Sahnede Bir Dünya Rekoru!..

(Hıncal Uluç’un 17 Haziran 2011 tarihli Sabah gazetesindeki köşe yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz.)Lüküs Hayat, 6 Mart 1985’te perdelerini açtı İstanbul’da.. 2011 sezonu ile 26’ncı yılını tamamladı. Seneye devam edecek. Oluyor 27..

Sahnede daha uzun kalan oyunlar var. Rekor, 1952’den beri, 59 yıldır devam eden Fare Kapanı/ Mouse Trap’te.. Agatha Christie’nin bir kısa öyküsünden uyarlanan Fare Kapanı, Londra, St. Martin Tiyatrosu’nda hâlâ her gece “Lütfen sonunu kimseye söylemeyin” ricasıyla bitiyor.

Ne varki, Fare Kapanı, ortalama her 5 yılda bir ekip değiştiriyor.

1985’te perdelerini açan Lüküs Hayat’ın baş rolünde ise hep ayni isim var..
Zihni Göktay..

64 yaşındaki Zihni Göktay, bu role başladığında 38 yaşındaydı. Şehir Tiyatroları’nın da 12 yıllık oyuncusuydu.. Bu şu demek oluyor..

Ömrünün yarıya yakını, Şehir Tiyatroları ömrünün de üçte ikisini bu tek rolle geçirdi..

Guinness Dünya Rekorlarına girecek bir başarı bu.. Dünyada örneği yok. Olsa duyardık nasıl olsa..

Zihni Göktay’ı bu hafta Yaşamdan Dakikalar’da ağırladık.. Programa, Lüks Hayat’ta sevgilisi Zeynep’i oynayan arkadaşıyla geldi..

Açılışta o rolde, o muhteşem, o unutulmaz, o harikalar harikası Suna Pekuysal vardı.. Nur içinde yatsın.. O açılış dahil kaç kez seyrettim Suna Abla’dan, Zeynep’i..

Zihni “Osmanlı sülalesine döndük” diyor.. “Rol değiştikçe, yeni gelene numara veriyoruz..”

Ve sonra Şenay Saçbüker’in tanıttı bize..

“Üçüncü Zeynep!..”

Lüküs Hayat, bir başka unutulmazın, modern tiyatromuzun kurucusu Muhsin Ertuğrul’un projesi..

“Müzikal oynayalım” demiş, “Ama yerli olsun..” Cumhuriyet’in Onuncu Yılı ya..

Ve Rey kardeşlere ısmarlamış. Ekrem Reşit yazacak, Cemal Reşit besteleyecek..

O zaman sosyete, laf arasına Fransızca sözcükler de sıkıştırarak, her şeyiyle moderenleşme peşinde.. Buna karşılık, Çeşmemeydanı gibi, öz İstanbul’da hâlâ bizim insanlarımız yaşıyor..

Durumun kendisi komik.. Operetin adının Lüks değil, Lüküs oluşu ile başlıyor, bu sahte, bu zorlama moderenleşme hicvi..
Ve de Nazım Hikmet’le bitiyor.. Lüküs Hayat’la dalga geçen o unutulmaz, o onlarca yıldır kuşaktan kuşağa ezber geçen satırların yazarı o..

Zihni Göktay “Muhsin Hoca, ‘Ru be ru’ anlattı” dedi.. (O lafın ne olduğunu bilmeyenler, bu gece, ya da pazar sabahı SkyTürk’te yayını izlesinler..)

Oyunun açılış tarihine az kalmış. Ekrem Reşit sıkışmış, şarkı sözlerini yetiştirmekte.. Bir hapiste, bir dışarda Nazım o zaman Tepebaşı’nda Büyük Londra Otelinde kalıyor.

Otel tam da yanan (Ya da yakılan) şimdiki otoparkın yerindeki Tepe Başı Dram Tiyatrosu’nun, yani Muhsin Bey’in makamının karşısında.

Otel parasını dahi ödeyemeyecek kadar parasız Nazım’a, Muhsin Bey cebinden 75 lira ödüyor, eksik şarkıları yazması için.. Büyük para haa.. Ben 60’lı yıllarda kaldım, Londra Otelinde, 15 lira falandı.. 1933’te herhalde bir ay kalınırdı o parayla..

“Şişli’de bir apartıman
Yoksa hemen halin duman
Nikel kübik mobilyalar
Duvarda yağlı boyalar” diye başlayan şarkı öyle yazılıyor..

Onuncu Yıl şerefine yazılan müzikal, 1946 yılına kadar devam ediyor.. Sonra özel tiyatrolarda tekrarlar var.. Sonra..
Sonra..

1985’te, o zamanın Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Gencay Gürün, Haldun Dormen’i zorla ikna ediyor. İkisi, el ele veriyorlar ve “Bir daha” diyorlar..

Baş rollerde Zihni ile Suna Abla..

Müzikleri düzenleyen, o da nur içinde yatsın, Esin Engin.. Orkestrayı yöneten, artık emekli Önder Bali.. Dekorlar Nilgün Gürkan, kostümler Canan Göknil.. Dansları düzenleyen Selçuk Borak..

Başlayış o başlayış..

Yaşamdan Dakikalar’da, Zihni’nin acı tatlı anılarını, Şenay’la yaptıkları düetleri keyifle izleyeceksiniz..

Sabah