Üç Boyutlu Pina Bausch

Alman yönetmen Wim Wenders, arkadaşı, ünlü dansçı ve koreograf Pina Bausch önceki yıl hayatını kaybettiğinde, ardından bir şiir yazmış ve şiiri, ‘kalbim kırıldı’ diye bitirmişti. Filme başladığında Pina Bausch’un verdiği güç ve cesaretle iyi bir iş çıkaracağına emin olan Wenders, Bausch’u yarı yolda kaybetmenin derin üzüntüsüyle filmi yarıda bırakmayı düşünmüş ama aynı motivasyonla da devam etmişti.

Wenders’ın 3D kameralarla çektiği ‘Pina’ ‘dünya premier’ini Berlin’de yaptı. Seyircilerden büyük ilgi gören film, Bausch’un ‘Café Müler’, ‘Sacre Du Printemps’, ‘Vollmond’ ve ‘Kontakthof’ isimli dans eserlerinden uyarlandı.

Üç boyut doğru tercih

Basın toplantısında oldukça heyecanlı ve mutlu görünen Wenders, filmi başından beri 3D olarak çekmeyi planladığını, bir ‘hareket ustası’ olan Bausch’un enerjisini üç boyutlu olarak daha doğru yansıtacağını düşündüğünü söyledi.

Bauschla yirmi yılı aşkın süre dans etmiş olan ve filmde de rol alan dansçılar Barbara Kauffman ve Julie Shanahan’ın gözleri Bausch’dan her söz edişlerinde doldu, dansçılar yaptıkları konuşmayla salondan büyük alkış aldı. Shanahan, “Pina bize inancı, gücü öğretti. Ne zaman aşktan söz etsek, hı hı aşk, evet evet der dalga geçerdi. Aşktan konuşmayı hiç sevmezdi ama, aşk ta kendisiydi” deyince dinleyicilerin gönlünü fethetti.

Bütün şarkılar Pina’nın

Avrupa Film Akademisi başkanı olan ve ‘Buena Vista Social Club’, ‘Berlin Üzerinde Gökyüzü’, ‘Paris-Texas’, ‘The Million Dollar Hotel’ gibi filmleriyle tanıdığımız Wenders, şarkılara her zaman yakın olan bir yönetmendi ve film ve müziğin her zaman birbirini tamamladığını düşünürdü. Yalnız bu kez şarkıların sorunluluğunu üstünden attı: Basın toplantısında “Bütün şarkılar Pina’nıdır” dedi.

Pina Bausch’un ara ara, dans ederken bile elinden düşürmediği sigarası, örgülü saçları, zarif ama güçlü vücuduyla göründüğü bu film, bir hareket ustasına saygı duruşu ya da yakın arkadaşın arkasından yazılmış bir şiir gibi de okunanilir. Her anlamda bir dans ve müzik şöleni olduğuysa aşikar.

Radikal