İstanbul Kimin Şehridir?

 İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın bütçesini kim ya da kimler talan etti?

 Bilinmiyor.

 Açıklanmayacak, bunu biliyoruz.

 Bu durumun böyle olacağını, o Ajansın birilerine ‘bağışlanmak’ için kurulduğunu daha ilk gün yazdık, söyledik.

 Gerekçemiz ise açıktı.

 ‘Ajans’ın başına iş bilmez, gözü aç, sanat ve kültür ile ilişkileri tamamıyla tartışmalı olan isimler üşüşüyor’ demiştik.

 Öyle de oldu.

 Daha kurulduğu ayın hemen ertesinde “İstanbul camileri için Uşak kilimleri projesi” adıyla kimlere ne kadar para transfer edildiğini sorguladık.

  “Bu iş hangi akla hizmettir” dedik.

 Yanıtlayan olmadı.

 Yine kuruluşunun daha ilk yılı dolmadan, Nuri Çolakoğlu’nun tam da AKM tartışmaları sürerken istifa nedenlerini sorguladık.

  “Olup bitenler halkla paylaşılmalı; Ajans’ta kaynayan cadı kazanından, pis kokular yükseliyor” dedik.

 Dinleyen olmadı.

 İşin başına bir ‘tüccar’ getirildi. “Sanat ve kültürle Şekip Avdagiç’in ilişkisi ne?” diye sorduk.

 Duyan olmadı.

 Avazımız çıktığı kadar bağırdık.

 AKM’nin önünde, olmadı 2010 Ajansı’nın dış kapısının önünde, “burada yolsuzluklar yapılıyor, bu ülkenin savcıları, yargıçları bize kulak vermelidirler, suç duyurusunda bulunuyoruz’ dedik.

 Dinleyen olmadı.

 Mimarlar Odası, Kültür Sanat-Sen, Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği, Özerk Sanat Konseyi ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi olarak aylık basın açıklamaları gerçekleştirip; yolsuzlukların, ajans içindeki rant kavgasının, çakma prodüksiyonların, programların izini sürdük.

 Belgelerden oluşturduğumuz dosyaları paylaştık.

 Basın ilgisiz kaldı.

 Hükümet ve hükümetin atadığı Ajans kadroları, yöneticileri, yandaşları duymazlıktan geldiler.

 Savcılar, yargıçlar duymazlıktan geldiler.

 Çıkar kavgalarıyla iç çatışmalar açığa çıkıp, ikinci kez istifalar sökün edince, basın yine ilgisiz kaldı. Küçücük haberlerle mesele adeta geçiştirildi, pislikler Uşak kilimlerinin altına süpürüldü.

 Yurttaşların sessiz çoğunluğu, ‘İstanbul için’ kurulduğu söylenen Ajans’ın talan edilmesine seyirci kaldılar.

 Ortada konuşulan rakam, 400 milyon Euro’dur.

 Ajans ise, kendilerine 2008, 2009 yıllarında, 200 milyon Türk Lirası aktarıldığını söylüyor.

 Bu paranın yalnızca 20 milyonu, açılış gecesinde birilerinin cebini doldurdu!

 ‘Sanatçı’ kimlikleri bile tartışmalı popçularla meydan konserleri, havai fişek gösterileri ve sultanlara yakışır, Haliç güzellemeleri yapıldı.

 2010 Ajans’ı tarafından üretilmiş tek prodüksiyon yoktur.

 ‘Ismarlanan’ işlerin yüzde 90’ı ise, her anlamda tartışmalıdır.

 Dışarıdan getirtilen projeler, sanatsal erginlikten, estetikten yoksun ‘çakma’ işlerdir.

 Bu işlere harcanan rakamlar, aradaki ‘sanat tefecisi’ bir takım ‘çakma’ ajanslara ödenen rakamlar, bilinmemektedir.

 Ülke genelinde Ajans, hangi sanat alanında kimlere, hangi işleri yaptırmıştır?

 Bunlardan kaçı sanatsal, kültürel etkinliktir?

 Bu işler için hangi şirket, Ajans ve kişilere ne kadar ödenmiştir?

 Ajans’ın iş yaptırma veya proje satın alma ‘kıstasları’ nelerdir?

 Ajans fonundan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne, ‘alt yapı çalışmaları için’ ne kadar para, hangi gerekçeyle aktarılmıştır?

 Ajans yönetimince açıktan kollandığı belli olan kaç dinci vakıf, cemaat ve ‘yardımsever dernek’ vardır?

 İstanbul Film Festivali ve Tiyatro Festivali için İKSV’ye nasıl bir destek verilmiş, kaç lira ödenmiştir?

 Üniversiteler Tiyatro Buluşması’na sunulan katkı nedir?

 Kültürel varlıkların geri kazanımı için kaç lira harcanmıştır?

 Yurtiçi ve yurtdışı ‘tanıtım giderlerine’ ödenen para ne kadardır?

 AKM’nin onarımı için Ajans fonundan ayrılan ve Kültür Bakanı tarafından bankaya yatırıldığı söylenen, 75 milyon Lira neden ortada yoktur?

 Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul AKB Ajansı arasında AKM için, 8 Ekim 2008’de yapılan protokole neden uyulmamaktadır?

 Nedeni, toplumla, sanat alanlarıyla, kentine ve kültürel varlıklarına sahip çıkan duyarlı yurttaşlarla, sanat örgütleriyle inatlaşan, ‘AKM yıkılmalı’ diyen Başbakan mıdır?

 Ey okur, ey halk, ey sanatçı kardeşlerim yasalar bir kez daha çiğneniyor.

 Gerçekler, AKP tarafından ve yandaş medyasının yoğun desteğiyle bir kez daha gizleniyor.

 Yasalar önünde suç işleniyor.

 Bir kez daha, inatla yineliyorum.

 2010 AKB Ajansı, yaptığı tüm işlerin ve harcamalarının tek tek hesabını vermelidir.

 AKM onarımı hemen başlatılmalıdır.

 İstanbul kimin şehridir?

 Bir avuç yiyicinin mi, yoksa alanları, meydanları dolduran eşitlik-özgürlük ve barış diye haykıranların mı? Bilinmelidir.

 anlamakgideni.blogspot.com



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: