Dostları, Öğrencileri Füsun Akatlı’yı Anlattı

Akatlı’ının öğrencileri Yeter “Bize omurgalı durmayı öğretti”; Sertdemir “Hayatımızın akışını değiştirdi”; yönetmen Alkaya “Zekasından ilham almak eğlenceliydi”; yazar İleri “Bizim kuşakta çok emeği var”; oyuncu Saban “Edebiyata ‘eleştiriye tahammül’ü kattı” dedi.

Yazar, eleştirmen Prof. Dr. Füsun Akatlı için Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde düzenlenen veda töreninde dostları, sevenleri ve öğrencileri vardı.

bianet’in görüştüğü öğrencileri ve sahnede konuşan dostları, Akatlı için şunları söylediler.

Yiğit Sertdemir (oyuncu, yönetmen, Akatlı’nın öğrencisi): Füsun Hoca’nın hayatı bana göre bir biyografi değil kaynakçadır. Bize kattığı en önemli özellik “farkında olmamızı” sağlamasıydı. Müthiş bir mizah duygusu vardı, ironiyi çok iyi kullanırdı. Tüm sorularımızı felsefeyi kullanarak fakat bizim anlayabileceğimiz bir dilde yanıtlardı. Hayatımızın akışını değiştirdi diyebilirim.

Tolga Yeter (oyuncu, Akatlı’nın öğrencisi): Şu an, sanatta ve hayatta bir duruşum varsa onun sayesindedir. Bize omurgalı durmayı, omurgasızlarla savaşmayı öğretti. Yaptığı işi hiçbir çıkar gözetmeden, kendinden asla ödün vermeden gerçekleştirdi. Füsun Akatlı’nın Yeditepe Üniversitesi’nden ayrılma süreci hiç adil ve etik değildi. Nitekim hakkını hukuki yollara başvurarak aradı ve açtığı davayı kazandı.

Dilek Doltaş (Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı): Bugün yazın, eleştiri ve eğitim dünyası  için büyük ve yeri doldurulamayacak bir kayıp yaşıyoruz. Füsun, dobraydı; “moda değerlere” yüz vermezdi. Demode değildi fakat kendi gündemini kendi belirlerdi. 68 kuşağının ideallerle bezenmiş vakur tavrına sahipti. Bizlere aydın olmanın ne anlama geldiğini yaşamıyla gösterdi.

Orhan Alkaya (şair, yönetmen): Onunla arkadaşlık etmek, zekasından ilham almak çok eğlenceliydi. Hayatı dayanılır kılan insanlardandı, asıl kaybettiğimizin bu imkan olduğunu düşünüyorum.

Yekta Kopan (yazar, televizyon sunucusu): Dünyanın en komik cep mesajlarını gönderirdi, harika taklitler yapardı. Dalga geçmesini iyi bilirdi.

Selim İleri (yazar): Arkadaştık, birinci sebebi edebiyata olan sevgimiz, ikincisi eleştirmenim olmasıydı. Beni çok eleştirirdi ve bu hoşuma giderdi. Bizim kuşağın üzerinde büyük emeği var.

Leyla Erbil (yazar): Füsun kanserden öldü belki ama ben onun asıl, bu ülkedeki aydınlara rahat vermeyen sistemden dolayı  öldüğünü düşünüyorum. O; Çorum, Gaziantep, Maraş  olayları, Sivas katliamı, kanlı 1 Mayıslar ve yargısız infazlardan dolayı öldü.

Doğan Hızlan (gazeteci, eleştirmen): Füsun önyargılı olmayan bir eleştirmendi. Hiçbir yazarın hakkını yemeden, kendi bakış açısından süzerek eleştirilerini yazardı. Karşısındakini yumuşak bir tavırla dinlerdi fakat bu, onun ikna olduğu anlamına gelmezdi. Füsun Akatlı’yı okuyun.

Nedim Saban (oyuncu, yönetmen): Tiyatro adına konuşursam, bir kere müthiş bir medeni cesaret sahibiydi. Cesaret gerektiren şeyler yaptı. Edebiyata kattığı en önemli şey ise, ‘eleştiriye tahammül’ diyebiliriz. Füsun Akatlı’nın eleştirdiği insanlar bile bugün onu saygıyla anıyor. Füsun Akatlı’nın benim ve benim gibi tiyatrocuların hayatındaki yeri çok önemli. O, Şehir Tiyatroları tarihinde büyük bir aydınlanmanın öncülerindendi.

Ayşenil Şamlıoğlu (İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni): İstanbul Şehir Tiyatroları’na bunca yıl, bu kadar emek vermiş olması, buradan emekli olması Türkiye’de tiyatroya verdiği katkının ne kadar büyük olduğunu anlamak için yeterli. Onun hayatına baktığımızda tiyatroya, edebiyata ve felsefeye adanmış bir hayat görüyoruz. Her gidenin ardından içimiz yanıyor, çünkü gidenlerin yerine artık onlar gibi insanlar gelmiyor. Füsun Akatlı giderken ardında bir aydın olarak asla doldurulamayacak kadar büyük bir boşluk bıraktı.

Bianet