İstanbul ‘Kısmet’ini Arıyor

Bizans’tan bu yana nice hikayeye ev sahipliği yapan İstanbul, 3 önemli figür; Konstantin, Fatih Sultan Mehmet ve Ayasofya ile post-modern bir dans öyküsünde buluşuyor: Kısmet.

İstanbul’un cazibesi, Konstantin’in gücü, Fatih’in gençliği ve Ayasofya’nın masumiyetini gözler önüne seren ‘Kısmet’ dans projesinin prömiyeri, 24-25 Şubat’ta İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Yapı Kredi Private Banking sponsorluğunda hayata geçirilen ‘Kısmet’in koreografisi Prof. Dilek Evgin, müziği ise Türkiye’nin en ünlü bestecilerinden Kamran İnce’ye ait. ‘Kısmet’, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin solist dansçılarından oluşan 15 kişilik kadrosuyla asırlar öncesinden günümüze uzanan tanıdık bir hikayeyi, çağdaş dansla sentezleyerek sunuyor.

Başrollerini İlke Kodal, Onur Tunay, Gökçe Sönmemiş ve Deniz Zirek’in paylaştığı eserin İstanbul çağrışımlı dekor ve kostümleri Zepür Hanımyan’a ait. Ayrıca eserde izleyiciyi değişik sürprizlerin yanı sıra bir de Zeki Müren klasiği bekliyor. İzleyiciyi sadece görsel olarak değil müzikleri ve kompozisyonun bütünüyle de büyüleyecek olan Kısmet’i 24-25 Şubat 2011 tarihlerinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda izleyebilirsiniz.

Set aralarında ‘Körebe’

Fotoğrafçı Ziynet Özen’in dizi setlerinin uzun çalışma saatleri sırasında çektiği insanlar, gemiler ve düğümlerden oluşan fotoğrafları ‘Körebe’ adlı sergiyle 12 Şubat-4 Mart tarihleri arasında İFSAK’ta sanatseverlerle buluşacak.
Gazete ve dergilerde gerçekleştirdiği çalışmalarının yanı sıra ‘Bıçak Sırtı’, ‘Canım Ailem’, ‘Kapalıçarşı’ ve ‘Küstüm Çiçeği’ adlı dizilerde set fotoğrafçılığı yapan Ziynet Özen, uzun çalışma saatleri sırasında set hazırlanırken vizöründen yakaladıklarını ‘Körebe’ adlı sergisinde bir araya getiriyor. Sisin örttüğü görüntüleri tam da körebe oynarmışcasına fotoğraflayan sanatçı, sergide yer alan fotoğraflarıyla izleyiciye photoshop’suz da siyah -beyaz efekti verilebileceğini gösteriyor. Set ışıkları hazırlanırken kendi sahnelerini yaratan Özen, sisli gece fotoğraflarına ‘körebe’, ‘kördüğüm’, ‘körkütük’, ‘kör sokak’,  ‘kör kuyu’ ‘kör ışık’ ve körü körüne’ adlarını veriyor.

Bir Çalçene Hikayesi…
Devrim Kodakcı, Arkadaş Yayınevi’nden çıkan ‘Bir Çalçene Hikayesi’ romanında, zamansız ve mekansız bir aşk hikayesi anlatıyor. Kimi zaman çalçenelerin kol gezdiği yeryüzünden, kimi zaman tek bir çalçenenin dahi haberdar olmadığı yeraltının karanlıklarından, kimi zaman da Hüzünler Vadisi’nden yansıyan öykülerden harmanlanan bir aşk hikayesi anlatılan. Kodakcı, masalsı bir anlatımla ve kendine özgü bir dille okuyucuya bir edebiyat şöleni sunuyor. Okuyucunun payına düşen tek şey, bu edebiyat şöleninden keyif almak. Yazarın bir önceki kitabı ‘Kebikeç’ 2 baskı yapmış ve okurlardan olumlu eleştiriler almıştı.

Akşam