Kürtçe Şarkı Tahrik Sayıldı

(Geçtiğimiz günlerde, Kürt sanatçı Aynur Doğan’ın türkülerini anadilinde söylemesine tahammül edemeyen bir grup seyirci, sanatçıyı “protesto” etmiş ve bu tavır birçok kesim tarafından eleştiri konusu haline getirilmişti. Kürtçe şarkı söylemek, bu defa Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin aldığı karar ile “tahrik unsuru” olarak değerlendirildi ve ceza indiriminin gerekçesini oluşturacak şekilde hafifletici bir neden olarak tarihe geçti. İlgili haberi okurlarımızla paylaşıyoruz.)

Başkent’te Hoşdere Caddesi’ndeki bir barda, “Kürtçe şarkı söylenmesi” üzerine başlayan ve Emrah Gezer’in ölümüyle sonuçlanan kavgayla ilgili davada, sanık polis memuru Serkan Akbulut beylik tabancasıyla “tahrik altında” adam öldürmek ve yaralamak suçlamalarından toplam 19 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu müşteki-sanık polis memuru Serkan Akbulut ve avukatı ile maktulün yakınları ve avukatları katıldı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Erol Aras, İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı’nın da aralarında bulunduğu bir grup avukat, Gezer ailesinin müdafisi olarak duruşmada hazır bulundu.

Duruşmayı, CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Mesut Değer ile BDP PM Üyesi Hamit Geylani de izledi.

Mahkeme Başkanı İbrahim Kozan duruşmada kararı açıkladı.
Buna göre, sanık Serkan Akbulut, takdiri indirim maddesinin uygulanmasıyla birlikte Emrah Gezer’i, “beylik tabancasıyla tahrik altında öldürmek” suçundan 16 yıl 8 ay, olay yerinde bulunan Zafer Şimşek’i “beylik tabancasıyla yaralamak suçundan” da 2 yıl 9 ay 10 gün olmak üzere, toplam 19 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi.

Sanık Sinem Uludağ, sanıklar Ramazan Gezer, Tülay Türk ve Gülay Türk’e ayrı ayrı “hakaret etmek” suçlamasıyla adli para cezasına çarptırılırken, “adam öldürmeye azmettirmek”, “kasten adam öldürmeye teşebbüse azmettirmek” ve “kasten yaralama” suçlarından ise beraat etti. Mahkeme, Uludağ’a verdiği cezada takdiri indirim maddesini uygulamadı.

Sanık Gülay Türk, “Sinem Uludağ’ı tahrik altında kasten yaraladığı” gerekçesiyle, takdiri indirimin ardından 37 gün hapis cezasına çarptırılırken, bu ceza 740 TL adli para cezasına çevrildi.

Maktul Emrah Gezer’in ağabeyi Ramazan Gezer de Sinem Uludağ’ı “silahla kasten yaralamak” suçlamasından 75 gün hapis cezasına mahkum edildi, Gezer’in bu cezası da 1500 TL adli para cezasına çevrildi.

Ramazan Gezer, “korku, kaygı ve panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek” suçlamasından takdiri indirimin ardından 5 ay hapis, ruhsatsız silah bulundurmaktan da 10 ay hapis ile 375 lira adli para cezasına çarptırıldı.

Sanıklar Tülay Türk ve Levent Akbulut atılı tüm suçlardan, diğer sanıklar da haklarında dava açılan diğer suçlamalardan beraat etti. Mahkeme, sanık Serkan Akbulut’un tutukluluğunun devamına da karar verdi.

“Kararı temyiz edeceğiz”

Maktul Emrah Gezer’in babası Cemal Gezer, duruşmanın ardından adliye önünde yaptığı açıklamada, sanık Serkan Akbulut’un “büyük bir indirimden faydalandığını” savunarak, kararı temyiz edeceklerini bildirdi.

ÇHD Genel Başkanı Kozağaçlı da “Mahkemenin verdiği kararın bize söylediği şudur: Eğer Kürtçe şarkı söylerseniz etrafınızdaki insanlar bundan rahatsız olur, tahrik olur ve size ateş ederlerse indirim alırlar. Bunun kabulü mümkün değil. Kararı temyiz edeceğiz” diye konuştu.

Diyarbakır Barosu Başkanı Aktar ise mahkemenin kararıyla ilgili olarak, “Bugün sadece bir yargısız infazın hoş görülmesiyle karşı karşıya değiliz, bir nefret söyleminin, nefret suçunun hoş görülmesiyle karşı karşıyayız aynı zamanda” ifadelerini kullandı.

Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Aras da sanık Serkan Akbulut’un cezasına ilişkin takdiri indirimin hukuki ve insani hiçbir temeli olmadığını iddia etti.

İHD Genel Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan ise davayı temyiz edeceklerini belirterek, Yargıtayın takdiri indirim kararını bozmasını beklediklerini ifade etti.

Olayın Geçmişi

Savcı, esas hakkındaki görüşünde, Çankaya’da Hoşdere Caddesi’ndeki bir bara, sanık Ramazan Gezer, Gülay Türk, Tülay Türk ile giden Emrah Gezer’in, burada Kürtçe şarkı söylediğini, bu sırada barda, sanık polis memuru Serkan Akbulut ve Levent Akbulut ile oturmakta olan Sinem Uludağ’ın, bundan rahatsızlık duyarak, “Ben Kürtlerle aynı ortamda kalmak istemiyorum. Siz PKK’lı mısınız?” demesi üzerine tarafların sözlü tartışmaya başladığı ifade edilmişti.

Tartışmanın kavgaya dönüştüğünü kaydeden savcı, sanık Ramazan Gezer’in, üzerinde bulunan silahla tehdit amaçlı ateş ettiğini, bunun ardından sanık Serkan Akbulut’un da silahıyla ateş etmeye başladığını, Akbulut’un silahından çıkan kurşunla Emrah Gezer’in öldüğünü, olay yerinde bulunan Zafer Şimşek’in de yaralandığını kaydetmişti.

Savcı, Akbulut’un, “tahrik altında adam öldürmek” suçundan 12 yıldan 18 yıla, “adam yaralamak” suçundan da 9 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmiş, Akbulut’un cezasının, “kamu görevine ait silahı kullandığı” gerekçesiyle artırılmasını da talep etmişti.

Savcı, maktul Emrah Gezer’in ağabeyi Ramazan Gezer’in “silahla tehdit” ve 6136 sayılı yasaya muhalefetin de arasında bulunduğu bir dizi suçtan cezalandırılmasını isterken, Tülay Türk ve Levent Akbulut’un atılı tüm suçlardan beraatını, diğer sanıkların da çeşitli suçlardan cezalandırılmasını talep etmişti.

Radikal