İstanbul Tiyatro Festivali’nde Kafka’nın “Dava”sı

Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Türkiye’ye davet edilen Münchner Kammerspiele’nin “Dava” isimli oyunu İstanbullu seyircilerle buluştu. 1911 yılında kurulan, 1920’li yıllarda Almanya’da Berlin haricindeki en önemli sahne olma özelliği taşıyan Münchner Kammerspiele’de aynı yıllarda Bertolt Brecht de dramaturg olarak çalışmış. Grubun repertuarında pek çok tiyatro klasiğinin yanı sıra, çeşitli roman ve filmlerden uyarlanmış oyunlar da yer alıyor; Orhan Pamuk’un “Kar” romanı da bu uyarlamalar arasında. Yine bir roman uyarlaması olan ve yönetmenliğini, grupta konuk yönetmen olarak bulunan Andreas Kriegenburg’un üstlendiği, dramaturjisi Matthias Günther tarafından yapılan “Dava”nın özgün ve de etkileyici sahne tasarımı da aynı zamanda marangozluk eğitimi almış olan yönetmene ait.

Kafka’dan uyarlanan ve 2008 yılı sonbahar sezonunda prömiyerini yapan oyun, banka memuru Josef K.’nın günün birinde nedenini anlamadığı bir şekilde tutuklanması ve dava edilmesi üzerine. Kim tarafından hangi suçla ne amaçla itham edildiğini bilemeyen K., tüm zamanını bu davanın nedenini anlamaya ve bir çıkış yolu bulmaya ayırır. Ancak ne kendisini dava eden mahkemeye ne de bunun kaynağı olan kanuna dair elle tutulur bilgilere ulaşamaz. Yönetmene göre, Kafka’nın romanında gerekçe arayan okuyucu da bu sorgulamaya dahil olur ve bir anlamda K.’nın yerini alır.

Oyun, gözü andıran büyük bir çukurdan oluşan sahne tasarımıyla icra ediliyor. Çukurun merkezinde sürekli dönen daire, oyun boyunca K.’nın evi, sorgu odası, avukatın mekanı vb. olarak işlevleniyor. Oyuncuların, arada seyirciye doğru kapanarak neredeyse dikey konuma gelen daire üstünde, sabit dekorlardan da yardım alarak yer çekimine karşı oynamaya devam etmesi oyunculuk açısından önemli bir performans göstergesi olmanın ötesinde K. karakterinin içinde bulunduğu çıkmazı ve beyhude uğraşını imliyor. Sahnedeki sekiz oyuncu da, avukat, mübaşir, amca, ressam vb. diğer karakterleri oynamadıkları ya da anlatıcılık yapmadıkları esnada aynı anda K.’yı icra ediyorlar. Bu çoğul K. tasarımı, seyircinin de K. gibi düşünmesini sağlayarak seyirci dahiliyeti için tercih edilmiş.

Festival programında 16 ve 17 Mayıs tarihlerinde iki kez sergilenen oyun, kendisine büyük ilgi gösteren İstanbul seyircisi tarafından da beğeni ile karşılandı; selam esnasında uzunca bir süre dinmeyen alkışlara “bravo” nidaları ve ıslıklar eşlik etti.

Sezin Gündoğan/MİMESİS