MÜ Çocuk Hakları Kulübü’nden Açıklama

“Bugün 23 Nisan Neşe Dolmuyor İnsan” eylemini gerçekleştiren Marmara Üniversitesi Çocuk Hakları Kulübü’nün haberi:

“Eylem 15:00’da Kadıköy Boğadan başlayıp 16:00’da Kadıköy Çarşısında son buldu. Pankartlarla, sloganlarla yürüyen kitle, ezilen, sömürülen ve TMK kapsamında yargılanan çocukların durumuna ilişkin protesto yürüyüşü gerçekleştirmiştir.Yapılan basın açıklamasıyla eylem sona erdirilmiştir.”

Basın Açıklaması Metni:

BASINA VE DUYARLI KAMUOYUNA!

Bugün 23 Nisan, neşe dolmuyor insan!

‘’Çocuğun gözlerindeki masumiyete yabancı kalan toplumun vicdanı kararmıştır.’’

Çocuk toplumun en temiz yanıdır. Işığın geldiği yöndür, gelecektir, yarının aydınlık yüzüdür.

Ve bugün çocuklara armağan edildiği söylenen bir gün;

23 Nisan

Bugün ülkenin değişik yerlerinde şatafatlı törenlerle ve güzel giysiler giymiş çocukların gösterileriyle kutlanıyor.

Peki tüm çocuklar bugün mutlu mu?

Madalyonun bir de karanlık yüzü yok mu?

Senede bir gün 23 Nisan’ı kutlamak çocuklara karşı sorumluluklarımız için yeterli mi?

Yoksa bugün sadece bir günah çıkarma mı yüreği taşlaşmış ve vicdanı kararmış bizler için?

23 nisan 2010 itibariyle Türkiye’de 27 milyon 500 bin çocuk yaşıyor. Bu çocukların milyonlarcası eğitim hakkından yoksun, şiddete maruz kalıyor, istismara uğruyor, yeterince beslenemiyorlar ve 800 bin tane çocuk annesi var bu ülkenin…

Bugün şu güzel bahar havasında siz içinize nefes nefes hayatı çekerken, 15 yaşındaki bir Kürt çocuğu oyun sandığı bir eylemde polise gülümseyerek taş attığı için,Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanarak terörist ilan edilip 46 yıl hapis cezasına mahkum edilmekte ,

Yaklaşık 1500 çocuk şu anda TMK kapsamında yetişkin gibi yargılanıp, yaşının kat kat üstünde cezalar alarak hapishanelerde yatmakta ve şiddete, işkenceye, istismara maruz bırakılmaktadır.

Çocukların bu ağır hapis cezalarını alması için ellerinin tozlu olması, elbiselerinin terli olması ya da kalbinin hızlı çarpması gibi hiçbir hukuki dayanağı olmayan saçmalıklar delil olarak mahkeme tarafından kabul edilmekte ve polislerin yalan beyanları onlarca yıllık cezalara çarptırılmaları için yeterli olmakta.

12 yaşındaki küçücük bedenine polisler tarafından 13 kurşun sıkılıp katledilen Uğur Kaymaz ’ın katilleri Türk yargısı tarafından suçsuz bulunmakta.

13 yaşındaki çoban kız Ceylan Önkol askerin attığı havan topuyla parçalanmakta ve hiç kimse olayın faillerinin üzerine gidememekte.

14 yaşındaki Hakkarili çocuk annesinin kolları arasından polis tarafından zorla alınıp yerlerde sürüklenerek ağzı yüzü paramparça edilmekte.

Siirt’te 8 kız çocuğu yüzlerce kişinin tecavüzüne uğramakta ve binlerce çocuğumuz fuhuşa sürüklenmekte. Minicik bedenleri porno endüstrisi tarafından sömürülmekte ve toplumumuzun sapkın cinsel fantezilerine alet edilmektedir.

Prof. İlber Ortaylı doğudaki çocukları kopyacı diye yaftalarken, ÖSYM bu çocukların üniversite sınavına girmesini engellemek için sınav yerlerini değiştirmekte,

Dershane parası ödeyemediği için bu ülkenin çocukları intihara sürüklenmekte, ve binlerce roman çocuğu eğitim hakkından mahrum bırakılmakta,

Binlerce Alevi çocuğa zorla Sünnilik öğretilmekte,

Belediyelerin lağımları , foseptik çukurları çocuklara mezar olmakta,

Minicik çocuklar renkli ekranlarda reyting malzemesi olarak kullanılmakta ve biz büyüklere eğlence olarak sunulmakta .

Biz MÜ Çocuk Hakları Kulübü olarak bütün bu hukuksuzlukların, haksızlıkların, istismarların, sömürünün, eşitsizliğin, zulmün karşısında dimdik duracağız ve çocuklara ilişkin bütün hak ihlallerinin takipçisi olacağız. Ellerinden çocuk kanı damlayan köhne zihniyetin halklarımızın geleceğini karartmalarına ve sağlıksız, histerik bir toplum yaratmalarına izin vermeyeceğiz.

Çünkü çocuklar çiçektir, çiçeklere kıymayın efendiler!