Prospero Dans Topluluğu Mesele’yi Sunar…

“Türk, Kürt, Ermeni olmak… Nusaybin’de ya da Nişantaşı’nda yaşamak… Homoseksüel ya da heteroseksüel olmak… Başlıbaşına kadın olmak…”
…Her şey dört tane siyah boruyla anlatılıyor. Hayatımızda ne kadar çok boru olduğunu, hayatımıza ne kadar çok boru ‘girdiğini’ bir yan tema olarak da görüyoruz…

Eraslan Sağlam | 28 Mayıs 2010

“Toplumsal yaşama dair tavır”

Modern zamanların performans sanatları âlemlerinde şayet şanjanlı bir paketle sunulamayacak, hormonlu/sponsorlu bir projenin konusu edilemeyecek, bienallerde falan boy gösteremeyecek, tüm toplumsal bağlamından çıkarılarak bir yüzeysellik nişanesi haline getirilemeyecekse toplumsal bir meseleye dair bir iş üretilmiyor. Ne yazık ki… Gündelik yaşama sırt dönme, toplumsal meselelere dair tavırsız kalma, kısaca toplumsal alana duyarsızlık sıkça rastladığımız bir durum. Bu eğilimin pek yüksek sanatı ve sanatçısı toplumsal meseleleri kayda değer bulmuyor. Prospero Dans Topluluğu ise anlaşılan başka ve muhtemelen daha çileli bir yol seçmiş durumda…

Mesele’nin kahramanları, orta sınıfa has iç sıkıntıları çeken az gelişmiş bireyler, bir türlü yüksek hassasiyetleri anlaşılamayan çakma bohem burjuvalar yahut düşünsel ve fiziksel teşhir mütehassısları değil. Tuzla’dan bir tersane işçisi erkek, TEKEL işçisi bir kadın, minibüste hayallerini takas eden varoş insanları, bir Ermeni, bilinmeyen dilde konuşan birileri, bir kadın, cinsel tercihleri sistemle örtüşmeyen bir şuursuz, otoriteyle dalga geçen çocuklar… Kentin merkezinde sıklıkla fark etmediğimiz, aynı otobüse binmediğimiz, haberlere trajedileri ile konu olduklarında pek bir içlendiğimiz, mücadeleleri söz konusu olduğunda türlü kaçış yolları ürettiğimiz insanlar. Mesele bize aynı kentte yaşayıp, aynı sokakta yekdiğerine değmeden, anlamadan, iletişim kurmadan hayaletler gibi birbirimizin içinden geçip gittiğimiz bir hayatı anlatıyor. Bu hayatı naif bir mizah anlayışıyla eleştiriyor”

Hakan Gürel 14.12.2010 bianet

Prospero Dans Topluluğu 2007 yılında İstanbul Dans Festivali zamanında Tepetaklak gösterisinin çalışmaları sırasında kuruldu. Prag/Festival New Europe ve Bonn Biennali’nde temsil edilen Tepetaklak gösterisi dört defa sahne çağrısı alıp seyirci tarafından büyük beğeni topladı. Topluluk sonraki yıllarda 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde Tersi-Düz’ü ve iDans Festivali’nde Mekanizmalar’ı festival seyircisine sundu. 17. Tiyatro Festivali’nde prömierini yapan Mesele ilk defa topluluğun tiyatro, dans ve performanslarda kullanılan yöntemlerin bir arada kullanıldığı bir gösteri oldu.

“Mesele” kelime anlamı olarak sorun, güç iş anlamına gelir. Arapça bir isim. Aynı zamanda çıkar çatışmalarının ortasında çözümsüz duran, iki çıkara da hizmet etmek istemeyen bir durumdur; İsrail-Filistin Meselesi,-Kürt Meselesi, Ermeni Meselesi vb.

Koreografi: Talin Büyükkürkciyan
Yorumlayanlar: Burak Akyol, Talin Büyükkürkciyan, Tülin Özen, Görkem Kasal
Özgün Müzik: Alper Maral
Işık Tasarım: Alev Topal
Görseller: Hüseyin Ovayolu, David Berge
Kostüm Tasarım: Elif Keskinkılıç
Poster Fotoğrafları: Gencer Yurttaş
Afiş Tasarım: Ezgi Sözgötürmez
Ses, Işık Masası ve Görseller: Sema Tüfekçi ve Fuat Mete

Cezayir Restaurant

Istanbul- Cezayir Restaurant

Hayriye Cad. 12 Galatasaray/Beyoğlu
0212 245 9980