Satmışım Sanatını!

Kültür sanat alanındaki son darbesi müze gişelerinin özelleştirilmesi kararı olan AKP’nin bu alandaki siciline piyasacılık damga vuruyor.

Özel sektörle işbirliği yaparak müze gişelerini yenileyeceğini duyuran Kültür ve Turizm Bakanlığı, müze ve ören yerleri ile ilgili özelleştirme uygulamasında yeni bir adım atmış oldu.

Daha önce, müzelerin satış mağazası sayısını 9’dan 55’e çıkaran Bakanlık bu mağazaları da özelleştirmişti.

AKP’nin kültür ve sanat alanındaki icraatlarına bakıldığında, yapılanların halkı sanatla buluşturmaktan çok soğutmaya hizmet ettiğini gösteriyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise, her tartışmalı uygulamayı ısrarla savunmaya ve kamu yararının gözetildiğini iddia etmeye devam ediyor.

Bilete zam salona yıkım kararı

Geçtiğimiz Ocak ayında, Devlet Tiyatroları biletleri yapılan yüzde 44,44’lük zamla fiyatı en fazla artan kalem olurken, Harbiye’deki Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin kurul kararlarına rağmen yıkılması, Bakanlığın kültür sanata yönelik darbelerinden biri oldu. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararına göre sit alanı içinde olan Muhsin Ertuğrul Sahnesi, karar yok sayılarak, tiyatro sanatçılarının tüm itirazlarına rağmen, Kongre vadisi Projesi için yıkılmıştı.

Sanatçıya güvencesizlik dayatması

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın özelleştirmede güvencesizleştirme girişimi, kuruma bağlı çalışanların özlük haklarına aykırı uygulamaları hayata geçirerek, sanatçılara ‘performans değerlendirme kriterlerini’ dayatmak oldu. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bağlı sanatçılara uygulanan bu kriterlerin, Anayasa ve 657 sayılı Kanunun disiplin ve sağlık hakkı hükümlerine aykırı olduğunu dile getiren Kültür-Sanat –Sen uygulamanın durdurulmasını talep ediyor.

Geçtiğimiz Mart ayında Diyarbakır’a giden Bakan Günay, Devlet Tiyatrosu’nda 100 kişinin çalıştığını öğrenince, “Bu tür işleri özelleştirmek gerekir. Personele verdiğimiz bu paraları amatör tiyatrolara versek, bütün bölge tiyatro olur” diyerek kadrolu çalışan sanatçılara bakışını ortaya koymuştu.

AKM’den nasıl para kazanılır?

Öte yandan, önce yıkılması daha sonra tadilatı ile gündeme gelen ve Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunma Kanunu’na aykırı bir şekilde yapılan tadilatı mahkemece durdurulan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) hakkında geçen yıl Bakan Ertuğrul Günay’ın yaptığı açıklama dikkat çekiciydi. Bakan, “Fazla kapsamlı bir çalışma yapıldı ve çok uzadı. Geçen hafta 60 milyon TL’nin üzerinde bir ihale gerçekleştirildi” demişti. AKM için düzenlenen ihaleler, bina içine restoran, dış cepheye reklam gibi projeler, Bakanlığın sanatı bir rant alanına dönüştürdüğünün göstergeleri olarak yorumlanıyor.

Aspendos’a zarar vermekten korkmuyorlar!

Her fırsatta Türkiye’nin tarihi zenginliklerine vurgu yapmayı ihmal etmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın akıllarda kalan bir diğer darbesi de Aspendos için geliştirdiği ‘Aspendos Arena Projesi’. Kültür ve Turizm Bakanlığı Koruma Yüksek Kurulu’nun birinci derece arkeolojik sit alanları için sadece zorunlu altyapı uygulamalarının yapılabileceğine dair kararına rağmen, Bakanlık Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’yle (TÜRSAB) birlikte sit alanına açık hava tiyatrosu yapmak üzere protokol imzaladı. Böylece Bakanlık gerektiğinde kendi çıkardığı yasayı da çiğneyebileceğini göstermiş oldu.

Emek Sineması’nı yıkıp alışveriş merkezi yapmak istiyorlar

İstanbul’daki tarihi Emek Sineması’nın yıkılıp yerine alışveriş merkezi inşa edilmesi planını sessizce hayata geçirmeye çalışan AKP’li Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, muradına eremedi. Multi Turkmall adlı şirket tarafından yapılacak alışveriş merkezi projesi, İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nin projenin yürütmesini durdurmasından ötürü şimdilik rafa kalktı.

85 yıllık tarihi binanın yıkılması ile ilgili Demircan’ın kullandığı ifadeler sanata bakışı hakkında fikir veriyor. Binanın üst katına sinema salonu yapılacağını söyleyen Demircan, “ Sonuçta ha bodrumda durmuş, ha ikinci katta. Önemli olan o binanın içinde Emek Sineması’nın olması” demişti.

Sol-Haber