Can Gürzap Tiyatroyu Bırakıyor

Tiyatronun usta isimlerinden Can Gürzap, Türkiye’de tiyatroyla seyircisi arasına maddi sorunların girdiğini belirterek, özel tiyatroların büyük fedakarlıklarla ayakta kaldığını söyledi. Başrolünü Nurseli İdiz ile paylaştıkları “Evliliğe Gelince” adlı oyun için İzmir’e gelen Gürzap, özel tiyatroların ayakta kalmalarının giderek zorlaştığını ifade etti ve “Tiyatro giderek ciddi ölçüde kan kaybediyor, kaybedilen kan da seyircidir” dedi.

Tiyatronun usta isimlerinden Can Gürzap, Türkiye’de tiyatroyla seyircisi arasına maddi sorunların girdiğini belirterek, özel tiyatroların büyük fedakarlıklarla ayakta kaldığını söyledi.Başrolünü Nurseli İdiz ile paylaştıkları “Evliliğe Gelince” adlı oyun için İzmir’e gelen Gürzap, özel tiyatroların ayakta kalmalarının giderek zorlaştığını ifade etti ve “Tiyatro giderek ciddi ölçüde kan kaybediyor, kaybedilen kan da seyircidir” dedi.

Gürzap, seçim dönemleri, kandiller, maç günleri dahil, eskiden seyirci sayısını etkilemeyen pek çok şeyin, artık seyirci sayısını etkilediğini, en çok da bilet fiyatlarının “özel tiyatroyla seyircisi arasına girdiğini” belirterek, tiyatroların altın dönemini yaşadığı yıllarda özel tiyatro biletlerinin, Devlet Tiyatroları biletlerinin iki katı pahalı olmasına karşın, bugün makasın 5 kata kadar yükseldiğini, bu durumun da orta gelir grubuna dahil tiyatro izleyicisini, gitmek istemesine karşın tiyatrodan uzak tuttuğunu kaydetti.

Tiyatro salonlarının yüksek kiralar istediğini ve yeterli sayıda salon bulunmadığını da ifade eden Gürzap, şöyle konuştu: “Genç tiyatrolar, tiyatrocular, yeni ve güzel işler var elbette, ama büyük bir aşkla, karın tokluğuna, tiyatro aşkına yapılıyor. Salonlarda değil, kafelerde oynuyor çocuklar. Bırakmayı düşünmüyor değilim. Yaptığınız işin karşılığını alamayınca ne kadar süre uğraşacaksınız, sonuçta ben de Don Kişot değilim. 40 yıldır bu işi yapıyorum, yıllardır yazıyorum, çeviriyorum, oynuyorum, ama bir yere kadar. Tiyatro öyle bir aşk ki, onsuz yaşamak zor. Yoksa ben de dizimi çekerim, dersimi veririm.”

Sanatın bir lüks olarak algılanmaması gerektiğine de işaret den Gürzap, 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da önce opera, tiyatro ve konser binalarının ayağa kaldırıldığını hatırlatarak, sanatın, kişinin olaylar karşı sında, yaşam içinde doğru yorum yapabilmesini sağladığını, bunun da bireyin ve toplumun gelişmesi için kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Özel tiyatrolara desteğin, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın belirttiği gibi satılan bilet üzerinden olması gerektiğini, bu teşvik sisteminin en kısa zamanda hayata geçmesini beklediklerini ifade eden Gürzap, satılan bilete göre desteğin adil bir uygulama olduğunu belirterek, “Bilet, başarı kriteridir, başarı seyircidir” dedi.

Gürzap, her gün başka bir etkinlik ve festivale ev sahipliği yapan İstanbul’da, tiyatro salonu sayısının azlığından da yakınarak, devletin özellikle kent merkezi olarak kabul edilen alanlara tiyatro salonu yapmasını istediklerini belirtti. Gürzap, TV dizilerinde rol almanın, oyuncunun çok geniş kitlelere ulaşmasını sağladığını, televizyonda basmakalıp işlerin yanında çok başarılı dizilerin de olduğunu belirterek, “Televizyon müthiş bir şey, kültür kutusu, istediğin herşeyi bulabiliyorsun” dedi.

Televizyon kanallarında yer alan bazı dizilerin çok başarılı senaryoları olmasına, çok sayıda senaristin çalışmasına karşın, tiyatroda çok büyük çoğunlukla yabancı yazarların oyunlarının oynanmasının nedenlerinin sorulması üzerine, Gürzap, şöyle konuştu: “Sorunun yanıtı, sorunun içinde. Nedeni televizyon. Bu kadar çok dizi olmasaydı, belki bu yazarların büyük bölümü tiyatroya yönelecekti. Şimdi iyi kazanıyorlar, yaptıkları iş milyonlara ulaşıyor, tanınıyorlar, televizyonu tercih etmelerini anlamak zor değil. Geriye eserler kalsın, kalıcı olsun diye tiyatro oyunu yazmak isteyenler de olabilir, ama çok sık olmuyor işte. Mesela bir Haldun Taner, eserleri ortada. Belki Haldun Taner yaşıyor olsaydı, o da bugün televizyona iş yapıyor olacaktı.”

“Kurtlar Vadisi” dizisindeki “Davut Tataroğlu” rolünden çok memnun olduğunu ifade eden Gürzap, “Vadi’deki rolümden, ortamdan, ekipten çok memnunum, devam etmek isterim tabii ki ama, bizim dizi malum, ne zaman ölürüm bilemiyorum?” diye konuştu. Bazı dizilerin çocukları olumsuz etkilediğine yönelik eleştirileri haklı bulmadığını söyleyen Gürzap, “Dizilerin çocukları olumsuz etkilediğini söylüyorlar, demokrasi tam da budur,seyretme o zaman. O saatte çocukların televizyon karşısında ne işi var?” dedi.

Kariyerinde canlandırmak istediği rollerin hemen hepsini oynama fırsatı bulduğunu, yapmak istediklerini yaptığını belirten Gürzap, “Ben mesleki açıdan mutlu bir adamım” diye konuştu. “

Türkiye