Devlet Tiyatrosu’nda Örtülüye Taciz

(Geçtiğimiz günlerde Ankara Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleşen ve Başbakan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın oyunu terk etmesine neden olan olaya dair Cüneyt Özdemir’in yazısının ilgili bölümünü yayınlıyoruz .)

Entelektüel denilen insanların başörtülü insanlarımızı her fırsatta hor görmesinden, dışlamasından bıktım usandım.

Başbakan’ın kızı Devlet Tiyatrosu’ndaki bir oyunu neden terk eder? Birkaç gündür bu sorunun cevabını bulmaya çabalıyorum. Başbakan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın gittiği Devlet Tiyatroları’nda oynanan Genç Osman oyununda ne yaşandığını anlamak kolay değil. İddialar havada uçuşuyor. Olayın kahramanı farklı isimlerle konuştukça olay netleşiyor. Sümeyye Erdoğan yanında bir başka arkadaşı ile kendi isimlerini kullanmadan iki kişilik bilet alıyorlar. Aynı oyunu Çankırı Polis Koleji’nden 150 kişilik bir öğrenci topluluğu da izliyor. Oyunda yeniçerilerin eğlendiği ‘curcuna’ bölümünde olan oluyor. Aslında anladığım kadarıyla oyunun bu bölümünde başroldeki Tolga Ünsal seyircilerle interaktif bir ilişki kuruyor. Oyuncular rol icabı içtikleri içkileri seyircilerin tutmasını istiyorlar. Gelin görün ki bu sefer başrol oyuncularından Tolga Ünsal (yine iddialara bakarsanız) başörtülü oldukları için Sümeyye Erdoğan ve yanındaki arkadaşını sahneden taciz edecek şekilde sözler söylüyor. Üzerine mimikler de eklenince oyuncunun seyirciye laf sokuşturduğu bir ortam oluşuyor. Bundan rahatsız olan Sümeyye Erdoğan ve arkadaşı salonu terk ediyor. Onlardan bağımsız durumdan rahatsız olan Çankırı Polis Koleji öğrencileri ve kimi izleyiciler de salondan çıkıyor. Sonradan bana ulaşan bir polis koleji öğrencisi salonu terk ederken Sümeyye Erdoğan’ı tanımadıklarını, oyundaki başrol oyuncusunun tavrından rahatsız oldukları için salonu terk ettiklerini anlattı. Olay, oyundan sonra resmi bir raporla Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin’e aksediyor. Genel Müdür bir oyunu bu kadar çok kişinin terk etmesini tuhaf buluyor. Bu noktaya kadar hâlâ Sümeyye Erdoğan’ın oyunu izleyen iki türbanlı kişiden biri olduğu bilinmiyor. Oyunu terk eden seyirci sayısının 300 kişi civarında olduğu raporlara geçince soruşturma başlatılıyor. Kıyamet, ertesi gün skandal sosyal medyada yayılmaya başlayınca kopuyor. Ortada farklı iddialar var. Bunlardan ilki Tolga Ünsal’ın rolünün haddini aştığı yönünde. Durumu olayın kahramanı Tolga Ünsal’a sormak istedim ancak telefonunu kapatmış. Arkadaşları Tolga Ünsal’ın gelişmelerden bir hayli ürktüğünü hatta telefonlarının dinlenmeye başladığından korktuğunu söylüyorlar.

Bir tiyatro oyununu 300 seyircinin aynı anda protesto ederek terk etmesi skandal mıdır emin değilim; olayın beni asıl rahatsız eden kısmı, toplumun içinde bir kesimin bir kadına yapılan terbiyesizliğe sadece o kadın başörtülü ve Başbakan’ın kızı diye saf tutup desteklemesi. Nitekim olay duyulduktan sonra sosyal medyada bu yönde onlarca mesaj aldım. Şaşırıp kaldım. Türkiye’de kendine entelektüel denilen insanların başörtülü insanlarımızı her fırsatta hor görmesinden, dışlamasından ise bıktım usandım. Bizler onlar ayrımını yapacak insanlara %60’ının başının örtülü olduğu bir toplumda ‘ilkel’ demek bile az kalıyor. Bir tiyatro oyununu Başbakan’ın kızı bile başörtüsü nedeni ile rahatça ve özgürce seyredemeyecekse vay haline bu ülkenin başörtülü kadınlarının… Başörtüsü bazı kafalar için hâlâ baş sorunsa, yazıklar olsun…

Radikal

Mimesis Not: Cüneyt Özdemir’in yazısında Tolga Ünsal olarak bahsedilen oyuncunun adı, diğer haber kaynaklarında Tolga Tuncer olarak geçmektedir.