‘Özelleşme’ye Kim Ne Diyor?

Başbakan’ın duyurduğu ‘Şehir Tiyatroları’nın özelleştirilmesi’ projesine tiyatroculardan sert tepki geldi.

İşte o görüşler:

Tiyatronun içi boşalır

Orhan ALKAYA (Oyuncu): Eğer danışmanları yanlış bir bilgi vermediyse Başbakan yanlış bilgilere sahip demektir. Gelişmiş ülkeler kavramının içeriğini biliyoruz. Bunların temelinde yerel yönetimlerin tiyatrolara büyük sübvansiyon vardır. Önümüzdeki günlerde bu değişikliklerle dünyanın ilgisini oldukça çekeceğiz. Kim bize bu konuda ‘siz çekilin de bundan sonra biz yapalım’ diyor. Kimse kimsenin elini tutmadı. Şehir tiyatroları başka tiyatrolara da destek veriyor. Şehir tiyatrolarına dayatılan yönetmelik tiyatroyu sanatı reddeden bir niteliktekte. Biz bu mirası ustalarımızdan aldık. Kolay kolay da sokakta bırakmayız.

İngiltere, Fransa destek veriyor
Gencay GÜRÜN:
Başbakan’ı yanıtmışlar, dünyanın ileri ülkelerinde tiyatrolar devlet destekleri ile yapılır. Özel tiyatrolar klasikleri, kalabalık oyunları sergileyemezler. İngiltere’de de Fransa’da da tiyatroları devlet destekler. Sanatçılar hiçbir zaman halka yukarıdan bakmaz, parmak sallamaz, halkıyla iç içedir. Atatürk’ün çok güzel bir sözü var. Sanattan mahrum edilmiş bir toplumun can damarı kesilmiş der. Tiyatronun özelleştirmesi olmaz. Bilet parasıyla büyük oyunlarıoynayamazsınız. Matematiği tutmaz. İş paraya dökülürse tiyatronu içi boşaltılır.

Satın alan ‘kar’ bekler
Mazlum KİPER:
Tiyatroyu özelleştirmek demek tiyatronun içini boşaltmak anlamına gelir. Çünkü kim, niye tiyatroyu alsın.  Alan kişi kar bekler. Para işin içine girince de tiyatro tiyatroluktan çıkar. Tiyatrocular kimseye öyle yukarıdan bakmaz bakmamıştır. Siz şimdi 98 yıllık bir kurumu özelleştireceğinizi söylüyorsunuz. Ya cehaletten ya da yalan söyleme gayretinden olsa gerek devletlerin dünyada tiyatroları desteklemediğini söylüyorlar. Oysa dünyanın her yerinde tiyatrolar desteklenir. Kültürün bir parçasıdırlar. Belediye başkanlarının atadığı danışmanları ve sanat yönetmenleri neden istifa etti bir ona baksınlar.

Uzlaşmamız lazım
Nilgün BELGÜN:
Başbakanımız tiyatrocuları çağırıp dertlerini dinleyip ortak bir karara varmıyor diye düşünüyorum. Konuşarak karşılıklı. Zengini fakiri güçlüsü güçsüzü işçisi işvereni sanatçısı zanaatçısı hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Uzlaşmak durumundayız. Bu ülke bizim ve başka gidecek yerimiz yok. Benim yok en azından.

Akşam