İstanbul’da 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Yürüyüşü Yapıldı

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutlamak için Taksim’de basın açıklaması ve yürüyüş yapıldı. Tiyatrocular, saat 11.30’dan itibaren Galatasaray meydanında, Kültür Sanat Emekçileri Sendikası İstanbul Şubesi, Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği (TOMEB), Türkiye Tiyatrolar Birliği (TTB), Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği (Assitej), Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB), Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD), Nazım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM), Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Vakfı, Ayışığı Sanat Merkezi, Karanlığa Karşı Sanat Cephesi, Red Fotoğraf, Özerk Sanat Konseyi, İstanbul Kültür Forumu imzalı “27 Mart Dünya Tiyatro Günü; Sanatıma, Hayatıma Dokunma” pankartının arkasında toplanmaya başladı. Gülsen Tuncer tarafından basın metninin okunmasının ardından (metin için bkz. http://www.mimesis-dergi.org/duyuru.php?verb=141) yaklaşık 200 kişilik grup İstiklal Caddesi üzerinden AKM’ye doğru yürüyüşe geçti.

Yürüyüş esnasında atılan sloganlar arasında “Yaşasın Tiyatro, Yaşasın Sanat”, “Tiyatroma Dokunma”, “Bijî Şano, Bijî Huner”, “Bijî Hunera Azad, Bijî Azadiye Zıman” gibi sloganlar yer alıyordu. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın içinde bulunduğu Atlas Pasajı önünde Tiyatro Simurg’dan Bilgesu Ataman ve Ayışığı Sanat Merkezi’nden genç tiyatrocuların sergiledikleri tiradlardan sonra yürüyüş devam etti. Sloganların yanı sıra yapılan konuşmalarda, 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen  İstanbul’da, tiyatronun ve tiyatro sanatçılarının içinde bulunduğu durumun, koşullarının bu görüntüyle tezat oluşturduğu vurgulandı. Taşınan dövizlerde Yaşasın Tiyatro Merhaba Özgürlük, Yasak Tiyatro-Tiyatroda Yasak Olmaz, Sanat Barış İçin, Tiyatro Özgürlüktür, Sanat Emekçilerine Selam Olsun, Anadilde Tiyatro, AKM 785 gündür kapalı, Sanata Uzanan Eller Kırılsın, Deng Bide Aşitiye, Kuklalar Sadece Sahnede Olmalı, Biz Susarsak Kuklalar Konuşur, Tiyatroma Dokunma, Yaşam Bizden Yana, AKM Yapılmasın Öyle Kalsın Diyerek Suç İşleme, İstanbul 2010 AKB Ajansına Soruyoruz AKM Tadilat Paraları Nereye Gitti, Sahnede İşlenecek Hiçbir Suç Olmaz gibi sloganlar yer alıyordu. Dövizlerin yanı sıra, Red Fotoğraf tarafından hazırlanmış tiyatro sanatçılarının fotoğrafları ve Semih Poray, İlker Ekinci, Devrim Demiray, Ali Nesin’den oluşan Homur Mizah Grubu’nun hazırladığı karikatürler taşındı.

AKM’nin önüne gelindiğinde Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, “sanatın tüm ülkeye güç vermesi dileğiyle” başlayan sendika bildirisini okudu. Bildiride, özelleştirme politikalarının, sanat alanıyla ilgili mevcut yasalara rağmen bu alana da sirayet ettiği, Devlet Tiyatrolarının yasalarına rağmen fiilen işleyemez hale getirildiği, sanatçılara esnek çalışma koşulları ve 1 senelik sözleşmeler dayatıldığı, ücret taleplerinin gözardı edildiği, sanat mekanlarının kapatılmak istendiği ya da bakımsız bırakıldığı vurgulandı. Demirkaya’nın konuşması, ödenek, sanat kurumları ile ilgili yasalar, istihdam biçimi, sanat mekanları, okullarda sanat dersleri ile ilgili taleplerle sona erdi.

Ardından Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği İstanbul temsilcisi Orhan Kurtuldu, AKM gibi ikinci bir kültür merkezinin var olmadığının ve varolanın yıkılmaya çalışılmasının nedeninin AKM’nin bir kültür varlığı olarak, bir sembol olarak ortadan kaldırılmak istendiğinde yattığını belirterek AKM’nin kapatılma ve tadilat sürecini anlatan bir konuşma yaptı.

Daha sonra, bir gün önce, senelerdir İKSV İstanbul Tiyatro Festivaline katılım için başvurdukları halde başvuruları kabul edilmeyip bu sene Kürt Tiyatrosu geleneğinde yer almayan bir grubun Kürtçe oyununun festival programına dahil edilmesi nedeniyle bir basın açıklaması yapmış olan Kürt Tiyatrosu grupları Teatra Jiyana Nû, DestAR-Theatre, Seyri Mesel Tiyatrosu, Teatra Avesta, Teatra Demsal adına İsmail Yıldız, Erdal Ceviz tarafından hazırlanan Kürt Tiyatrosu bildirisini Kürtçe okudu. Kürt tiyatrosu gruplarının tarihinin, savaş ve zulüm politikaları karşısında Kürt dili ve kimliği ile birlikte Kürt tiyatrosunu inşa etme mücadelesi içerdiği ve bu mücadele içinde ayakta durduğunun anlatıldığı bildiride, Kürtçe tiyatro önündeki hukuksal engellerin tam anlamıyla ortadan kaldırılabilmesi ve Kürtçe tiyatronun gelişimi için bir örgütlenmeye ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Ayışığı Sanat Merkezi’nden Pınar Turan, İstanbul tarihindeki işçi mücadelesine, eylemliliklere ve faili meçhullere vurgu yapan ve Avrupa Kültür Başkenti adı altında şehrin pazarlandığını belirten “Kavgamızın Başkenti İstanbul” bildirisini okudu.

Toplanan grubun dağılmasından önce, Kürt Tiyatrosu yapan topluluklardan oyuncular geleneksel olarak düğünlerde, şenliklerde icra edilen “Tilki” isimli bir seyirliği sundular. Tiyatro Simurg’dan Bilgesu Ataman’ın sergilediği tiradın ardından DestAR-Theatre’dan iki oyuncu Şêrko Bêkes’e ait Boyaxçî şiiri üzerinden hazırladıkları bir sahneyi sergilediler. Teatra Avesta’dan bir grup ise hazırlık aşamasında olan Kürtçe “Romeo ve Jüliet” oyunundan bir parça sergiledi. Ayışığı Sanat Merkezi’nin ve Tiyatro Kaldırım’ın sergilemeleri ardından grup dağıldı.

Sezin Gündoğan / MİMESİS