Bu Berber Bildiğiniz Gibi Değil

Eğlenceli, akıcı, akılda kalıcı müziğiyle opera repertuarının vazgeçilmezleri arasında yer alan Rossini’nin ‘Sevil Berberi’ operası, bu sezon İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneleniyor.

Hayatı boyunca hiç opera izlememiş birinin bu sanat dalı hakkındaki önyargılarını ortadan kaldırmak istiyorsanız, onu Sevil Berberi’ne götürün. Eminim ki, sonuç başarılı olacak. İtalyan besteci Gioacchino Rossini’nin en sevilen eserlerinden biri olan Sevil Berberi/Il Barbiere di Siviglia, kuşkusuz opera-buffa tabir edilen komik operaların en başarılı örneklerinden biri.

Fransız oyun yazarı Beaumarchais’nin adını daha önce duymamış olabilirsiniz. Ama Figaro ismi, opera ya da tiyatroyla çok ilgili biri olmasanız da en azından yabancı gelmeyecektir size. Yazarının önüne geçmiş karakterlerden biri olan Figaro, Beaumarchais’nin aristokrasi eleştirisi etrafında gelişen Figaro üçlemesinin başkahramanı. Hani “Akıllı uşak Figaro” var ya işte o Beaumarchais’nin Figaro’su. Sevil Berberi de, Beaumarchais’nin Figaro üçlemesinin ilk eseri.

Görür görmez âşık olduğu Rosina’yla evlenebilmek için, kızın kurnaz vasisi Doktor Bartolu’yu alt etmek zorunda olan Kont Almaviva, tesadüfen eski berberi Figaro’yla karşılaşır. Sonunda, zeki ve işbitirici bir halk adamı olan Figaro’nun yardımıyla, kızla evlenerek onun mirasına konmak isteyen Doktor Bartolu’yu alt eder ve muradına erer. Komik ve eğlenceli bir metin olan Sevil Berberi, tarih boyunca birçok opera bestecisi tarafından ele alındı. Rossini’nin eserini saymazsak bunlar arasında en bilineni Paisiello’nun Sevil Berberi’ydi. Bu arada Mozart tarafından bestelenen, Figaro üçlemesinin ikinci eseri Figaro’nun Düğünü’nde aristokrasi eleştirisinin Sevil Berberi’ndekinden çok daha belirgin olduğunu söylemeden geçmemek gerekir.

Çok başarılı bir oyuncu kadrosu

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin bu sezon sahnelediği eserlerden biri de Sevil Berberi. Galası, 11 kasımda Süreyya Sahnesi’nde yapılan Sevil Berberi’ni, geçen yıl İstanbul’da Puccini’nin La Boheme’ini sahneye koyan İtalyan rejisör Flavio Trevisan yönetiyor. Librettosunu, Beaumarchais’nin oyununu temel alarak Cesare Sterbini’nin yazdığı eser, eğlenceli, akıcı, akılda kalıcı müziği ve içerdiği komedi unsurlarıyla opera repertuarının vazgeçilmezlerinden biri. Orkestrayı Vladimir Lungu’nun, koroyu ise Mikhail Iskrov’un yönettiği Sevil Berberi’nin çok başarılı bir oyuncu kadrosu var. Rosina’yı oynayan, 2008 Leyla Gencer Şan Yarışması birincisi koloratür soprano Nazlı Deniz Boran, renkli, kıvrak, tizlerde inanılmaz derecede parlak sesiyle özellikle Una Voce Poco Fa’yı çok iyi söylüyor. Boran’ın kastı ise mezzosoprano Nesrin Gönüldağ. Figaro’yu seslendiren bariton Caner Akgün hem sesi hem de oyunculuğuyla akıllarda yer ediyor. Figaro’nun meşhur aryası Largo al Factatum Della Citta’yı Caner Akgün’den dinlemek çok keyifli. Kont Almaviva’nın aryaları zor ve ustalık gerektiriyor. Tenor Caner Akın, bu zorlukların üstesinden geliyor. Doktor Bartolo’yu oynayan bariton Ali İhsan Onat, sesi ve oyunculuğuyla operabuffalar için çok uygun bir seçim. Gökhan Ürben de para düşkünü müzik öğretmeni Don Basilio rolünde başarılı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, Don Basilio’nun diğer kastı. Berta’yı seslendiren Neslişah Pekin’in ne kadar güzel ve güçlü bir sesi olduğu o küçük rolde bile belli oluyor.

Sevil Berberi’nin, küçük Süreyya Sahnesi’nin olanaklarına uygun kullanışlı bir dekoru var. Rejisör Flavio Trevisan, eseri orijinal zamanının dışına çıkarmamış ve oyundaki komedi unsurlarını vurgulamaya çalışmış.

Rossini’nin, su gibi akıp geçen zamanın eskitemediği ölümsüz eseri Sevil Berberi’ni 21-23-25-28 aralık tarihlerinde Kadıköy’deki Süreyya Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.

Özlem Ertan

Taraf