Can Yücel Datça’da Anıldı

Usta şair Can Yücel, ölümünün 11’inci yıldönümünde, son günlerini geçirdiği Muğla’nın Datça İlçesi’nde önceki gün anıldı. Törene, CHP’li Belediye Başkanı Şener Tokcan, Can Yücel’in kızları Güzel ve Su Yücel ile sanatçılar, Can Yücel’in dostları ve vatandaşlar katıldı. Ayrıca 2. Datça Edebiyat Günleri çerçevesinde 3 gün sürecek olan etkinliğin ilk günü usta şaire ayrıldı

Datça Belediyesi ile Edebiyatçılar Derneği’nin birlikte düzenlediği, 2’nci Datça Edebiyat Günleri, usta şair Can Yücel’in ölüm yıldönümü olan 12 Ağustos’ta başladı. Datça’da üç gün sürecek olan etkinlikler çerçevesinde ilçenin değişik yerlerinde fotoğraf sergileri, şiir ve müzik dinletileri düzenlenecek. Bugün sona erecek olan edebiyat günlerinin ilk günü şair Can Yücel’e ayrıldı. Can Yücel’in hayatının son yılarını geçirdiği eski Datça’daki müze evi her yıl olduğu gibi yine ziyaretçi akınına uğradı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce kişi, Can Baba’nın soluk alıp verdiği, şiirlerini kaleme aldığı eşyaları arasında dolaşırken, onun ağzından söylediği şiirlerle duygulandı. Can Yücel Müze Evi’ne açılan anı defteri ise dolup taştı.

İstanbul Sesler ve Düşler Grubu’ndan Güneş Demir (Gitar) ve Ozan Çoban (keman) mini dinletisi sundu. Müze evin ziyaretinin ardından, Can Yücel kahvesinde ‘Öyle Rüzgar Esiyor ki, Bu Datça’da’ adlı panel düzenlendi.

“BABAM ZOR İNSANDI”
Can Yücel’in kızı Güzel Yücel, babası ile anılarını anlattı. Can Yücel’in zor bir adam olduğunu belirten Güzel Yücel, “Babam bir o kadar da sade idi. Herkes soruyor nasıl bir baba diye. Babam, çocuklara bakarak şöyle derdi; ‘Yaptığınız işi iyi yapın, yaşamınıza geçirin’ derdi” diye konuştu.

Can Yücel’e de “Baba ben hala denizlerin korunması ile senin sokağının korunması ile uğraşıyorum. Su ise resimler yapıyor. Hasan, bilimsel çalışmalarına devam ediyor. Amerika’da bir ödül kazandı” diye seslenen Güzel Yücel, “Şöyle derdi babam; ‘Dünya çok büyük. Biz onun çok küçük bir tarafını biliyoruz. Küçük bir yerini çalıştırıyoruz. Belki şiir, belki resim, belki müzik. Bu hayatın büyüsünü bu kadar az çalışan yönünün genişletilmiş hali şiirdir. Hayattan çıkan en büyük çılgınlıktır şiir’ derdi. Datça’ya geldikten sonra babam için başka bir dönem başladı. Doğaya, börtü böceğe daha bir yakınlaşmıştı. Ama şunu unutmamıştı. Siyaset tepeden inme değil. Siyaset, nesnelere dokunmak onların yanı başında olmak demekti. Datça’nın insanları ile oturup konuşur, onlara şiirler okurdu. O birikimini buraya taşıyordu. Babam sınıf farkını biliyordu. Ama bu sınıf farkını en aza indirmeye çalışıyordu. Bunu da yaparken, bunu da korurken, burayı özellikle seçmişti. Binlerce yer olabilirdi. Ama urayı seçtiyse, buraya bugün bu kadar çok insan geliyorsa, babamın demek ki söyleyecek sözü bitmemiş. Daha büyüyerek gidiyor. Bugün de Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var” dedi.

ÖLÜM VE YAŞAM
Datça Edebiyat Günleri’nin onur konuğu şair-yazar-çevirmen Ataol Behramoğlu ise “Can’a bir yıl daha yaklaştık” diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi:
“Geçen yıl da buradaydık. O gün de söylemiştim. Her geçen yıl Can’a bir o kadar daha yaklaşıyoruz. Bu tür toplantılara ölüm yıldönümü demek doğru değil. Şunu söylemek istiyorum. Bugün aramızda olmayan arkadaşlarımız tam olarak ölü değil. Bizler de tam olarak canlı değiliz. Hayatın gerekliliği böyle bir şeydir. Böyle bir beraberlik içindeyiz. Bunun altını çizmek isterim. Bir taraf, yani Can Yücel ve birçok başkaları. Böyle bir akış var.”

Can Baba günebakan ve şarap ile anıldı
12 Ağustos 1999 gecesi hayata gözlerini yuman şair Can Yücel, ölümünün 11. yılında ÖDP Konak ilçe örgütünün İzmir Kent Müzesi’nde yaptığı etkinlikle anıldı. Müzik dinletisiyle başlayan etkinlik Can Yücel’in şiirlerinin gençler tarafından okunmasıyla devam etti. Can Yücel’in kendi sesinden şiirlerin de dinlendiği etkinlik ilgi ile izlendi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte şairin çok sevdiği günebakan çiçekleri ve şarap da unutulmadı.

Birgün