iDANS 2010: Yeni Kozmopolidans

iDANS’ın 2010 Ekimi boyunca gerçekleşecek dördüncüsü, “Kozmopolitlik” teması çerçevesinde hazırlanıyor. iDANS bu progamında kimliklerin karmaşıklığıyla heterojen doğalarına ve sanatsal pratiklerin çoklu kültürel bağlantılarına dikkat çekiyor. Disiplinlerarası sahne gösterilerinden sunumlara, konuşma serisinden atölye çalışmalarına uzanan zengin ve çok yönlü festival programı “koreografinin” kültürel, politik ve duygulanımsal bir müzakere olduğunu vurgulayarak sanatsal ifadelerin agonistik bir kamusal alan için ehemmiyetini araştırıyor.

Politik, etik ve kültürel bir mefhum ve bir yaşam biçimi olarak kozmopolitlik genel olarak, kültürel çeşitliliği bir problem olarak gömeyi değil, anlama, müzakere etme ve kucaklamayı ima eder. iDANS, kozmopolitliğin tartışmalı anlamları ışığında mekân, yer ve çevre arasındaki ilişkileri; yerel ve evrensel sorumluluklar arasındaki gerilimi; toplulukların hareketlilik biçim ve koşullarını; yerleşme ve yer edinme talepleriyle dışlanmayı; “topluluk” olmanın değişen anlamlarını; kentlilik ve kozmopolitlik tahayyülleri arasındaki ilişkileri; düşgücünün oluşturduğu uluslarötesi zaman-mekânı ve coğrafyaya bağlı düşlenebilenleri irdelemeye davet ediyor.

Sanatta kozmopolitlik ne anlama gelebilir ve kozmopolit bir bakış açısı ne gerektirir? Performans sanatları kültürlerin zaten her zaman iç içe geçmişliğini ve melezliğini varsayarak hudutlara dair kaygıları geçersiz mi kılar? Kozmopolitlik gündelik hayatta ve kent ortamında çeşitli soysal gruplar tarafından nasıl yaşanır? Yeni kozmopolit bakış açıları devlet ve pazar mekanizmaları tarafından desteklenen beylik kozmopolit görüşlerden nasıl ayrılır ve bunlara nasıl meydan okur?

Sanat tarafından ya da sanatsal alanlarda ne tür aidiyetler ve yerinden edilmeler üretilir? Göç, zorunlu göç ve diğer hareketliliklerin uluslarötesi performans biçimlerinin üretim, dağıtım ve alımlanmasındaki yeri nedir? Bir metropolün mensubu olmak otomatik olarak sanatta kozmopolit bir bakış açısı kazandırır mı? Biçimlerin, anlamların ve bedenlerin dolaşımı ve yeniden icadında özellikle yoğun bir alan olarak çağdaş dans ne ölçüde kozmopolit bir kategori olarak görülebilir?

Metropolü kültürel bir mahal ve sembolik ve koreografik bir motor olarak öneren iDANS, İstanbul denen kent karizmasını yaratan duyuların, gündelik detayların, efsane ve hikâyelerin rolünü yeniden değerlendirmeye davet ediyor. Ancak, herşeyden önce ve en önemlisi, iDANS Festivali sanatçıların ötekiyle karşılaşan kendileriyle karşılaşmalarına olanak veren bir platform sunmayı hedefliyor.