Üniversite Tiyatrolarına Bir Engel Daha

(Anadolu Üniversitesi bünyesinde çalışma yürüten Yaşayan Tiyatro’nun üniversite yönetimince önlerine çıkartılan engellemeler üzerine kaleme aldıkları yazıyı yayınlıyoruz.)

ÜNİVERSİTELER SOSYALLEŞME YERİ DEĞİLDİR (!)

Anadolu Üniversitesi yönetimi, tiyatro sanatından pek hoşlanmıyor olacak ki, üniversitede kurulan amatör tiyatro kulübüne deyim yerindeyse köstek olmakta. 2001 yılından beri sanatsal faaliyetlerimizi hep bir adım öteye taşıyarak çalışan Yaşayan Tiyatro Topluluğu olarak, kurulduğumuz yıldan bu yana yönetimin müdahalelerine maruz kalmaktayız.

Rektörlükle yıllardır süre gelen bir çalışma alanı savaşımı söz konusu. Bunun temel nedeni olduğunu düşündüğümüz şey, Türkiye’de ilk ve tek olan üniversiteye ait kadrolu / profesyonel tiyatro grubunun yani Tiyatro Anadolu’nun olması. Bu sebeple yönetim tarafından daima üvey evlat muamelesi gördüğümüz aşikar. Geçen yıla kadar kulüp çatısı altında bulunan 4 grup da bir fakültenin giriş katında, koridorlarında çalışıyordu ve bu sezon başı nihayet yıllardır avutulduğumuz Öğrenci Merkezi Binası yapıldı, ancak rektörlük binayı açtığında 4 tiyatro topluluğuna tek bir ofis, dekor deposu, dolapların olduğu küçük kostüm odası tahsis etti. Nasıl bir mantıktır ki, tiyatro kulübüne çalışma alanı düşünülmemişti. Yaz boyunca uğraşlarımız sonucunda aslında müzik kulübü için yapılan, yalıtımlı, penceresi ve havalandırma sisteminin olmadığı, 2 metre yükseklikte, 25 metrekare parkeli bir oda verildi. Ancak takdir edersiniz ki, hem odanın fiziksel koşulları hem de 4 grubunda kalabalık kadroları sebebiyle orada çalışmak mümkün değildi. Sonrasında koridorlara taştık, ama yönetim ofisleri, binada bulunan restoran müşterileri sesten rahatsız oluyor, duvarlar kirleniyor diye koridorlardan da kovulduk çünkü yönetimin bize alenen söylediği cümle “o bina rektörün göz bebeğiydi, üniversitenin tanıtımı ve reklamı için son derece önemliydi ve zarar görmemeliydi.”

Çalışma odasının sağlıksız koşullarını anlatmaya gittiğimizde eski rektör yardımcımız Sayın Prof. Dr. Ömer Zühtü Altan ile danışman hocamız konservatuar sahne sanatları bölümü müdür yardımcısı Doç. Erol İPEKLİ’den şuursuz pek çok açıklama ile karşılaştık. “O odada ezber yapın, gösteriminize 1 ay kala bir şeyler yaparız, atlayıp zıplamayın çok, kadronuzu eleyin, herkesi oyuna çıkarmayın, şehir tiyatrolarının bile böyle yerleri yok” gibi…

Tam da şu sıralarda rektör değişti ve yine sanat düşmanı prosedür adamı biri daha geldi “başımıza”, Davut Aydın. Rektörlük değişimi zamanları iç karışıklıklar olduğundan yönetim uzun süre boş kaldı ve pek çok imza işlerimiz, çalışma alanı tekliflerimiz reddedildi. Bu sıralar binaların güvenliklerinden sorumlu Özel Güvenlik Birimi (ÖGB) işten çıkarıldı ve binalarda güvenlik olmadığından fakülteler dahil Öğrenci Binası da mesai bitiminde kapandı, öyle bir çelişki ki, öğrenci kulüpleri için yapılan bina sadece ders saatlerinde açıktı, bu görünür sorunla gittiğimizde “”Üniversiteler sosyalleşme yeri değil” cevabıyla karşılaştık. Ardından güvenlik sorunu çözüldü ancak bu kez de binamız hafta sonları kapalı, haftaiçleri de 21:00’e kadar açıktı, ders çıkışı 18:00-21:00 arası çalışmak sahne çalışmasının verimliliği açısından yeterli olmamakla birlikte, 20:30 dan 21:00’a kadar bina yönetimi tarafından telefonla “saat 21:00 oluyor, haydi çıkın” şeklinde tacizlere de  maruz kaldık. Ardından uğraşlarımız yanıt bulmaya başladı diyebiliriz. Diğer kulüplere sağlanmayan, sadece tiyatro kulübüne özel izinle yine hafta içleri 00:00’a kadar çalışma iznimiz çıkmıştı, ardından yine rektörlük kapılarını aşındırmamız sonucu dekor depomuzu da prova için kullanabiliyorduk (dekor deposu tiyatro kulübüne ait olmasına rağmen orada sadece dekorlarımız kalabilirmiş, orada prova almak bile sorundu başta -ek olarak burada da havalandırma-pencere yine yok, ayrıca tavan arası olduğundan her çalışma günü bir arkadaşımız başını alçak tavana çarpıp yaralanabiliyordu, şaka gibi ancak elimizde neredeyse tüm kadroya ait tomografi sonuçları var)

9 yıldır düzenlediğimiz Anadolu Üniversitesi Amatör Tiyatro Günlerimiz 25 Nisan 2010’da sona erince hafta içleri 00:00 ‘a kadar olan iznimiz de elimizden alındı,  turnelere hazırlık amaçlı provalarımız yine manuple edilmiş oldu. Biz de  yönetim sayesinde (!) bina dışında, kampüs içinde, güneşin altında defalarca prova almak zorunda kaldık. Rektörlüğün Tiyatro kulübüne sağladığı olanaklara gelince; oyun dekorlarının yapımı, 4 kulübe toplamda yıllık 600 TL ödenek ayırmak – ki bu yıl bu uygulama da yürürlükten kaldırıldı.- İçinde devasa büyüklükte ve kaliteli ekipman barındıran salonları, sadece oyun günleri 09:00’dan 22:00’a kadar kullanabilmek -salonu kullandığımız için teknikerlere günlük 100 lira vermek “zorundalığımız” da ayrı bir yönetim çelişkisidir.-

A.Ü. rektörlüğünün “DESTEKLİYORUZ” söyleminin altında, sahip olduğumuz koşulları  bile giderek zorlaştırması, “Sanata ve sanatçıya destek verdiklerini” ağızlarına sakız eden yönetimi utandırmalıdır. Ayrıca şehir içinde ve üniversitede gerçekleştirilen teatral etkinliklerin, üniversitenin amatör tiyatro topluluklarına ket vurması “sanatta etik” tartışmalarını doğurmalıdır.

Biz Yaşayan Tiyatro olarak yönetimin tüm bu çelişki ve yaptırımlarına karşı sokakta prova alıp, turne ve gösterimlerimizi gerçekleştirmekteyiz. Tüm engellemelere karşın alternatif sanat ve amatör ruh adına teatral değeri yüksek işler çıkarmaya devam edeceğiz.

Ebru Ak / ebruak86@gmail.com

Uğur Açıkgöz / ugur_acikgoz@hotmail.com

YAŞAYAN TİYATRO