Bağımsız Tiyatrolar Daha Etkili Hale Gelecek

[Sabah gazetesinden Fisun Yalçınkaya’nın Kumbaracı50 Sahnesi’nin kurucularından Yiğit Sertdemir ile bağımsız tiyatrolar ve yeni projeleri hakkında yaptığı söyleşiyi aşağıda yayınlıyoruz.]

İstanbul’da son yıllarda bağımsız tiyatroların sayısı her geçen gün artıyor. Beyoğlu’nda Kumbaracı Yokuşu’nda bulunan Kumbaracı50 Sahnesi de bağımsız tiyatro topluluklarının en önemli mekanlarından biri. Alternatif tiyatro topluluklarının oyunlarına kucak açan Kumbaracı50 Sahnesi’nin kurucularından Yiğit Sertdemir, bir apartmandan dönüştürülen tiyatro mekanına odaklanan tiyatro üçlemesi hazırladı. Üçlemenin anne oğul hesaplaşmasını konu alan ilk oyunu Gerçek Hayattan Alınmıştır sahnelenmeye başlandı. 1990’lı yıllardan bu yana, yazdığı ve oynadığı oyunlarla bağımsız tiyatronun görünür olmasını da sağlayan isimlerden Yiğit Sertdemir, SABAH’a sayıları git gide artan bağımsız tiyatroları ve yeni oyununu anlattı.

HATA YAPMA KORKULARI YOK: “Bağımsız tiyatronun çoğaldığı kesin. En önemlisi kendi metinlerini yaratıyorlar. Elbette iyisi, kötüsü, yeterlisi, yetersizi olacak. Ama görmezden gelinemeyecek kadar üretken bir alan şu anda. Özgür üretebilme ihtiyacına cevap veriyor. Hata yapma korkuları yok, bağımsız olmaları da bu yüzden önemli.”

İNAT ETMEK GEREKLİ: “Bağımsız ve alternatif tiyatro toplulukları için oyunlarını sahneleyecek bir mekanı var etmek zaten başlı başına bir uğraş. Eğer yeteri kadar inadınız ve emeğiniz varsa işler daha kolay. Farkları, birileri gibi olmaya çalışmadan kendi dilini yaratmaya çalışmaları. Bağımsız tiyatroların varlığı çok daha etkili hale gelecek yakın zamanda. Asıl üretim de o zaman olacak. Bağımsız tiyatroların şu anda bağımsız kalabilmekten başka hiçbir ihtiyaçları yok.”

ÜÇLEME MEKANA ODAKLANIYOR: “Üçleme en çok Kumbaracı50’nin kendi gerçekliğine odaklanıyor. Bu ne demek? İstiklal Caddesi’ni, Tophane’ye bağlayan yokuşun tam ortasında açılmış bir tiyatronun, 2012 Türkiye’sindeki gerçekliğiyle ilgili bir yandan. Sanatın kendini var etme yollarını da sorguluyor. Gerçek Hayattan Alınmıştır, Kumbaracı50’nin, yani apartmandan dönüştürülmüş bir tiyatronun inşaatında, mekanın mimarı ve annesi arasında geçiyor. Üçlemenin ikincisi Barzo ile Konserve, Kumbaracı50’de oynanan bir oyunun ardından, geceyarısında geçiyor. 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyer yapacak sonuncu oyun Dertsiz Oyun ise, Kumbaracı50′ de oynanan bir oyun sırasında, oyunu seyreden seyirciler arasında geçiyor. Üçleme birbirine küçük ayrıntılarla da bağlı. Üç oyun da bir yandan gerçekliğin farklı tezahürlerini sorguluyor. Üçlemede söz ve gerçeklik giderek azalıyor. Son oyun tamamen sözsüz bir oyun. Buna arayış da denebilir, araştırma da.”

KUMBARACI50 SAHNESİ UMUT DEMEK: “Kumbaracı50 Sahnesi, benim için üretim alanı, yaşama alanı, hem geçmişimiz hem geleceğimiz, umut demek. Burada oyunlarını sahneleyen AltıdanSonra Tiyatro Topluluğu’nun planları arasında da üretmek, üretmek, üretmek var. Önümüzdeki sezon mekanla ilişkili projeler artacak. Uluslararası bir kaç proje de eklenecek. Belki küçük çapta bir festival de düzenlenecek.”

Üçlemeyle ilgili ayrıntılı bilgi için www.kumbaracı50.com

Sabah