“Dil Hareket Alanı Buldukça Kürtçe Kaynaklar Artacak”

Mimesis Söyleşi – (Amed / Diyarbakır’dan Abdullah Arı’nın Cegerxwin Gençlik Kültür Merkezi Tiyatro Eğitmenlerinden Nazım Hikmet Çalışkan ile yaptığı söyleşiyi yayınlıyoruz.)

Sizi tanıyabilir miyiz?

Cegerxwin Kültür Sanat Akademisi Tiyatro biriminin üç eğitmeninden biriyim. Diyarbakır ile olan tanışıklığım 1999 yılında Dicle üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik bölümüne kayıt yaptırmamla başladı. 2002 sezonunda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun kursiyer çalışmalarına katıldım ve bir sonraki sezonda oyuncu olarak çalışmaya devam ettim. 2006 yılında okuduğum bölüm ve Şehir Tiyatrosu’ndan ayrılarak Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Bölümü’ne yerleştim. 2010 yılında mezun olduktan sonra, Diyarbakır’a dönüp Kayapınar Belediyesi bünyesinde eğitimlerine devam eden Cegerexwin Kültür ve Sanat Akademisi’nde tiyatro çalışmalarını sürdürmekteyim.

 

Üniversitede ilk tercihin niçin Fizik Bölümü oldu?

 

Aslına bakarsanız amaç Fizik okumak değildi. Bir an önce aile etrafından çıkıp, istediğim bir alanda çalışmanın koşullarını aramaktı. Üniversite bunun için iyi bir zemindi. Daha sonra Şehir Tiyatrosu dönemi başladı. Karar verdim ve tiyatroyu seçtim.  Daha disiplinli bir eğitim ihtiyacı hissedip, akademik eğitimimi Ankara D.T.C.F. Tiyatro Bölümü’nde tamamladım. Anlayacağınız Fizik Bölümü bana zaman ve alan imkânı yarattı.

 

Cegerxwin Gençlik Kültür Merkezi’ni tanıtabilir misiniz? Ne zaman kuruldu? Burada hangi faaliyetler yürütülüyor?

Cegerxwin Gençlik Kültür Merkezi 2009 yılında Kayapınar Belediyesi Kültür Müdürlüğünce kuruldu. Kültür ve sanat çalışmaları açısından Diyarbakır ve bölge için önemli bir merkez olma niyetinde. Bölgede şimdiye kadar yürütülen sanatsal eğitimler daha çok kurs niteliğinde yapıldı. Cegerxwin Akademisi’nin kurulmasıyla beraber; müzik, sinema, edebiyat, resim, halk dansları ve tiyatro birimleri bünyesinde iki yıllık eğitim başladı. İlk olarak 2010-2011 eğitim döneminde öğrenci aldık.

 

Geçen dönem kaç kişi tiyatro eğitimi almak için akademiye başvuru yaptı?

Geçen yıl 140 civarında öğrenci başvuru yaptı.. Başvuru yapan arkadaşlarla bir aylık bir atölye çalışması yaptık.  Amacımız başvuruda bulunan adayların hepsini ikna etmekti. Yani, tiyatro disiplinini makul bir zaman zarfında tanıtmak ve kararını daha net vermesini sağlamaktı. Katılımcılar bir ay boyunca oyunculuk, oyun incelemesi, doğaçlama, dans ve ritim derslerinin olduğu atölye döneminden sonra devam edip etmemeye karar veriyorlar. Devam etmeye kararlı olanlar ile sahne ve tirad çalışmaları yapıldıktan sonra, atölye sürecinde ders veren tüm eğitmenlerin kanaatlerini de göz önüne alarak bir eleme yapıyoruz. Tiyatro Birimi’ne geçen eğitim yılında 50 öğrenci aldık. Bu sayı bizim için oldukça fazlaydı. Bu yıl için kontenjanı yarıya indirme kararı aldık.

Bu sene kaç öğrenci akademiye devam edecek?

 

Tiyatro Birimi için 1.sınıf 35, 2. sınıflar 25 olmak üzere 55 öğrenci devam edecek. Tüm birimler için konuşursak, sayı 250 öğrenci.

Akademiye gelen öğrenciler tüm zamanlarını buradaki faaliyetlere mi veriyorlar?

Hayır, daha değil. Kuşkusuz amaçlarımızdan birisi de, öğrencilerimizin buradaki eğitimi tamamladıktan sonra eğitim almış oldukları alanlar doğrultusunda yaşamlarını kurmaları. Henüz birçok öğrenci birincil olarak zamanını ayıramıyor. Ancak tiyatro yapmak isteyenlerin, yani artık tamamen tiyatro ile yaşamak isteyenlerin diğer işlerini eleyeceğini düşünüyoruz. Eğer Cegerxwin Akademisi’ndeki çalışmalar geliştirilirse, buradan eğitim alan öğrenciler kendi yaşamlarını tiyatro üzerine kurabileceklerine ikna olurlarsa o zaman öğrencilerin öncelikleri de değişmeye başlayacaktır. Şu anda gelen öğrencilerimizin çoğunluğu öğrenci, öğretmen, esnaf vb. iş kollarından insanlar.

 

Tamamen aktif olarak tiyatro faaliyetlerinde yer alan öğrencileriniz var mı?

 

Evet. Diyarbakır ve bölgedeki amatör tiyatro gruplarından gelen öğrencilerimiz var. Onların çalışmalarını da takip etmeye çalışıyoruz. Bu öğrencilerimiz ile birincil işi tiyatro olmayan öğrencilerimizin iletişimleri çok önemli. Yaşamını tiyatro üzerinden kurmaya çalışan öğrencilerimizin hırsları ve enerjileri, diğer öğrenciler üzerinde bir farkındalık yaratıyor diyebiliriz. Bu küçük detay bile, öğrencilerimizin hayatlarını dönüştürecek enerjiyi içeriyor. Önemli olan bu yol alıma doğru bir şekilde yön verebilmek. Ancak o vakit istenilen tiyatro etrafı yaratılabilinecek. Bunun için ise öğrencilerimizin tiyatroyu birincil olarak düşünmesi önemli bir eşik.

Yani profesyonel katılım bekliyorsunuz?

Evet, öyle de denebilir. Biliyorsunuz, Cegerxwin Akademisi’nin eğitim dili Kürtçe. Buradan mezun olacak öğrenciler için ilk aşama oluşturulacak tiyatro gurupları olacaktır. Bu grupların çalışmaları pratik ağırlıklı yoğunlaşacak ve turnelerle desteklenecek. Bölge halkı kendi anadili ve kültürü ile örülü tiyatral çalışmalar ile daha yoğun buluşmalı diye düşünüyoruz. Bu buluşmalar; bir yandan tiyatroyu toplumsal hayatta konuşlandıracak, diğer taraftan da tiyatro insanları için yaşam alanı oluşturacak umudundayız. Zamanla bölgede oluşturulacak tiyatro çalışmalarında eğitmen olarak çalışmalarını yaygınlaştırma olanakları verilecek.

 

Öğrenci profiliniz nasıl? Hangi kesimlerden insanlar geliyor?

Öğrenci profilimiz bayağı geniş; öğrenci, memur, işçi, esnaf, işsiz, ev kadını vs. Yani kalabalık bir etrafla çalıştık ilk yıl. Birçok zorlukla karşılaştık. Daha önceki öğrenci alma standartlarımızda değişiklikler yaptık. Yaş sınırı ve kontenjan konusunda daha gerçekçi davranmamız gerektiğini farkettik ve daha dinamik, tiyatroyu isteyen kimselere yönelmeyi hedefliyoruz. Bu yılki çalışmalarımız bu doğrultuda başlatıldı.

 

Beklediğiniz ilgi var mı?

Evet. Bu yılki başvuru profili daha olumlu. Lise son sınıf veya yeni mezun olarak başvuran adaylarımızda belirgin bir artış var. Bu canlı ve dinamik bir “hamur” demek.

 

Diyarbakır’ın her yerinden başvuru yapılabiliyor mu?

 

Evet, elbette. Merkez dışından gelenler daha çok dönemlik tiyatro kurslarını tercih ediyor. Akademinin ders programı onlar için yoğun olabiliyor.

 

Bahsettiğiniz kurslar akademi eğitimi dışında da bu yıl devam ediyor mu?

Evet devam edecek. Akademik çalışmalarımıza öğrencilerimizi alıp derslere başladıktan kısa bir süre sonra kurs başvuruları alıyoruz.

Kurslar daha çok amatör düzeyde tiyatro ile ilgilenmek isteyenler için bir eğitim ortamı mı oluyor?

Evet öyle bir işlevi de var. Bununla beraber akademi öğrencilerini bulma anlamında da bir ön çalışma niteliğinde.

Kurslarda kaç kişi var?

Kontenjanımız 30 Kişi. Kurslar üç aylık zaman dilimli. Amacımız bu çalışmaları atölyelerle güçlendirmek.

Bu kurslara gelen insanlar eğitim aldıktan sonra mezun olup gidiyorlar mı?

 

Bir kısmı bir sonraki eğitim döneminde akademiye başvuruyor. Üç aylık kurs eğitimi sonunda kendisi açısından ikna olup iki yılını daha tiyatro çalışmasına vermeyi düşünenler oluyor. Şu anda ilk aldığımız başvurular kursa katılan öğrencilerden gelen başvurular oldu. Diğer başvuru yapamayan arkadaşlar da tiyatro ile tanışıklıklarını arttırıp, gittikleri yerlerde aldıkları eğitimi tartıştırabilir, tiyatro adına bir şeyler yapabilirler. En azından tiyatronun televizyon çerçevesinden sunulan bazı skeç programlarından ibaret olmadığını gerçeğin daha farklı olduğunu fark ediyorlar. Başvuru zamanında gelip; “biz burada iki yıl eğitim aldıktan sonra dizilerde oynayabilir miyiz?” diye soranlar da oluyor.

Farklı amaçlar ve beklentilerle de tiyatro eğitimi almak isteyen insanlar geliyor size?

İllaki. Oyunculuk için bir durak olarak görenler var.

Eğitim faaliyetlerine geçebiliriz buradan. Eğitim faaliyetlerinizi nasıl yürütüyorsunuz? Eğitmenleriniz kimler, hangi konuları işliyorsunuz? Eğitim kaynaklarınız neler?

Akademi bu yıl ikinci yılına başlıyor. Kürt halkının kendi diliyle, kültürünü ve sanatını yaşatıp geliştirmesi anlamında önemli hedefleri önümüze koymuş bulunmaktayız. Uzun bir yürüyüş olacağı inancındayız. Bu anlamda çalışmalarımızı daha da güçlendirmemiz gerektiği de bir gerçek.

Öncelikle Kürtçe kaynak sıkıntısı büyük bir sorun. Tiyatro kaynaklarının Kürtçe çevirileri yeterli değil henüz. Okumalarda Türkçe’den yararlanılıyor. Eğitimler teorik ve pratik olarak yapılıyor.

Başlıca dersleri sıralamak gerekirse:

Oyunculuk, Tiyatro Tarihi ve Teorisi, Dramaturgi, Yazarlık, Oyun İnceleme, Doğaçlama, Sahne Bilgisi, Müzik, Dans, Kürtçe Dil Dersi, Sanat Tarihi, Kürt Tiyatrosu.

İlk yıl temel eğitim alan öğrenciler yılsonunda bir oyun çalışıyorlar. Bu oyunun Diyarbakır ilçelerine başta olmak üzere bölge turneleri yapılıyor. İkinci yıl eğitimler yoğunlaşıyor. Dördüncü dönem ağırlıklı olarak mezuniyet oyunu eğitim programında yer alıyor. Bu oyunla her öğrenci, yapılanan bir oyunun tüm aşamalarında kendi yer alma olanağı buluyor. Sonra mezun oluyorlar. Eğitmenlerimizin bir kısmı kendi alanlarında lisans eğitimi almış, bir kısmı da yıllarca amatör olarak kendi alanlarında çalışmış insanlar.

Eğitim konusunda dışarıdan insanlar gelip derslere katılıp ders veriyor mu?

Belirttiğiniz çalışma programımızda yer alıyor. Yıl içerisinde düzenlenecek seminer ve atölyelerle, alanlarında alternatif düşünen insanları davet edip, onların birikim ve yaklaşımlarıyla öğrencilerimizi buluşturmak eğitim sürecimizin önemli bir parçası. Yıl içerisinde, alternatif veya deneysel çalışmalar yapan tiyatro topluluklarını turneye davet etme çalışmamız var.

Eğitim alanında da beraber ortak şeyler yapıyorsunuz?

Evet. Davet ettiğimiz gruplar kendi deneyimlerini öğrencilerimizle paylaşıyor. Mümkünse birlikte deneysel bir çalışma yapılıyor. Bu paylaşımı daha da arttırarak geliştirmekte görevlerimizden biri olarak görüyoruz.

 

Eğitimlerinizde eğitim dili tamamen Kürtçe dediniz, tiyatro eğitimi ile ilgili teorik metinleri siz mi Kürtçeye çeviriyorsunuz?

Karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri bu. Teorik anlamda Kürtçe kaynak çok az.  Çevirisi yapılmış az sayıda metin var. Belirttiğim gibi teorik metinlerde ana kaynak Türkçeye çevrilmiş metinler oluyor. Bu metinleri Kürtçeye çevirmek uzun soluklu bir çalışma. Kürtçe oyunların yazılması teşvik edilmeye başlandı. Bunun en büyük örneği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Kürt oyun yazarı Hüseyin Rehmi Hakkari adına düzenlediği Kürtçe oyun yazma yarışması. Edebiyatla ya da drama ile ilgilenen insanlar için bir ilgi alanı oluşacaktır. Kürtçe kaynak birikimi dilin kendine hareket alanı bulması ile ilgili bir şey. Günlük hayatta ne kadar dolaşıma girerse o kadar konuşur, yazar, çizer, birikir.

 

Bildiğiniz hali hazırda çevirisi yapılan veya çevirisi yapılacak eserler var mı?

Aram Yayınları’nın Moliere çevirileri var. Brecht’ten bir iki metin var, Şehir Tiyatrosu Kafkas Tebeşir Dairesi’ni Rüknettin Gün yönetiminde oynadı. Yine çeviri aşamasında olan Shakespeare metinleri var diye biliyorum ve giderek yeni yazarlar ve kitap çevirilerini duymaya başlıyoruz. Bu zamanla artacak elbet. Bu uzun bir yapılanma süreci Kürtçe ve lehçeleri için.

 

Bu çevirisi yapılacak olan eserler sizin talebiniz üzerine mi yapılıyor?

 

Kürt dilini geliştirme üzerine yıllardır çalışan dil bilimcileri, Kürt Edebiyatçıları var. Çeviri onların da ilgilendikleri ve beslendikleri bir zemin. Bu zemin aynı şekilde dili de besliyor. Bu anlamda çalışmalarını sürdüren bir çevre büyüyerek üretiyor.

 

Siz teorik, kuramsal dersleri Kürtçe veriyorsunuz. Peki ders notlarınız kitaplaştı mı? Ya da ders notları olarak düzenliyor musunuz?

Ders notları olarak düzenliyorum.

Eğitim süresince hangi sıkıntılar yaşanıyor?

Önemli bir kısmına değindiğimi zannediyorum. Bir de öğrencilerin sahneye çıkma sabırsızlığı gibi hoş bir sıkıntımız var.

Anlattıklarınız bağlamında akademinin uzun vadedeki hedefleri neler?

 

Daha özgür, sağlıklı bireyler ve toplumlar yaratılması çabasına sanatla katkıda bulunmak. Bunun araçlarını ve amaçlarını üretecek sanat insanı yetiştirmenin çabasını vermek diyebiliriz kısaca.

 

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Ben de teşekkür ederim, ilgilendiğiniz için.

Abdullah Arı – Amed/Diyarbakır