CHP Kendi Geçmişinin Kültür Deneyimlerinden Yararlansın

(Doğan Hızlan’ın 10 Haziran 2011 tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan köşe yazısını yayınlıyoruz.) BUGÜN CHP’nin seçim beyannamesinde yer alan kültür, sanat konusundaki vaatlerine dipnotu düşeceğim.

Beyannamedeki bazı maddeleri, geçmişteki iktidarlarında uyguladıkları için bu konuda deneyimleri olduğu kanısındayım.
Programda; kültür politikası deyimini kullanmayışlarını çok olumlu karşılıyorum, çünkü kültür politikası, her hükümetin kendi anlayışında ürettiği bir kültür dünyasıdır ki, ancak totaliter ülkelerde söz konusu olabilir.
Beyanname, yalnız bana ve benim gibi düşünenlere değil, sanatın, edebiyatın özgürlüğünü savunan herkese sesleniyor:

“KÜLTÜR VE SANATA ÖZGÜRLÜK”

Kültürel etkinlikler ve sanatta uygulanan keyfi yasaklara ve sansüre son vereceğiz.
Çağdaş sanat anlayışı çerçevesinde sanatın özgürleşmesinin önündeki tüm yasal engelleri kaldırmak amacıyla Sanat Yasası oluşturacağız. Devlet bünyesindeki sanat kurumlarının özerkliğini koruyacak, siyasi amaçlar için kullanılmalarına engel olacağız.”
Sanat kurumlarının özerkliğini sağlamak konusuna ağırlık vermeleri şarttır.
Çünkü iktidarların, sanatı kısıtlayan, ideolojik içerik taşıyan bütün müdahalelere karşı bir müdahalede bulunması gerekir.
Sanatçıların haklarını savunabilmeleri, koruyabilmeleri, ancak örgütlenmeleri sayesinde gerçekleşebilir.
Bu maddeyi uygulamaya geçirmelerini bekliyorum:
“Sanatçıların sendikal örgütlenmesini teşvik edeceğiz. Devlet bünyesinde çalışan tüm sanatçılarımızın özlük haklarını ve çalışma koşullarını iyileştireceğiz.
Özel sanat projelerini ve alternatif sanat dallarını destekleyecek ve teşvik edeceğiz.”

* * *

“TÜRK Edebiyatı’nın yurtdışında gelişmesi amacıyla yazarlarımıza ücretsiz çeviri ve tanıtım desteği vereceğiz.”
Şimdi bu konuda çalışmalarını sürdüren TEDA’ya destek verirseniz, bu tanınmayı hız kesmeden belki de hızını artırarak sağlayabilirsiniz.
Aşağıdaki madde çok önemlidir.
‘Harika Çocuklar’ yasasını geniş biçimde uygulayabilirseniz, Türk çoksesli müziği yeni İdil Biret’ler, yeni Suna Kan’lar kazanır.

“HERKES İÇİN KÜLTÜR VE SANAT”

Eğitimde kültür ve sanata daha geniş yer verecek, okullarda bu tip etkinliklere daha çok kaynak ayrılmasını sağlayacağız. Sanata özel yeteneği olan çocukları erken yaşlarda tespit ederek, yeteneklerini geliştirmeleri için en ileri düzeyde eğitim olanakları sağlayacağız.
Tüm il ve ilçe merkezlerimizde, sanatın her dalıyla ilgilenenlerin buluşma yeri haline gelecek Kültür-Sanat Evleri açacağız. Yurttaşlarımızı kültür ve sanatla buluşturmak için gezici tiyatroları, sergi ve konserleri daha geniş kitlelere ulaştıracak destekler sağlayacağız.”
Hiç kuşkusuz CHP’nin gündeme getirmesi gereken bir madde:
“12 Eylül rejiminin çiğnediği Atatürk’ün vasiyetine sahip çıkacak, Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu’nu yeniden hayata geçireceğiz.”

* * *

GEZİCİ kütüphaneler, sinema ve tiyatro gelirleri üzerindeki vergi indirimi, sinema ve tiyatroya destek bölümleri gerçekten sanatın gelişmesi, sanatçının yaşayabilmesi için önemli maddeler.
Ancak, bunların bir bölümü partinin beyannamesinde bulunan, herkesin iyi diyeceği maddeler.
Ben CHP’nin sanata daha derin bir anlayışla yaklaşmasını bekliyorum.
Gezici kütüphaneler kadar, eski kütüphanelere kadro ve para yardımı, yeni bir kütüphane yapılması için çaba, devletin, üniversitelerin, kurumların ellerinde bulunan tabloların, heykellerin korunabileceği, sergilenebileceği bir bina bekliyorum.
Bir konser salonu, bir opera salonu.
Seçimden sonra CHP’nin daha somut çözümlerle uğraşmasını bekliyorum

* * *

BEYANNAME’de yer alan vaatleri izleyeceğim.

Hürriyet