Salonsuz Şehirde Direnen Tiyatro

Tiyatro Stüdyosu yirminci yılını, Çehov’un ‘Vanya Dayı’ oyunuyla kutladı. Oyunun galasında 20 yıl boyunca Tiyatro Stüdyosu’na emek veren, aralarında Ahmet Cemal, Zuhal Olcay, Özgür Erkekli, Behlüldane Tor, Yücel Erten, Derya Alabora, Mehlika Balkan, Zeynep Erkekli, Mahmut Gökgöz’ün de bulunduğu çevirmeninden, oyuncusuna, dekor tasarımından ışıkcısına pek çok sanatçı birlikte sahneye çıktı. 

Gecede, yeni salonlar kazandırmak yerine salonları yok eden bir kültür sanat şehircilik anlayışı altında yok edilmeye çalışılan “tiyatro”nun pes etmeyen, direnen örneklerinden “Tiyatro Stüdyosu”nun kuruluşundan bugüne sahnelediği 15 oyunun emekçileri ve seyircileri, Ahmet Levendoğlu’nun öğrencileri bir araya geldi. Seyirciler arasında ödenekli ve ödeneksiz tiyatrolardan pek çok sanatçı, konservatuar hocaları, gazeteciler, eleştirmenler de vardı.

Bu özel gecede Vanya Dayı ekibiyle birlikte 20 yıla emek katanlar da sahneye davet edildi. Tiyatro Stüdyosu’na emek veren onlarca sanatçı, yitirdikleri arkadaşlarını ve çeşitli nedenlerle salonda bulunamayan Ayşe Silivri, Bülent Emin Yarar, Haluk Bilginer, Nihat İleri, Mahir Günşiray, Başar Sabuncu, Duygu Sağıroğlu gibi tarihinin nice unutulmaz ismini sahneden selamladılar.

Alkışlar arasında Tiyatro Stüdyosu’nun sanat yönetmeni, direnişin simgesi Ahmet Levendoğlu; “Sahnedeki tablo herşeyi anlatıyor.Sağ olun varolun” diyerek sanatçı ve seyircileri selamladı.

Levendoğlu’nun öğrencisi devlet tiyatrosu sanatçısı, tiyatronun en çok ödüllü yıldız oyuncusu Mehmet Ali Kaptanlar’a sanat yaşamında Tiyatro Stüdyosu’nun yerini sorduk; “1999’da “Bağla Şu İşi” oyunuyla hocayla çalışmaya başladım. Hocanın sayesinde pek çok yazarla tanıştım. Hep yoktan var eden bir tiyatro olduk. Nihat İleri ile oynadığım Esther Vilar’ın“Speer” her şeyi ile çok önemli bir prodüksiyondü. Bir oyunumuzu yeniden oynayacak olsak Speer’i seçerim. Oyunun yönetmen yardımcısı Özgür Erkekli’nin simültane çeviriyle rolüme ısındırdığı, “Sonsuz Döngü” ise, kariyerimde çok önemli bir noktadır. Oyunda istedğim her şeyi yaptım. Aslında her role gönül koydum, severek oynadım ve hocadan çok şey öğrendim. Şimdi Vanya Dayı gibi dev bir oyunda, bugünkü aklımla Çehov’la tanışmış oldum. Oyunda bir insanı “Vanya Dayı” yı çözmeye çalışıyorum. Sonuçtan çok memnunum.”

Bir Yakın klasik Vanya Dayı  

Vanya Dayı, Çarlık Rusyası’nın son zamanlarında, Rus Devrimi’nin ise nerdeyse arifesinde geçen oyunda geçiş döneminin kıskacına sıkışmış, yaşamı ıskalamış, yolunu ve gelecek umudunu yitirmiş, sevdasına karşılık göremeyen ve tutunacak bir dal arayan insanları sahneye taşyor.

Yazarımız Ataol Behramoğlu’nun çevirisi, Ahmet Levendoğlu’nun yönetmenliğinde sahnelenen oyunda Mehmet Ali Kaptanlar (İvan Petroviç Voynitski-Vanya), Emrah Elçiboğa (Mihail Lvoviç Astrov), Defne Gürmen Üstün (Sofya Aleksandrovna-Sonya), Ezgi Bakışkan (Yelena Andreyevna), Metin Beyen (Aleksandr Vladimiroviç Serebryakov), Gülsen Tuncer (Mariya Vasilyevna Voynitskaya), Vural Buldu (İlya İlyiç Telyegin), Serda Kondeler Aktuna (Marina) rol alıyor. Sahne tasarımını Efter Tunç, ışık tasarımını Kemal Yiğitcan, müzik yönetmenliğini Çiğdem Erken üstlendi. 

Levendoğlu, Anton Çehov’un 150. doğum yılında ülkemiz sahnelerinde üç ayrı Vanya Dayı yorumunun izlenebilecek olmasını, tiyatro birikimimizin sevinilesi olgunluğu olarak yorumluyor.

Cumhuriyet