdü.

Bartın Festivali, yerel yöneticisinden sıradan sokaktaki insanına her kesimin sahiplendiği, gücünü kent insanından alan bir festival. Festivalin en önemli özelliği amatör topluluklardan profesyonele, belediye tiyatrolarından devlet tiyatrolarına geniş bir kesimi kucaklayabilmesi.

Bu yıl on altıncısı “Tiyatroma Dokunma” çağrısıyla 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde perde açan Bartın Tiyatro Festivali 11 Nisan’a dek sürecek. Tiyatro gösterileri, seminer ve atölye çalışmaları ve sokak gösterilerinin yer alacağı festivalle ilgili yönetmen Zafer Gecegörür’le konuştuk.

Tavır: Sevgili Zafer Gecegörür 16 yıl önce bir festival var etme düşüncesi nasıl oluştu?

Zafer Gecegörür: 16 yıl önce bu günlerde Bartın’da da bir tiyatro festivali yapalım uzun soluklu ve her yıl kendine yeni bir şey katan bir festival olsun düşüncesiyle yola  çıktık. Birinci yıl üç oyunumuzun her biri üçer seans oynayarak toplam dokuz gün sürmüştü ve
dolayısıyla yerel bir başlangıçtı. Sonraki yıllar önce yakın kentlerdeki tiyatrolar, sonra bölgedeki tiyatrolar da katılarak gelişti.

Tavır: Ülkemizde tiyatro başlıklı festival ve şenlikler değişik kesimlerde var ediliyor. Sizin festivalinizin yaklaşımı ve beklentileri nedir?

Zafer Gecegörür: Bartın dışından tiyatro toplulukları ve yerleşik tiyatrolar arası kültürel iş birliği ve bilgi alışverişini sağlamak amacına yönelik bir çalışmamız var. Beklentimiz ise bu amaca ulaşmaktı ve yıllar geçtikçe bu amaca ulaşıldığını ver her yıl yeniden evrilerek devam ettiğini görmekteyiz.

Tavır:
Festival yapılması ilinizde tiyatroya yönelik eğilimleri ve düşünceleri nasıl etkiledi?

Zafer Gecegörür: İlk yıllarda doğrusu gerek seyirci katılımı gerekse gelen gruplarla iletişim sorunları yaşadık. Ama öyle üretimler var ki yapmadan, içine girmeden pek öngörüyle gelişemiyor. Bizce festivaller de böyle bir şey. Ayrıca kentin insanı sizdeki kararlılık, düzenli ve devamlı üretimi görünce önce içine girmeye başlıyor hatta sonra festivali sahipleniyor. Bartın’da artık gideceği oyunu seçen nitelik olarak kendisine bir şey iletmeyen ve estetik düzeyi iyi olamayan oyunların hesabını soran bir tiyatro kitlesi var. Bir yıl sonraki festivale aynı topluluk başka oyunla geldiğinde ise tercih etmemekte. Kısacası dünden bugüne festival bilinçli bir seyirci oluşturmuştur.

Tavır: İlinizde geniş halk yığınları tiyatro alanına izleyici olmanın yanı sıra üretici olarak da katılabiliyorlar mi?

Zafer Gecegörür: Nüfusu 50.000 olan bu kentte, bunun son örneğini Bartın Belediyesi Şehir Tiyatrosu kuruluşunda açıkça gördük. Ortalama 15-20 kişiden oluşan üç ayrı 7-9 yaş drama grubu, bir 10-14 yaş drama-tiyatro grubu, Genç Sahne, Genç Oluşum-Lise, Genç Oluşum Üniversite, ve yetişkin grup olmak üzere bu kentte toplam 11 grup 185 kişilik katılımcısıyla tiyatro üretiminde direkt olarak katılıyor.  Metropol kentlerinin herhangi bir semtinin bile yarısı olan Bartın’da 185 kişi tiyatro yapıyor. Şimdi soruyu tersinden sormadan edemiyorum. Metropol kentlerin her hangi bir semtinde bu sayıya yakın katılımcısı olan bir çalışma var mıdır?

Tavır: Kimi festival ve şenliklerde topluluklar sadece gösterim yapıyorlar. Kimileri ise yöre insani ile söyleşi ve tartışma, bilgilenme olanağı buluyor. Festivale gelen topluluklar Bartın
halkıyla ilişkiler kurabiliyorlar mi?

Zafer Gecegörür: İlk sorunuzda da söylediğim gibi birinci festival yerel bir yapıda olduğu için bu yapılamadı. Fakat ikincisinden itibaren önce yerleşik tiyatrolara dışarıdan katılan topluluklardan atölye çalışması, seminer çalışmaları başladı. Dördüncüsünden bu güne de
ek olarak yöre insanına açık katılımı olan söyleşi, panel vb. çalışmalarımız da oluyor. Örneğin bu yıl “Perde Arkası Hoş Anılar” ve “Tiyatroma Dokunma!” adlarıyla iki söyleşi olacak.

Tavır: Bartınlı izleyici bugüne dek festivalde hangi tür oyunlarla yakın bağlar kurabildi?

Zafer Gecegörür: Aslında izleyicimiz çok uç noktada deneysel ve kendisine çok yabancı bir çalışma değilse tür ayrımı yapmıyor. Ama estetik yanı düzeyli ve iletisi olan oyunları tercih ettiklerini söyleyebiliriz.

Tavır: Festival dışında Bartın’da tiyatral yaşam nasıl işliyor?

Zafer Gecegörür: Doğrusu iyi mi ettik bilmiyoruz bu konu tartışmaya açık ama festival kentin beklentisi olduğu bir süreç. Çünkü içinde amatör, özel, üniversite, şehir, devlet tiyatrolarının bulunduğu dolu dolu geçen 10-15  gün oluyor. Festival bitiminden daha bir kaç ay sonra bir daha ki festival ve katılacak gruplar sorulmaya başlıyor. Bu olunca da Festival dışında tiyatro oyunları festivaldeki kadar ilgi görmüyor. Buna kendi oyunlarımız bile dahildir.

Tavır: Büyük kentlerdeki festival veya şenlikler Anadolu tiyatrolarına nasıl bakıyor? Onlardan talepleriniz var mı?

Zafer Gecegörür:Tabii ki küçümseyerek bakıyor. Bu uzun yıllardır sürdüğü için defalarca bu konuyu tartışmaya açıp çok da yol alınamadığını görünce, artık umursamıyoruz açıkçası. Onlardan talebimiz yok. On altı yıldır başarıyla götürdüğümüz festival deneyimimiz var. Fakat büyük kentlerde ki dostları festivallerine bir talepleri varsa deneyimlerimizi aktarmaktan mutlu oluruz. Ayrıca davet edildiğimiz festival veya şenliklere de düzenli katılmaktayız. En büyük örneği 11 yıldır katıldığımız Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’dir.

Tavır: Bartın civarındaki kırsal kesimin tiyatro için bir talebi ve  bu konuda çabalar var mı?

Zafer Gecegörür: Kırsal kesime başka kentlerden tiyatro getirmemiz zor. Ama Yerel tiyatrolarımız İlçe ve beldelere hatta zaman zaman köylere kadar oyunlarını taşımaya çalışıyorlar.

Tavır: Önümüzdeki yıllarda hangi atılımları yapmayı hedefliyorsunuz?

Zafer Gecegörür: Aslında bir sürü proje geliştiriyoruz. Gelin görün ki her yıl bazı konularda gelişimi yakalarken bazı konularda da zorluklarımız artmaktadır. Bir örnekle kısaca açıklayayım. Uluslararası Festival düşüncemiz vardı ama bütçe konusunda her yıl gerileme yaşayınca sonraları ulusal Festivali sağlam ve nitelikli yapmak daha doğru diye düşündük.

TAVIR