Sanat Örgütlerinden Bakan’a Yanıt

Set işçilerinin sigortalı çalıştığını savunan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a sanat örgütlerinden yanıt geldi. soL’a görüş veren sanat örgütleri temsilcileri medyada ‘stratejik bir sektör’ şeklinde tartışılan film setlerinde çalışanların oldukça ağır koşullarda ve sigortasız çalıştıklarını anlatıyorlar.

Ertuğrul Günay geçtiğimiz hafta üç farklı açıklamaya imza attı. Üç açıklamada da skandal ifadeler kullanan Günay, sanatçıların kontrol edilememesinden şikayetçi.

Cer açılışının ardından sanatçıların açıklamasına kızan Günay “Ankara”da 11 bin 500 metrekare bir kültür ve sanat merkezi açılıyor. Bazı çalışanlar diyorlar ki ‘bakan ve başbakanlar gelecek, kalabalık olsun, gelin’ dediler ve ‘biz oraya zorla gittik’ Böyle bir sanatçılık olabilir mi? Bunu söyleyen insan sanatçı olabilir mi? Ne çalarsa çalsın, ne söylerse söylesin. Bir mekan açılıyor, bir sanat vahası açılıyor, bir kültür merkezi açılıyor. ‘Oraya zorla götürüldüm’ diye nasıl söyleyebilir. Bu insanlarla iş yapıyorsak vah bize vah Türkiye’ye” ifadelerini kullandı.
Günay’ın bir tepkisi de İstanbul Film Festivali’nin açılışındaki protestocularaydı: ”Başarısız sesler çıktı. Eğitim alırlarsa bu enstrümanlarla daha iyi gösteri yapabileceklerini söyledim.”

Film/Dizi setlerinde sigortasız işçi çalıştırılmasına dair bir soru önergesini de yanıtlayan Günay, “5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigorKanunu’na göre, bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçılarıyla, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünürler ve yazarlar sigortalı sayılıyor” ifadelerini kullanarak set işçilerinin sigortalı olduğunu savunmuştu.

Günay’ın açıklamalarının ardından soL’a görüş bildiren TOBAV Genel Başkanı Tamer Levent  tiyatro Orhan Aydın, Sinema Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Zafer Aydın, Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği İstanbul Temsilcisi Orhan Kurtuldu, Özerk Sanat Konseyi Dönem Sekreteri Canol Kocagöz yaptıkları açıklamalarla Bakan’ı yanıltıyor…

Devlet Tiyatrosu Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV) Genel Başkanı Tamer Levent, oyuncuların iş sözleşmesine dayalı kanunlarla, mesleki ayrım gözetmeksizin çalıştırılmasının ülkemize has bir uygulama olduğunu belirterek, bu uygulamalarda, sinema ve tiyatroda çalışan oyuncuların bir iş kazası sonucunda, vücutlarının görünen yerlerinde bir hasar olduğunda, bu hasarın plastik cerrahi ile onarılması söz konusu olduğunu ancak mevcut iş yasalarında bunun hak değil bir lüks olarak algılandığına dikkat çekti.

Bu farklılığın bile, sinema ve sahne oyuncularının ve de onlarla birlikte söz konusu sektörlerde çalışanların meslek tanımlarının gerekli olduğunun kanıtı olduğunu belirten Levent, “5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanunu çerçevesinde kurulan TOMEB bu anlamda meslek tanımlarını gerçekleştirmek ve oyuncu haklarını talep etmekle hükümlüdür” dedi.

Sahne mesleklerinin yüksek iş kazası riski olduğuna dikkat çeken Levent, “Sahne mesleklerini gerçekleştirenler, oyundan 2 saat önce yüksek adrenalin yüklenmektedirler. Oyun sırasında bu adrenalin 2 saat süreyle en yüksek seviyeye çıkar. Oyun bittikten sonra ise ortalama iki saat içerisinde normale iner. Bu meslekleri gerçekleştirenler, diğer mesleklerin paydos saatinden sonra sahne görevlerini yerine getirirler. Bütün bunlar ve sahne mesleklerinin koşulları yüksek iş kazası riski ile buluşur” dedi.

Levent, “Bunların ötesinde, toplumun empati ve öz eleştiri kültürünü zenginleştirdiği için sosyal misyonu da göz önünde bulundurulduğunda, bu mesleklerin tanımlarının özel bir iş yasası ile gerçekleştirilmesi kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.

“Bakan bey kaç sigortalı olduğunu açıklasın”

Tiyatro oyuncusu Orhan Aydın, Bakan Ertuğrul Günay’ın açıklamalarına verdiği yanıtta “AKP hükümetinin yeni bir yalanla toplumun karşısında olduğunu” söyledi. “Bakan beyin açıklaması gerçeklerden uzak, ciddiyetsiz, samimiyetsiz ve bilgisizliklerle dolu bir açıklamadır. Bugün tüm sanat alanlarında sigortalı yaratıcı sayısı, neredeyse yok denecek düzeydedir” diyen Aydın, TV’lere çekilen yaklaşık 70 adet dizide çalışan toplam 1500 kişinin kaçak çalıştırıldığına dikkat çekti.

Sadece sigorta değil, başka bazı haklarını koruma altına alabilecekleri sözleşmelerin dahi bulunmadığını belirten Aydın, aynı durumun tiyatro alanında da yaşandığını her yıl devlet yardımı için yaklaşık 300’ün üzerindeki tiyatrolarda çalışan 1.200 kişinin çok azı çalıştıran tarafından, yine küçük bir bölümü de kendileri ödeyerek sigortalı olabildiğini söyledi.

40 yılını 50 yılını bu alanda heba etmiş nice bildik sinema oyuncularının bile sigortası olmadığını söyleyen Aydın, “Alan adeta hak ihlallerinin yaşandığı bir cehennemdir. Sinema Emekçileri Sendikası bünyesinde örgütlenmiş 2.200 kişinin yüzde doksanı sigortasız ve iş güvencesinden yoksundur. Bakan beyin ‘sigortalıdır’ dediği kaç insan bulup sayacağını merak ediyorum” dedi.

Sektör ‘orman düzeni’

Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden , Günay’ın sözlerini şu şekilde değerlendirdi. “Yıllardır söylüyoruz, sonuç alıncaya kadar da söylemeye devam edeceğiz… Biz sinema ve TV-dizilerinde çalışanlar olarak-oyuncusundan set işçisine- “Orman düzeni” diye tanımlayabileceğimiz koşullarda çalışıyoruz. Sigortalarımız ödenmiyor! Bunun ispatı kolay, setlerde çalışan, jeneriklerde adı geçen 50’yi aşkın insanın kaçının sigortası ödeniyor, bakmak yeterli.”

Seyrederken zevk aldığımız aksiyon sahneleri çekilirken oyuncu ya da dublörlerin hayati tehlikesi hiçbir iş yasasında yer almayan bir durum olduğunu söyleyen Ayden, “8 saatten fazla çalışıldığında konsantrasyonunu yitiren çalışanlar kazalara ve tehlikelere açık hale geliyor diyoruz. Yurt dışında film setlerinde ambulans bulunması zorunlu. Bizim insanımız, sinemacımız daha mı değersiz? Mevcut iş kanununa göre mevsimlik işçi kategorisinde çalışan emekçilerimiz bir de sosyal güvencesiz çalıştırılınca, 80 yıl da çalışsa emekli olamıyor diyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sadece iş kazalarından sonra mı sorunlara eğilecek, arkadaşlarımız öldü, ölüyor diyoruz… Çalışanlar yasaya göre sigortalı sayılmakta olabilir ama uygulamada sigortalar ödenmiyor diyoruz… Sigortasının yatırılıp yatırılmadığını öğrenmek isteyen çalışanlar sudan mazeretlerle işten atılıyor…” ifadelerini kullandı.

“Bakan’dan farklı bir açıklama beklenemezdi”
Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği İstanbul Temsilcisi Orhan Kurtuldu, Günay’In sözlerine yönelik soL’a verdiği görüşte emeği taşeronlaştıran bir iktidarın bakanından farklı bir açıklamanın beklenemeyeceğini söyledi.

Bakan’a “Sayın Bakan diyor ki; ‘Setlerde sigortasız işçi çalıştırılmıyor’ Nerden biliyorsunuz sayın bakan? Sayın bakana sormak lazım. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın maddi destek verdiği filmlerde çalışanların sigortalı olup olmadıklarını kendileri denetleyebiliyorlar mı? Bakanlığın desteklediği filmlerde dahi çalışan set işçilerinin güvencesiz, sağlıksız ve zor koşullarda nasıl çalıştıklarını Sayın Bakan kendileri biliyorlar mı acaba? Sayın Bakan aşağıdaki sorunların acaba hangilerinden haberdardır? “ sorularını yönelten Kurtuldu, bu politikalar karşısında hükümetin yalnızlaşacağını söyleyerek “Koltukların ve iktidarların ömrü artık dolmak üzeredir” dedi.

“Kültür Bakanı soruyu geçiştirmiş”
Özerk Sanat Konseyi Dönem Sekreteri Canol Kocagöz konuyla ilgili soru önergesini Meclis’in gündemine getiren Milletvekili’ne teşekkür ettiği değerlendirmesinde ‘sorunun sanatçıların iş kolu ve SSK yasalarına dayandırılması meselesi olduğu zaman Kültür Bakanı mevcut T.C yasalarına dayanarak yasak savan cevaplarla konuyu geçiştirmeye çalışıyor. Hatta yasalardan uygulamalar da vererek. Esasında çalışma hayatı sinema alanında geçirdiği deneyimlerle İş kolu Yasası’nın 17 maddesine Güzel sanatları da ekledi’ dedi.

Sosyal Güvenlik Yasası’nda da sanatçıların sigortalı olmaları gerektiğinin yazıldığını vurgulayan Kocagöz, “Gelir Vergisi’nin sanatçılarla ilgili hükümlerine göre de makbuz karşılığı yapılarak ödemeler gerçekleştirilmektedir. Daha çok sanatçılar bu hükümden yararlandırılarak makbuz imzalatılarak veya banka hesap numarasına stopajı kesilerek ödemesi gerçekleştirildiği içinsosyal güvenlik yasalarından yararlanamamaktadır. Bu durumda da neredeyse tüm alandaki sanatçılar demin sözünü ettiğim makbuz karşılığı ödeme kapsamında çalıştıklarından sosyal sigorta kapsamı dışında kalmışlardır ve kalmaya devam etmektedirler” ifadelerini kullandı.

Kocagöz, değerlendirmesinin devamında “Sanatçıları da ileriki yaşta sanatçılığını ispat ederek sigorta borçlanması beklemelerine sebep olmaktadırlar. Bu insanlık dışı sinsi durumu arkadaşlarımız tam farkına varmadıklarından şimdi aldıkları ücretleri tam ücret zannetmekte ücretinin de yüksek olduğu kanısına varmaktadır. Bu da işverenin sanatçılarla ilişkisini kolaylaştırmaktadır. Halbuki böyle olmadığını yıllar sonra sanatçı veriminin düştüğü veya çalışamaz duruma geldiği zamanlarda anlamakta bu zamanda iş işten çoktan geçmiş olmaktadır. Bakanlık şimdi ölümlü kazaların olduğu sinema sektörüne sus payı olarak bazı özel ayrıcalıklar yapacakmış havası vererek veya nakdi yardımlar yaparak meseleyi küllendirmek istemekte ve ayrıca Özerk Sanat Konseyi içinde bulunan sinema kurumlarına özel yasa çıkaracakmış gibi davranarak mücadelesi 1975’lere kadar dayanan devletle, 1995 yılında protokol imzalayan bu yıldan beri sanat alanlarının Ekonomik-Demokratik ve Politik Mücadelesini yürüten ve Türkiye Sanat Kurumu Yasası çıkması için mücadele veren ÖSK’yı da arkadan vurmak istemektedir” dedi.

(soL – Haber Merkezi)