Bir İntikam Kadar Gerçek

‘Dünyanın Ortasında Bir Yer’ adlı oyunu İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen Özen Yula, oyunu yazarken Habil-Kabil hikâyesinden yola çıkmış. 

Kadınların nasıl yaşaması gerektiğine hâlâ erkekler karar veriyor dünyanın birçok yerinde. Gözlerinizin önünde dünya haritasını canlandırın, eminim ki kadınların hayat gemisinin rotasını erkeklerin belirlediği ülkeler arasında ilk gözünüze çarpanlardan biri olacak Türkiye. Oyunları dünyanın çeşitli ülkelerinde sahnelenen Özen Yula’nın kaleme aldığı Dünyanın Ortasında Bir Yer, kendi hayatını yönetmesi engellenen kadınların kalplerinde yetişen intikam çiçekleri kadar gerçek.

17. Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında, 20 ve 21 mayıs tarihlerinde, Harbiye’deki Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izleyiciyle buluşan Dünyanın Ortasında Bir Yer’in yazarı Özen Yula’yla konuştuk.

Zembilfroş Destanı’yla alakası yok

Sevdiği kadını zorla kaçıran ve ona sahip olabilmek için kendi kardeşini bile öldürmekten çekinmeyen bir adamla karşılaşıyoruz oyunda. Ancak işlediği cinayet onun amacına ulaşmasını sağlamıyor. Kadın sonunda bir marangozla birlikte olup, kocasını aldatıyor. Dünyanın Ortasında Bir Yer’in ilk oyunlarından biri olduğunu söyleyen Özen Yula, “Ben bu oyunu yazarken bu konudaki en belirgin ve eski söylencelerden yola çıktım. Habil-Kabil hikâyesi, bunların en etkileyicilerinden biri” diyor. Tiyatroseverlerin festival kapsamında izlediği oyunu Nurullah Tuncer sahneye koydu. Oyunu, daha önce de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Ayşenil Şamlıoğlu’nun rejisiyle izlemiştik. Özen Yula, Ayşenil Şamlıoğlu’nun yorumunu son derece etkili bulduğunu söylüyor: “Ayşenil Şamlıoğlu’nun, bambaşka bir düzlemde gerçekleştirilmiş, belli bir zamana ait olmayan bir yorumu vardı. Tuncer de yetkin bir yönetmen ve görselliği öne çıkaran bir yorumu tercih etmiş.”

Özen Yula’ya, oyunun Diyarbakır Silvan yöresine ait Zembilfroş Destanı’yla benzerlik gösterdiği şeklindeki yorumları hatırlattığımızda şöyle bir yanıt alıyoruz: “O destanı bilmiyorum, çünkü Kürtçe bilmiyorum. Bu oyunda Habil-Kabil ve Nuh Tufanı söylencelerinden hatta Medea’dan bile konu parçacıkları var. Zembilfroş Destanı ile benzerliği yönündeki iddia, sözüm ona bir akademisyene ait. Zembilfroş’taki dörtlü aşk hikâyesi ile Dünyanın Ortasında Bir Yer arasında nasıl bir yakınlık kurmuş anlamadım. Akademisyenler akıllı olacak diye bir şey yok. Vasat zekâlılar da kendince yorum yapabilir elbette.”

Yala Ama Yutma politik komediydi

Birkaç ay önce Özen Yula’nın Yala Ama Yutma adlı oyununun Biriken Topluluğu tarafından, İstanbul’daki Kumbaracı50 Sahnesi’nde oynanması söz konusuydu. Ancak oyunda, kendini bir porno oyuncusunun bedeninde bulan bir melek karakteri vardı ve bunun duyulmasından sonra olanlar oldu. Vakit gazetesi tarafından ekibi hedef gösteren yayınlar yapıldı. Ardından da oyun ertelendi. “Bir ülkede eğitimlilerin anlayışı Zembilfroş örneğinin gösterdiği gibiyse, eğitimsizlerinki de işte bu kadar olur” diyen Özen Yula, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ben bu oyunu politik komedi olarak yazdım ve tepki gelse de bunun politik olacağını tahmin ediyordum. Konu bambaşka yerlere çekildi. Bu, izlemeden, okumadan, bilmeden verilen bir tepki. Bu olay, Türk tiyatro tarihine ilginç bir vaka olarak geçti.”

Uzun zamandır ABD’de yaşayan Özen Yula’dan üniversitede ders verdiğini, oyunlar yazıp yönettiğini ve uluslararası ortak projeler üzerinde çalıştığını da öğreniyoruz.

Özlem Ertan

Taraf