Kumbaracı 50 Mart Ayı Programı

1 mart salı 20:30 / 20 mart pazar 15:00 / 21-28 mart pazartesi 20:30 / 25 mart cuma 23:00 *GECE OYUNU

27 mart pazar 15:00 *ücretsizdir *DÜNYA TİYATRO GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!

Altıdan Sonra Tiyatro ‘Karabahtlı Kardeşlerin Bitmeyen Şen Gösterisi’

Karabahtlı Kardeşler: Aslı Karabahtlı, Yiğit Karabahtlı

Gözler: Yaman Ömer Başgöz, Özgür Dışgöz, Gülhan İçgöz, Seda Yangöz

Yolları Kesişenler: Candan Maskçı, Gamze Dekor Kostümcü, Mahmut Işıkçı

Müzikçiler: Onur Kahraman, Erhan Tuşlu, Cem Vuruşlu, Büşra Telli

Çalgıcılar: Erhan Tuşlu, Cem Vuruşlu, Büşra Telli

Gösteri… Hayatları… Başını hiç hatırlamıyorlardı, sonunu… Şşşşt otur yerine. Bin renk, bir nümayiş, bin ses, bir heyecan… Tanıyın, tanışın. Yanılın, yanaşın…

Alemin bir köşesinde, güneşin haftada bir gün doğduğu, gecenin hiç batmadığı, biri birine benzemez birbirine hiç benzemez ‘gösterenler’in dünyasına doğmuş iki karabahtlı kardeşin bitmeyen şen hikayesi.

Bir sandık dolusu düş sonra, her gecenin batıp bir günü doğurduğu bu alemin bir başka köşesinde bulunca kendilerini… Düşünmediler. Taşınmadılar. Hatırladılar.

Gösteri hayatlarıydı. Sonunda hayatlarını gösteri yapmaya karar verdiler.

Bin bir renkli kostümler, türlü tuhaf masklarla, çeşit çeşit kuklalar, şarkılarla danslarla, bir şenlik, iki bahtıkara, üç çalgıcı huzurunuzda… Karabahtlı kardeşlerin bitmeyen şen gösterisi. Tekmili bir arada.

tek perde / 90 dak

tam 25, ind 15

——-

2 mart çarşamba 20:30

Nebahat Erpolat ‘MAKE ME LAUGH, MAKE ME CRY’

Konsept ve Koreografi: Nebahat Erpolat

‘make me laugh, make me cry’ Nebahat Erpolat’ın sanat, popüler kültür, kimlik ve eğlence endüstrisini sorguladığı performanslarından ikincisi. Bu çizgideki “Rosetta ve Arkadaşlarıyla bir Gece” adlı ilk performansı, sanatçının Türkiye’de yaşadığı deneyimlerinden esinlenerek gerçekleştirdiği, erkek egemen konservatif topluma aykırı duran, uzlaşmasız, paradoksal ve karşıt fikirli bir kadın karakteri (Rosetta) üzerine kuruluydu. ‘make me laugh, make me cry’ adlı ikinci performansı ise gündelik hayatta olan duyguları üzerine yoğunlaşarak mizah ve dans yoluyla ifade buluyor. Sahnede çeşitli müzikal tarzları kullanarak dans eden Nebahat Erpolat kimi zaman canlı, kimi zamanda rahatsız edici olabiliyor. Kimi zaman da beklenmedik sürprizler sunan performansta dikkat çekici bir virtüözlük gösterisi sürekli yeniden kurgulanarak seyirciye sorular sorduruyor.

Siyaset Bilimi alanında lisans (1995), Cinsiyet Araştırmaları alanında yüksek lisans (Monash University, 2000) derecesi olan Nebahat Erpolat, akademik uzmanlığı ile ilişkili konuları daha derinden araştırabilmek için tiyatro ve fiziksel hareket alanlarında denemeler yapmaya başladı. Tiyatroya duyduğu derin ilginin sonuncunda Victorian College of the Arts’ta eğitim alarak dans konusunda lisansüstü derece elde etti.

tek perde / 40 dak

tam 25, ind 15

——-

3 mart perşembe 20:30

Esmeray ‘CADININ BOHÇASI’

Daha önce İstanbul’da çeşitli gösteri merkezlerinde ve üniversitelerde, Anadolu’da çeşitli festivallerde ve Avrupa’da sahnelenmiş olan ‘Cadının Bohçası’, Esmeray’ın kendi hayat hikâyesinden hareketle yazıp oynadığı ‘çok kişilik’ bir gösteri. Cadının Bohçası ayrımcılıkların kesişiminde, hem transseksüel hem de Kürt olarak şiddete, milliyetçiliğe ve ataerkil değerlere karşı direnen bir feministin hikâyesi. Eşcinsellikten transseksüelliğe geçişinde feminizmin farkına vararak, seks işçiliğini bırakan ve kadın hareketinin içinde yer alan Esmeray’ın oyunu, gerek Kars gerekse İstanbul’daki toplumsal cinsiyet, etnisite ve sınıf ilişkilerini feminist bir perspektiften mizahi bir dille sunmakta.

iki perde / 90 dak

tek fiyat 20

——-

4-11 mart cuma 20:30

tiyatrotem ‘BERABER VE SOLO ŞARKILAR’

Yazan: Ayşe Bayramoğlu

Oynayanlar:  Nihal Geyran Koldaş, Şehsuvar Aktaş, Ayşe Selen

Asistan: Burcu Aslan

Görsel İletişim Tasarımı: Behiç Alp Aytekin
Dramaturgi: Hep Beraber

Mutenalaştırma… Kentsel dönüşüm projesi… Kentsel tasarım projesi! Etap 1 Etap 2 Etap 3… tiyatrotem’in yeni oyunu Beraber ve Solo Şarkılar, mahalleleri kentsel dönüşüm projesi kapsamına alınan insanların hikâyelerini anlatıyor. Oyun kişileri bugün yaşadıklarını anlatırken yakın ya da uzak geçmişte olup biten, ama unutulan, unutturulan anlara ya da anılara da geri gidiyorlar. Akıllarına düşen şarkılar ise bu yaşayan bellek macerasına eşlik ediyor: “Unutamıyorum… unutamıyorum… gecem yok, artık, gündüzüm yok…”

tek perde / 65 dak.

tam 25, ind 15

——-

5 mart cumartesi 11:00

İstanbul Expat Center ‘KÜLTÜRLER ORTASINDA ÇAĞDAŞ TÜRK ŞİİRİ’

I. Oturum (11.00-13.00) (Oturum dilleri: İngilizce ve Türkçe).

İngilizce-Türkçe Şiir Çevirisi Çalışması

Moderatörler: Barış Pirhasan (Şair, Çevirmen, Yönetmen, Senarist),

Senem Öner (Çeviribilim araştırmacısı, İstanbul Arel Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık Bölümü Öğretim Görevlisi)

Öğle Arası – Alaylı Cafe (13.00-13.45)

II. Oturum (13.45-14.45) (Oturum dili: İngilizce)

Panel ve Tartışma: İkinci Yeni ve Çağdaş Türk Şiirinin İngilizceye Çevirisi

Moderatör: Mel Kenne

Konuşmacılar: Richard Tillinghast, Julia Clare Tillinghast, Donny Smith

Kahve Arası – 14.45-15.00

III. Oturum (15.00-15.30) (Çokdilli Oturum)

Dünya Dillerinde Çağdaş Türk Şiiri.

ücretsizdir

——-

5 mart cumartesi 20:30 / 6 mart pazar 15:00

Altıdan Sonra Tiyatro ‘ÖLDÜN, DUYDUN MU?’

 

 

 

Yazan-Yöneten: Yiğit Sertdemir

Oynayanlar: Aslı Can Kortan, Erkan Kortan, Gülhan Kadim

Dekor Tasarımı: Yiğit Sertdemir

Kostüm Tasarımı: Gamze Kuş

Işık Tasarımı: Erhan Yürük

Büyük bir gürültüyle gözlerini açan adam, kendini hiç bilmediği tuhaf bir yerde bir banyo küvetine gömülü bulur. Ne hareket edebilmekte ne de konuşabilmektedir. İçinde bulunduğu durumu anlatmak üzere, bir masalcı gelir. Adam intihar etmiştir ve hayatının masal olarak gözden geçirileceği bir yerde bulunmaktadır. Sonrasında, beklenmedik bir şekilde olaya Ebe (Tanrı) olduğu söylenen kişi dahil olur.

tek perde / 75 dak

tam 25 ind 15

——-

7 mart pazartesi 20:30 *MART AYINDA TEK OYUN!

Altıdan Sonra Tiyatro ‘FAİL-İ MÜŞTEREK’

Yazan-Tasarlayan-Aktaran: Yiğit Sertdemir

Dış Gözler: Özgür Tanık, Semah Tuğsel, Gülhan Kadim, Yaman Ömer Erzurumlu, Onur Tuna

Özgün Müzik ve İşitsel Tasarım: Onur Kahraman

Göz göre göre, inatla sürdürülen müthiş suskunluğumuzun, kara mizah avazı!

Müşterek fiiller borsası…

Önce utanmak, sonra unutmamak için…

Tek kişilik bir ödeşme…

“Birgün herkes onbeş dakikalığına insan olacak…

O güne kadar…

Tüm fiiller…

Müşterek…”

tek perde / 90 dak.

tam 25, ind 15

——-

8-15 mart salı 20:30

Volt Tiyatro Grubu ‘TİLT’

Yazan: Ebru N. Celkan

Yoneten: Aslıhan Erguvan

Işık Tasarımı: Alaz Köymen

Ses Tasarımı: Evrim Tüfekçioğlu

Kostüm: Ayşe Melike Çerçi

Playstation Dış Ses: Serkan Çetin

Proje Ekibi: Saliha Yavuz, Asena Eren, Tanıl Yöntem, Neşe Uyar

Oyuncular : Levent Can, İpek Türktan, Ushan Çakır, Sezgi Mengi, Cem Bayurgil, Mine Tugay, Murat Garibağaoğlu, Şerif Sezer, Murat Mahmutyazıcıoğlu

“Her türlü ihtimali düşünüyorsun… ölümün her türünü hayal
ettiğini sanıyorsun …
bir yerlerde araba çarpabilir, banyoda ayağı kayıp düşer ve
ölür… Çok içki içtiği bir gün uyur ve uyanamaz… Kanserden ölebilir
ya da kalp krizinden veya başka bir hastalıktan…
Ama bu, bu aklına gelmiyor… “

tek perde / 60 dak

tam 25, ind 15

——-

9 mart çarşamba 20:30

EKİP ‘OYUN SONU’

Yazan: Samuel Beckett

Çeviren: Genco Erkal çevirisi esas alınarak Uğur Ün, Abet Limnn ve Berent Enç – Herman Sarıyan çevirileri ile Samuel Beckett’in orijinal İngilizce metninden yararlanılmıştır.

Yöneten: Cem Uslu

Dramaturg: Ayça Seymen Şimşek

Dekor, Işık, Kostüm, Makyaj: EKİP

Afiş, Broşür: Altan Sinan Cebecigil

Oynayanlar: Cem Uslu, Simel Aksünger, Murat Engiz / Halil Babür, Ayşegül Uraz

Oyun Sonu, bilinmeyen bir felaketin sonrasında, zamansız ve mekânsız bir evrende geçer. Uzam, dört duvarla çevrili ve dışarı bakan iki küçük pencereyle mutfağa açılan tek bir kapıya sahip köhne bir odadan ibarettir. Odanın tam ortasında, derme çatma bir tekerlekli sandalyede oturan Hamm, yürüyemez ve göremez. Uşağı Clov ise oturamaz. Hamm’in anne babası Nell ve Nagg ise bacaklarını yitirmiş olarak birer çöp tenekesinde yaşamaktadırlar.

Bizi çağırıyor. Anbean bir parça daha yaklaşıyor.

Bitsin mi istiyoruz?… Karar veremiyor muyuz?…

Mutsuz muyuz? Acı mı çekiyoruz? Haksızlığa mı uğruyoruz? Daha iyisini mi hak ediyoruz? Öfke mi duyuyoruz? Eski güzel günleri mi özlüyoruz?…

Neler olduğunu bilmiyor muyuz? Nasıl olduğunu bilmiyor muyuz? Bizim suçumuz değil mi? Biz orada hiç bulunmadık mı? Her şey bizim dışımızda mı olup bitti?…

Peki, değişmesini istiyor muyuz?… Gerçekten istiyor muyuz?

“Oyunu bırakalım artık!”

tek perde / 90 dak.

tam 20 ind 10

——-

10 mart perşembe 20:30

Merve Engin ‘KIYIYA OTURMANIN BÖYLESİ’

 

 

 

Oyuncu:  Merve Engin

Kanava, masklar ve supervisor: Antonio Fava

Commedia Dell’arte’nin varyasyonu olan ve 16. yy sonlarında Giovanni Gabriel tarafından icat edilen “Commedia Gabriellina” sitilinde;  bir oyuncu oyunu tek başına masklar ve aksesuarlar yardımıyla anlatır. Commedia kendine has teknikleri ve yapısıyla, oyuncuya birden fazla karakteri yorumlayabilme olanağı sağlar. Gabriellina stili;  aşırı bir sadeliği olan, seyirciyi içine alan, onlardan gelen taleplerin de gözardı edilmediği bir oyundur.

Kıyıya Oturmanın Böylesi oyununda; Lelio ve Flaminia birbirlerine aşıktırlar. Lelio’nun çıkması gereken yolculuğunda gemisi kıyıya oturacak ve orda peri Zampilla ve onun uşağı korkutucu satir Puzzone ile tanışacak, kendisinden haber alamayan Flaminia ise sevgilisini bulmak için yollara düşecektir.

Merve Engin “Gabrielliano” stilinde anlatacağı Kıyıya Oturmanın Böylesi’nde diğer Commedia Dell’arte karakterlerini de öyküye dahil ederek sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

tek perde / 50 dak.

tam 15, ind 10

——-

12 mart cumartesi 20:30 / 13 mart pazar 15:00

Altıdan Sonra Tiyatro ‘444’

 

 

 

Yazan: Yiğit Sertdemir

Yöneten: Y. Ömer Erzurumlu

Oynayanlar: Gülhan Kadim, Yiğit Sertdemir

Dekor-Kostüm Tasarımı: Aslı Can Kortan

Işık Tasarımı: Erkan Kortan

İşitsel Tasarım: Onur Kahraman

Teknik Tasarım: İhsan Dehmen

Oyun, bir çağrı merkezinde geçiyor. “Hatırlatma Merkezi”nin şikâyet bölümünde, biri uzun zamandır çalışan, diğeri yeni işe başlayan iki kişinin gece vardiyası sırasında, çağrı sisteminde işler karışır. Buldukları çözümler ve cevaplar; gerilim ve mizahın iç içe geçtiği yüksek tempolu bir gece sonunda, onları çarpıcı bir gerçeğe ulaştırır.

Ödüller:

2008 yılı Afife Jale Tiyatro Ödüllleri-Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü  “İlk Kez O Yıl Sahnelenmiş Olan En Başarılı Yerli Oyunun Yazarı”

33.Ulusal İsmet Kuntay Tiyatro Ödülleri “En İyi Oyun Yazarı”

Tiyatro…Tiyatro… Dergisi Tiyatro Ödülleri 2008 “Yılın Oyun Yazarı”

tek perde / 80 dak

tam 25, ind 15

——-

14 mart pazartesi 20:30 / 19-26 mart cumartesi 20:30

Altıdan Sonra Tiyatro O.B.E.B (Ortak Bölenlerin En Büyüğü)

 

 

 

Yazan-Yöneten: Yiğit Sertdemir

Oynayanlar: Aslı Can Kortan, Ebru Gözdaşoğlu, Erkan Kortan/Onur Kahraman, Gülhan Kadim, Seda Özen Yürük , Yiğit Sertdemir/Ömer Erzurumlu

Kostüm ve Sahne Tasarımı: Gamze Kuş

Işık Tasarımı: Yiğit Sertdemir

Özgün Müzik ve Efekt Tasarım: Erhan Yürük

Oyun; 1970’li yıllarda bir psikolog ve yardımcısı tarafından, birbirinden farklı dört kadının psikodrama yöntemiyle, ‘merkezce’ belirlenen hedeflere yönlendirilmesini anlatan,’komplo teorisi’ üzerine kurulmuş bir komedidir.

Ödüller:

5. Lions Tiyatro Ödülleri 2005

Yılın En Başarılı Oyun Yazarı Ödülü / O.B.E.B. – Yiğit Sertdemir

Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu (Küçük Salon) / O.B.E.B. – Aslı Can Kortan

iki perde / 135 dak.

tam 25, ind 15

——-

16 mart çarşamba  20:30 *SON OYUN!

Tiyatro Boyalı Kuş ‘İADESİZ TAAHHÜTSÜZ’

Seray Şahiner’in kaleme aldığı, ‘Gelin Başı’ başlıklı kitabında topladığı altı kadın hikayesini oyunlaştırıyor ve ‘İadesiz Taahhütsüz’ seyirciye sunuyoruz.

Sibel, Elif, Tuğçe, Fidan, Esme, Çiğdem. Türkiye’de yaşayan altı kadın.

Düğünü için kuaförde ‘gelin başı’ yaptıran Sibel, ev arkadaşını ve evini arkada bırakıp yeni ev arayan Elif, Atatürk Kütüphanesi’nde mektup yazan Tuğçe, bebeklere başlık diken konfeksiyoncu Fidan, iki kültür arasında sıkışıp kalıp gerçek yerini bulmaya çalışan Esme ve bir ilk buluşma için hazırlanan Çiğdem.

Farklı birikimlerden, farklı kültürlerden, farklı yaşamışlıktan gelen altı kadın, dünyalarını kendi dillerinden anlatmak; yaşamlarını, çelişkilerini, çatışmalarını seyirciyle paylaşmak için bir araya geldiler.

Ortak dertleri: ‘Kadın Olmak’.

Ancak ‘kadınlığın’ farklı biçimlerini anlatıyorlar: Kadın-erkek ilişkilerini, toplumsal baskıyı, köyden kente göç etmenin yarattığı ‘arada kalma’ durumunu, geleneksel ile modern arasındaki çelişkiyi…

İademiz Taahhüdümüz yoktur.

tek perde / 75 dak.

tam 25, ind 15

——-

17 mart perşembe 20:30 *YENİ OYUN!

Tiyatro Güzelşey ‘SEL’

 

 

 

Yazan: Esin Taşçı

Yöneten: Ayşe Burcu Eren

Dekor: Doğaç Sağırosmanoğlu

Efekt: Ersin Aşar

Kısa Film: Tactic Creative Solutions/DNA İletişim

Işık Teknik: Ayşegül Ezgi Akın

Oyuncular: Demet Ulus, Melissa Milanlıoğlu, Makbule Tüzüner, Aylin Sağlam, Yeliz Demir, Serpil Akkaya, Neşe Mengüloğlu, Elçim Eroğlu

Manga Grubuna; Dursun Zaman  ve Kapanış parçaları için teşekkür ederiz.

9/9/2009 tarihinde İstanbul’daki sel felaketinde, sekiz tekstil işçisi kadın bir panelvanın içinde boğularak öldü.

Aslında o kadınlar, bizim onları sıkıştırdığımız köşede, nefes alamadıkları için boğuldu.

Birey olmalarına izin vermedik, çalışmalarını kendi bağımsızlıkları için değil eve sağladıkları katkı için destekledik.

Hayallerini gerçekleştirmeleri için kapıları açmadık.

Hayalleri olduğunu bile fark etmedik.

Biz sadece seyrettik.

Seyrettik… başımızı çevirdik.

Seyrettik… kanal değiştirdik.

Seyrettik… çünkü bunu değiştirecek vaktimiz yoktu.

Teşekkürler

Bahar Acun, Cüneyt Türel, Fulya Kaçar, Graeme Beavis, Gülsüm Soydan, Kansu Özbey, Lemi Önen, Manga&Göksel& Gergedan Yapım, Mithat Başoğlu, Özen Yula, Sıdıka Göztok, Tilbe Saran, Ümit Taşçı, Volkan Han Sağırosmanoğlu, Yasemin Altan, Zahide Erkök

tek perde / 60 dak

tam 25, ind 15

——-

18 mart cuma 20:30

Tiyatro Baykuş ‘GECE O KADAR KİRLİYDİ Kİ İKİSİ DE KAYBOLDU’

 

 

 

Yazan: Plinio Marcos

Çeviren: Orhan Güner

Yöneten: Erkan Bektaş – Evren Erler

Müzik: Ferit Özgüner – Harun İyicil

Işık tasarımı: İlker Türkoğlu

Oynayanlar: Erkan Bektaş, Evren Erler – Güray Yazıcı (dönüşümlü)

Yoksulluk, yoksunluk, ihtiyaç, kavga


Oyunda, pazarda çalışan ve aynı bodrum katını paylaşan iki hamalın hikayesi anlatılmakta.İki karakterin birbirini ötekileştirip, hiçbir şeyi paylaşmayıp, çoğaltmayıp, metropolün pisliğinde ve karanlığında yok oluşa sürüklenmelerinin anlatımı :“ Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldu.” Tiyatro Baykuş’un oyuna, hikayeye ve karakterlere yaklaşımı ise; ötekileştirmeden,

yabancılaşmadan anlatmak. Günümüz hastalığı olan birbirimizin sırtına basarak sınıf atlama telaşının, bir şeylere sahip olma hırsının bireysel bir hastalık olmadığını bilip, tam da bu nedenle karakterleri suçlamadan, onları anlamaya, anlatmaya çalışmak.

Çünkü biliyoruz ki yoksulluk suç değildir ve yoksullaştırılmış insanların birbirlerini yok etmesi için daima bir sebep bulunur.

tek perde / 80 dak

tam 30 ind 20

——-

22-29 mart salı 20:30

Actors Without Borders Istanbul ‘KEBAP’ (yaş sınırı 18+)

 

Yazan: Gianina Carbunariu

Çeviren: Sheila Yaya

Tasarlayan ve Yönetmen: Zişan Uğurlu

Oyuncular: Arda Çetinkaya, Görkem Kasal, Gülce Oral

Erkekler Dünyası: Alican Balakin, Burak Akyol, Emir Üstündağ, Fuat Mete, Kazım Karakadıoğlu, Metehan Kayan, Yasin Doğan

Prodüksiyon Amiri: Eda Çatalçam

Afiş, Web Tasarımı ve Fotoğraf: Cemre Yeşil

Işık Tasarımı: Ushan Çakır

Video Tasarımı: Bora Dayanıklı

Danışmanlar: Burcu Şeyben, Merve Engin

Şiddet, pornografi, erkekler dünyası… güzelim kızlar…

Ve bir takım insani(!) ihtiyaçlar daha…

tek perde / 80 dak.

tam 15, ind 10

——-

23 mart çarşamba 20:30

Semaver Kumpanya ‘RESM-İ GEÇİT’

 

 

 

Yazan: Loula Anagnostaki
Çeviren: Nükhet İzet
Yönetmen: Serkan Keskin
Yönetmen Asistanı: Gülin Kılıçay
Dekor ve Işık Tasarımı: Cem Yılmazer
Kostüm Tasarımı: Aslı Ataseven
Oyuncular: Nadir Sarıbacak, Sezin Bozacı

Masum olmak, habersiz olmak iki küçük kardeşi şiddetten korumayacaktır…
Resm-i Geçit; dört duvar arasında sıkışıp kalmış iki kardeşin dışarıdaki yaşamın gerçekliğinden uzakta sürdürdükleri hayatlarının birdenbire nasıl değiştiğini çarpıcı bir dille anlatıyor.

Ülkede hüküm süren baskı rejimi, hiçbir şeyden haberdar olmayan iki kardeşi, küçücük bir pencereden, gözlerinden yakalar. Yaşam normal bir şekilde devam ediyormuş gibi görünürken, insanlar insanları öldürür ve önü alınamayan şiddet büyür büyür büyür…

tek perde / 60 dak

tam 25, ind 15

——-

24 mart perşembe 20:30

Serbest Bölge Tiyatro Topluluğu ‘ÇATI’ (Yaş Sınırı 18+)

 

 

 

Yazan-Yöneten: Görkem Şarkan

Sahne Tasarımı: Sema Öztaş

Asistan: Begüm Akkaya

Oyuncular: Funda Eryiğit, Görkem Şarkan, Mustafa Barış Koçkar, Semih Habiboğulları, Taner Ölmez

Çatı, aynı evde yaşayan beş insanın hayatından; yaşamın anlamını, anlamın gerçekliğini “farkında olmadan” tartışlıkları altmış beş dakikalık bir kesiti sunuyor.

Ahlak; toplu halde yaşayan insana dair her şeyi biçimlendiren bir çerçevedir. Dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı verili şartlara göre her toplum kendine özel bir “ahlak” üretmiştir ve bu ahlakın dışında kalanları, o da kendinin dışında bırakmıştır. İşte Çatı, bu dışında bırakılmışlığa, sebeplerine ve sonuçlarına dair bir öykü.

tek perde / 65 dak

tek fiyat 20

——-

25 mart cuma 20:30 / 30 mart çarşamba 20:30

kimkimedumduma kumpanya ‘BAY HİÇ’

 

 

 

« Göreceksiniz, bir zararım dokunmayacak size,

bir yararım da dokunmayacağı gibi ! »

Yazan : Sabahattin Kudret Aksal

Yöneten : Kerem Ayan

Işık : Enver Başar

Asistan : Aslı Deniz Gündez

Oynayanlar : İştar Gökseven, Ülkü Duru

Yalnızlığımız belki de tek sığınağımız, hayal dünyamız tek mutlu olduğumuz yer midir? Umutlarımızı koruyabilmek için hayata hiç karışmamak mı gerekir? Dünyanın kaosu içinde sakince dinlenebileceğimiz, bizi örselemeyecek, ufalamayacak bir an yok mudur? Bilmeye can attığımız, kıyısında bir ömrü geçirebileceğimizi düşündüğümüz, bıkmadan usanmadan peşinde koştuğumuz insanlar neden tanıştığımızda tüm yaldızlarını dökerler? “Sandığımız” ile “gerçek” arasında niçin bu denli büyük ve acıtıcı bir fark olur? Ve tüm hikâyelerin sonunda neden kişi kendini alıp gitmek ve koyu bir karanlığa dönmek zorunda kalır?

“Bay Hiç” oyunu tüm bu soruların ve daha fazlasının etrafında dönen, hayatın açmazlarını, ayrıksı bireyin bitimsiz yalnızlığını, düşle gerçeğin çakışmazlığını anlatan bir oyun.

tek perde / 70 dak.

tam 25, ind 15

——-

31 mart perşembe 20:30

‘CAM ADIMLAR’

Koreografi: İlyas Odman

Müzik: Fred Astaire “cheek to cheek”

Işık Tasarımı: İsmail Sağır

Dansçılar: İlyas Odman, Çağlar Yiğitoğulları

‘cam adımlar’, kaçan adamın kırılgan adımları üzerine bir dans tiyatrosu işi olarak okunabilir. Tam anlamıyla eline aldığı her şeyin kırıldığını; kendini yüzyıllarca adamaya alıştığı, neredeyse tüm değer yargılarının; giderek kıyamete, yıkıma yanaşan dünyayı çözümlemekte yetersiz kaldığını; inanmakta giderek zorlandığını anladığı, bir “mekan-zaman” da geçer. Bu “mekan-zaman” ne kadar belirsiz gözükse de, esasında giderek yaklaştığımız o büyük çözülme, büyük parçalanma zamanıdır veya insanoğlunun sınırsız taleplerinin sınırlı dünya kaynaklarına yetmeyeceğini anladığı, yani “yaratıldığı” ilk günden beri yaşanılan tüm zamanlardır.
İşi oluşturan ana soru ise şudur: Peki yine de bu kadar kırılgan ve aynı anda yaralayıcı iken elimizi attığımız her şey, niye elimizi uzatırız inatla bir başkasının eline? Hangi noktada, kesişen “kırılgan” adımlar beraber yürünen ve yüründükçe sağlamlaşan ortak bir “zemin” e dönüşebilir? Ya da dönüşebilir mi?
tek perde / 35-45 dak arası

tam 25, ind 15

Oyuncuyla sohbet günü; oyun sonrasında Alaylı Kafe’de oyuncularla birlikte sohbet edebilirsiniz.

Oyunüstü Kahve Günü; oyundan önce ya da sonra biletinizle birlikte Alaylı Kafe’nin ikramı olan kahveden içebilirsiniz.

İstediğin Kadar Öde Günü; istediğiniz kadar ödeme yaparak biletinizi alabilir, oyunu izleyebilirsiniz.