Bir Fotoğraf Karesinden Yola Çıkılarak Yazılan Oyun:Yoksun


Bir süre önce dünya ajanslarının geçtiği açlıktan ölmek üzere olan Afrikalı küçük kız çocuğu ve tepesinde onun ölmesini bekleyen akbaba fotoğrafını unutmak mümkün mü? İnsanlığımızı sorgulatıp, suratımıza bir tokat etkisi yapan bu fotoğraftan yola çıkan bir oyun yazılmış ve şu sıralarda sahneye konulmuş bulunuyor.

İşte aynı fotoğraftan esinle yazılan Cuma Boynukara’nın ‘Yoksun’ adlı oyununu İzmir İzmir Devlet Tiyatrosu, Karşıyaka Oda Tiyatrosu sahnesinde seyircisiyle buluşmuş bulunuyor. Oyunun hikâyesi Güney Afrikalı fotoğrafçı Kevin Carter’ın çektiği ünlü ‘Sudan’lı kız ve Akbaba’ fotoğrafından yola çıkıyor. Oyun, Kevin Carter’ın Pülitzer ödülü almasından iki ay sonra yaşamına son verdiği günün hemen öncesinde geçen psikolojik hesaplaşmasının öyküsünü anlatıyor.

Alev Kerimoğlu’nun sahneye koyduğu  ‘ Yoksun’nun dekor ve giysi tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı Kemal Gürgün’e, görsel tasarım ve uygulaması Abdullah Uyan ve Atakan Şatıroğlu’na, ses tasarımı ve müziği Alper Maral’a, enstalasyon tasarımı ve uygulaması Remziye Altınbaşa ait.

Oyunda Hakan Özgümeç, Süreyya Kilimci idiz, Şenay Ünsal ve Hacer Sınadım rol alıyor.

Yoksun’un otobiyografik ipuçları  taşısa da öz yaşam öyküsü olmadığına vurgu yapan Alev Kerimoğlu, Boynukara’nın Kevin Carter’la ilgili bilgilerden yola çıktığına değinerek şunları belirtiyor; Cuma Boynukara oyunu kendi imgeleriyle kurgulamış. Bu anlamda bir belgesel niteliği taşımıyor.  Carter, ağır bir deprasyon içinde sürekli alkol ve uyuşturucu alıyor ve yaşamının çeşitli bölümlerini oradan oraya atlayarak anlatıyor.

Neredeyse her cümlede başka bir anının izleği var. Oyun içinde reji için engebeleri çoktu. Boynukara’nın kurguladığı ruhsal labirentlerin içinde kaybolmadan ilerleyebilmek keyifli ama bir o kadar zorlu bir süreç.’

DEHŞETE ALIŞMAK

Oyun bitişinde seyirciden aldığınız izlenim nedir şeklindeki sorumuzu ise Kerimoğlu şu şekilde cevaplıyor:” Seyirci için zor bir metin. Evlerimizde Tv izlerken karşımıza çıkan dehşet görüntüleri, naklen izlettirilen savaşlar, kanın yükselttiği reytingler elimizdeki kumanda aletinin tek  tuşuyla yok olan dünya gerçekleri. Oysa Carter gibi pek çok fotoğrafçı, insanlığın suç üstü yakalandığı anları görüntülemiş. Yüzlerce binlerce kare var. Tarihin bellek arşivi olan kareler unutmamamız için. Hatırlamak ve yüzleşmek için oyun sonunda hep birlikte bir an durup hatırlayabiliyor ve anlamlandırabiliyorsak hedeflediğimiz son cümle budur. Bu bağlamda namuslu dürüst bir iş yaptığımıza inanıyorum. Son sözü her zaman olduğu gibi seyirci söyleyecek.”

Ahmet Külsoy / BİRGÜN