Valizli Seyahatname

Devlet Opera ve Balesi’nin çağdaş yapıtlarından Seyahatname’nin yeni sürümü ‘Seyahatname 2’, 10 yıl sonra yepyeni bir kadroyla karşımızda. Kurgu ve koreografisi Beyhan Murphy’ye ait eser, Evliya Çelebi’nin tarihî hikâyelerinden ilham alırken Elif Şafak’ın metinleri de oyuna eşlik ediyor.

Karşımızda siyah, beyaz ve gri insanlar, iş insanları… Beyaz yakalılar mı diyoruz onlara? Yeni bir oyun bulmuşlar: Valizcilik. Tekerlekli valizlerin üzerine çıkıyor, uçuyor, kaçıyor, atlıyor, zıplıyorlar. Çok eğleniyor gibi görünüyorlar, ama sadece görünüyorlar. Sonra sonra anlıyoruz ki aslında bir kavga dövüş, bir huzursuz hâl içindeler. Şöyle cümleler geçiyor arada: “İnsanlar ikiye mi ayrılıyor ne? Yapı ustaları ve bozucuları diye. Yerleşemiyor, göçebeliği matah bir şeymiş gibi anlatıyor, aslında olamıyorlar. Aslında bir o-la-ma-yış içindeler. Durmaktan, olmaktan korkuyorlar.”

Bir ağaç resmi çizer misiniz deyince köksüz dallar koyuyorlar önümüze. Aylak Adam’ın (Yusuf Atılgan) kahramanı C; Adako/Ağaç Dalı Kompleksi diyor bu duruma: “Ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimi… Hep öteye öteye uzama isteği. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından kaçış, özgürlüğe susamışlık. Genç hastalığıdır, geçer…”

TEĞELLERİ GÖRMÜYORUZ

‘Seyahatname 2’de Evliya Çelebi’nin macera ve tılsım dolu tarihsel hikâyelerine Elif Şafak’ın metinleri eşlik ediyor. Aslında çok şey eşlik ediyor esere ama teğelleri görmüyor göz. Onu bunu görmek bir yana kırpılmak istemiyor hatta. Beyhan Murphy, şöyle açıklıyor durumu: “Belli bir süre sonra koreografi-dramaturji-reji, bunların hepsi birbirinin içine geçiyor, kaldı ki Seyahatname gibi dans tiyatrosuna yakın bir oyunda birçok öğe kullanıyorum. Metinler var, video var, film kareleri gibi sahnenin her köşesinde aynı anda var olan yaşamlar var. Göz kırpmamanız belki de bu yüzden, hepsi birbiri içine geçiyor. Kurgu her şey; kurgunun belkemiği oturduğu zaman, aradaki teğelleri görmüyorsunuz, gayet yumuşak geçişlerle akıyor.”

İç içe geçenler arasında birincisi Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden Acayip Şeyler, Cambazlar, Bir Değişik Hamam, İnci Dalgıcı ve İstanbul’un Tılsımlı Sütunları bölümleri… Sonra Elif Şafak’ın aşk, yaşam ve kimlik sorgulayıcı pasajları… Dahası; Mor ve Ötesi’nden Burak Güven’in alternatif rock tadında müzikleri, yer yer Türk motifleri, Ayşegül Alev’in 50’lere öykünen retro-modern tasarımı, Ozan Açıktan’ın video yapımı… Dans, tiyatro, edebiyat, müzik, tarih…

Bir de sürpriz: Bir ara, kaşla göz arasında sahneye yer sofrası kuruluyor. Çevresinde toplaşılıyor, sohbete dalınıyor, gözleme açılıyor; canlı canlı. Kokusundan belli. Sürpriz ise pişen gözlemelerin mola verildiğinde seyirciye ikram edilmesi, dumanı tüten çay eşliğinde…

Yolculuğun devamı değil!

Beyhan Murphy’nin elinden/zihninden çıkan ilk Seyahatname’yi izleyenlere not: Bu bir yolculuk devamı değil. Gerçi aslında Murphy’nin ilk düşüncesi yolculuğun devamını getirmekmiş. Hatta ilk Seyahatname’yi revize etmek niyetiyle başlamış işe. Fakat bambaşka bir oyun ortaya çıkınca ‘Seyahatname 2’ demiş ona. Şimdi birincisinden çok daha urban, çok daha sert ama bir o kadar da naif bir eser var karşımızda. Çağdaş yaşamın siyah-beyaz-gri ortamından Evliya Çelebi dünyasına girdiğimizde rengarenkleşen… Orhan Pamuk’un Öteki Renkler’indeki burnu sızlatan bölümler yerine Elif Şafak’ın sorgulayıcı ve araştırıcı metinlerine yer veren…

Jülide KARAHAN

Zaman