O Aptallardan Biri de Benim!..

Haldun Dormen, HaberTurk’ten Ece Saruhan’la yaptığı söyleşide (10 Mart) “Afife Tiyatro Ödülleri’ni Oscar’la mukayese etmek dünyanın en büyük aptallığı! Oscar’ın sırf dekoruna 200 milyon dolar harcıyorlar. Çünkü tören yayınlandıktan sonra 400 milyon dolar kazanıyorlar. Oscar’la tiyatro ödül törenini mukayeseetmek cehalettir! Tony Tiyatro Ödülleri’yle kıyaslasınlar; hiç farkımız yok” demişti..

O aptal cahillerden biri olduğumu gururla itiraf ederim..

Afife’yi değil, Altın Portakal dahil, bu ülkedeki tüm ödülleri Oscar’la mukayese ediyorum yıllardır..

Neden?..

Çünkü bizim de Oscar gibi popüler, Oscar gibi saygın bir ödül gecemiz olsun istiyorum.

Halk kimin kazandığını merak etsin. Televizyonlar bu merakı bildiklerinden yayınlamak için birbirleriyle yarışsınlar. Televizyonların büyük reytingle canlı yayınlayacaklarını bilen kurumlar, sponsor olmak için çırpınsınlar. Sponsor vetelevizyon gelirleri büyük olduğundan, dünya starlarının katılacağı ve gösteriler yapacağı bir unutulmaz ve kaçırılmaz “Şölen” ortaya çıksın, yılda bir.

Bu çok özel gece, dağıttığı ödülü de çok özel yapsın.. Sanatçılar o ödülü alabilmek için ölsünler..

Söyler misiniz hangisi böyle, bizde ödül gecelerinin?.. Hangisi?..

Peki bunu istemek niye aptallık, cahillik olsun Haldun Ağabey?..

Afife Ödülleri 15 yıl önce, Haldun Dormen’in teşebbüsü ile başladığında, hele o yıllarda ve ilk olmanın heyecanı ve hoşgörüsüyle, fevkalade heyecanlanmış, müthiş bir umuda kapılmıştım.

Haldun Dormen, Oscar gecelerinin ruhunu kapmış bir yönetmendi. Arkasına büyük bir finans kurumunu almıştı. Geliştirecekti ve sonunda bizim de, davetiyesini kapmak için çırpınacağımız bir gecemiz olacaktı. Ve ben, o döküntü ödül gecelerini düzenleyenlere “İşte bu” diyecektim.. “Gördünüz.. İstenirse yapılıyor..”

Ama olmadı. Afife, 15 yıl içinde, adını öğretmeyi bile başaramadı. Dün gazetelere baktım. Nerdeyse hepsi, hâlâ “Afife Jale” diyor.. Afife Jale, ödüle adını veren sanatçının adı. Ödülün adı Afife!.. Sadece Afife!..

Haldun Ağabey, başlangıçtaki hatasında, sonuçları her yıl gördüğü halde ısrar etti.

Bir minik jüri.. Körler sağırlar birbirini ağırlar jürisi.. En iyileri değil, sempati ve antipatilerini oylayan insanlar..

Ödüller üzerinde, kişisellik gölgesinin düşmemesi, jürinin geniş olmasıyla mümkündür. Oscar’ı, sinemanın içindeki herkes oylar.. Onun için değerlidir, saygındır, popülerdir.

Afife Jürisi, hep ödenekli tiyatroların peşinde koştu. Devletten ve belediyeden tonla para alıp, istedikleri telifi ödeyen, istedikleri dekor ve kostümleri yaptırıp, istedikleri kadar kadro kuran ve buna karşılık beş liraya bilet satarak, müthiş bir haksız rekabet içine giren devlet ve şehir tiyatrolarına karşı, ayakta durmak için çırpınan özel tiyatrolara zerre hoşgörü tanınmadı.. Afife Jürileri, özelleri hep yok saydılar..

En önde gelenleri, Gencay Gürün, Haluk Bilginer isyan ettiler.. “Biz yokuz” dediler, hatta..
Altı Haftada Altı Dans dersi, mesela, bu ülkenin gördüğü en büyük performanslardan biriydi.
Haldun Dormen jürisi, bu müthiş oyunu “Komedi/ Müzikal” diye yaratılan bir ikinci sınıf kategoride değerlendirdi..

Müzikal tamam.. Orda işin içine şarkı ve dans da girince, oyunculuktan ödün verebilirsiniz.

Bu yüzden o dal, ayrı olabilir. Ama “Komedi” tiyatrodan kopar mı?.

Romeo Jülyet tiyatro, Yanlışlıklar Komedisi, komedi öyle mi?. İkisi de Shakespeare..

Ama tiyatro olması için ille ağlatması lazım öyle mi?.

Tiyatro’nun simgesi, biri ağlayan, biri gülen iki yüz değil mi?.

Komedi tiyatrodan ayrılır mı?.

Altı Hafta’da, Nevra Serezli ve Cihan Ünal, işte bir daha altını çiziyorum.. 55 yıldır bu ülkede tiyatro izleyen benim gördüğüm en iyi performanslardan birini sergilediler..

Ama bu “İkinci sınıf kategori”de bile Afife Jürisini aşamadılar.. Çünkü o jüri Gencay Hanım’ı sevmiyordu.

Cihan’ı sevmiyordu. ..

Ve Afife benim için bitti..

Umudu kestim.. Üç beş kişinin sevgi ve nefretlerine alet olmaktan vazgeçtim. Afife gecelerine adım atmaz oldum..

Yazmaktan da caydım..

Dün “15. Afife Adayları” açıklanmış..

Gene Şehir ve Devlet Tiyatroları çerçevesinde..

Özellere “Hatır için” bile değil, dedikodu olmasın diye birkaç adaylık lütfetmişler..

Ulufe gibi bir ödül de çıkar belki..

Benim Afife ile zerre ilgim kalmadı..

Kendi aralarında eğlenmeye devam etsinler.. Ben yokum..

Umurlarında değildir.. Ama artık Afife de kimsenin umurunda değil..

***
Haldun Dormen, hayatta en sevdiğim, saydığım insanlardan biri.. Bugün bu ülkede “Tiyatro” varsa, Haldun Ağabey onun temelini atanlardan biridir. Ben tiyatroya bu kadar âşıksam, Haldun Dormen, en büyük sebeplerden biridir.

Devlet ve Şehir Tiyatrolarının yanında Dormen Tiyatrosu’nu kuran, muhteşem oyunlar sergilerken, bu ülkeye

harika oyuncular armağan eden adamdır. Anıttır.

Özel tiyatroların sıkıntılarını en iyi bilen, çünkü defalarca damdan düşen adamdır.

Kaç kez kapattı, açtı, Dormen tiyatrosunu..

Yaşatmak için ne on para etmez adamlara ne diller döktü.. Sonunda “Pes” etti.. Dormen tiyatrosu tarih oldu.

Şimdi bu Haldun Dormen, özel tiyatro düşmanlarının ödül gecesini düzenliyor..

Bir ömür boyu yaptıklarını, kendi elleriyle yıkıyor!.

Hıncal Uluç

Medyakafe