Musul’da ‘Leylasına’ Ağlayan Tiyatrocular

Irak’ın birçok kentinde aslında savaş hala sürüyor. Musul’da ise hemen her gün ya bir çatışma bir patlama sesi geliyor. Belki de Irak’ta savaşın en korkunç yaşandığı şehir burası olmuştur. Ancak Musul şu sıralar savaş dışında açılan tiyatrolarla gündemde.

İlk tiyatro oyununun 1820’de sergilendiği Musul’da çatışmaların ortasında yeni yeni tiyatrolar kurulup oyunlarını sergilemeye başlıyor.

Saddam Hüseyin diktatörlüğü döneminde kapsamı daraltılan ve iyice gerileyen tiyatro daha çok siyaset aracı olarak kullanıldı. Musul tiyatro okulu da devletin güdümünde bir seyir izledi. Tiyatroyu yönlendiren iktidarın kendisi oldu.

Oysa Musul, tiyatro alanında Ortadoğu’nun en eski merkezi sayılıyor. Asuri kökenli sanatçı ve Ninova Tiyatrosu’nun kurucusu Naum Fetah Sehar, Arap dünyasının ilk tiyatrosunu Musul’daki bir kilisede sergilemişti.

1820’de Musul’da ilk kez Shakespeare’in ünlü “Hamlet” oyununu sergileyen Sehar, kendisiyle birlikte Musul’un da ismini sanat tarihine yazdırmıştı.

Musul’un 4 milyonluk nüfusuna şu sıralar ise sadece Revat, Ninova ve Cemaat tiyatroları ile bir tiyatro-sanat okulu sınırlı imkanlarla hizmet veriyor. Çoğu amatör olan oyuncular, maaşlarının alamama ve aşırı İslamcıların tehditleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Zaten savaştan sonra yüzlerce sanatçı kenti terk etti. Onlarcası da öldürüldü.

Sanat çalışmalarında yetkin kadro çıkarmayı hedefleyen Musul’daki tiyatro-sanat okulu, Kazım Sahır gibi tanınmış Iraklı sanatçılar yetiştirmekle isim yapmıştı.

Faaliyetleri çok yönlü olan okul, aynı zamanda müzik, fotoğraf, resim, şiir, Arapça el yazım sanatı gibi dallarda da eğitim veriyor.

Maddi sorunlar ön planda olan okulun sanatçıları, değerlendirme komisyonunun olmayışından şikayetçi. Sanatçılar sendikası, müzik gurupları, ressam ve sanatçı birlikleri arasındaki çelişiler ise işi daha da zorlaştırıyor.

Tiyatronun ticaret aracı olarak işletilmesi, gurupların çoğunluğunun amatör olmasından ötürü destek sunulmuyor. Sanatsal çalışmaları denetleyen Kültür Sanat Meclisi’nin ise üstten atamalarla oluşturulması ayrı bir sorun.

Tiyatro okulunun sorumlusu olan yönetmen ve senarist Ganim El Ubeydi, öncelikle sanatçıdan ölçü istiyor. Siyasi bir oluşum olarak değerlendirdiği sendika ve Kültür Sanat Meclisi’nin feshedilip yeniden yapılandırılmalarını öneriyor.

El Ubeydi, “Söz sanatının özgür bir şekilde geliştirilmesi için siyasetin sanattan koparılması gerekiyor” diyor.

Sanatçıların henüz düzeyli sanat yapmaktan uzak olduklarını dile getiren El Ubeydi, Musul’da sanatın çıkmazını şöyle izah ediyor: “Herkes kendi leylasına ağlıyor. Sanatçı izleyip değerlendiren ve kontrol edendir. Bu ise önümüzde hâla muğlak bir sorun olarak duruyor. Bu noktada sınırlandırılmış durumdayız. Kayıp, kopuş ve durma sürecinden geçiyoruz. Biz bu konular üzerine çok raporlar verdik, çok muhasebelerden geçirdik ama tiyatroyu hangi zeminde geliştirip yaygınlaştıracağız ki?”

Bu da yetmiyormuş gibi sanat çalışmalarının yürütüldüğü kurumlar halen hedef tahtasında olduğunu anlatan El Ubeydi, “Okulumuzun çalışma salonu yakılıp tahrip edildi. Çalışma yerimizi ve salonumuzu bir kez yeniledik, restore ettik fakat yeniden bombalanıp tahrip edildi. Yine şehirde iki ayrı tiyatro salonu bombalandı. Bunar İbn El Esir ve İbn El Rebi salonlarıydı. Bazıları kapandı. Çoğu arkadaşımız burayı terk etti. Öldürülenler oldu. Ancak tiyatro ve sanat aşkımız sürüyor…”

Fıratnews