“Benim Çocuğum” için “Bir Kadın Uyanıyor”

Mimesis Haber / Sevilay Saral’ın yazıp yönettiği, Aysel Yıldırım’ın oynadığı “Bir Kadın Uyanıyor” adlı Tiyatro Boğaziçi’nin oyunu, çocukları lezbiyen, gey, biseksüel, travesti veya transseksüel (LGBTT) olan anne ve babaların deneyimlerinden oluşan “Benim Çocuğum” adlı belgesel film yararına oynandı.

MAYA Sahnesi’nde oynanan oyun izleyenler tarafından büyük beğeni topladı. Oyunun finalinde ise bir sürpriz vardı. Oyun gerçek bir hayat hikayesine dayanıyordu ve o hikayenin sahibi Pınar Özer sahneye davet edildi.

Pınar Özer konuşmasında şunları ifade etti:

Hikayenin buraya kadar olan bölümünde iki oğlum olduğunu gördünüz. Ben de sizin gibi böyle olduğunu biliyordum. Ta ki 2006 yılına kadar. 2006 yılında küçük oğlumun aslında kızım olduğunu öğrendim. Oyunda gördüğünüz, ayıplarla, günahlarla ve yasaklarla büyüdüm.  Hep babam ne der, annem ne der, el alem ne derle büyümüştük. Önümüze iki seçenek çıktı: Ya el alem, ya çocuğumdu…Ben çocuğunu seçen annelerdenim. LİSTAG anneleri de öyle.

Pınar Özer beyin kanaması geçirdiği ve yoğun bakımda kaldığı uzun bir periyodu kastederek sözlerine şunları ekledi:

Bu dünyanın bir sınav olduğunu çok iyi öğrendim o yoğun bakımda.. Dolayısıyla ben de sınavımı iyi yapanlardanım diye addediyorum  kendimi. Çocuklarımı çok seviyorum. Ben kırmızı kuşağımla evlendim. Gördüğünüz gibi siyah kuşakla geri döndüm. Şimdi gökkuşağının altındayım.

Pınar Hanım bu sözleri esnasında alkışlar eşliğinde elindeki rengarenk mendili sahneye bıraktı. Ve sözlerine şöyle devam etti:

Şoklarım, zorluklarım oldu. Bir transseksüel kadın annesi olmayı öğrendim. Bir trans bebeğin annesi nasıl olunur bilmiyordum. Toplum da bilmiyordu. Tesadüfen LAMBDA’yı buldum. Oradan Metehan’ı, Mehmet’i derken Sema Anneyi, Günseli Anneyi… Onlarla birlikte birbirimize destek verdik. Yeniden gökkuşağı çocuklarımızı nasıl büyüteceğimizi öğrendik. Biz onları çok seviyoruz. Gurur duyuyoruz. Bu çocuklarımızı nasıl desteklediğimizi size “Benim Çocuğum” belgeselinde anlatacağız. Şu anda yapım aşamasında. Tüm detaylar orada. Onun için burada anlatmaya gerek yok. Benim hikayem sıradan, her kadının başından geçen bir şeydi. Ama hakikaten uyanmak gerekiyor. Ve uyumamak gerekiyor. Onun için de kendi içimize geri dönmemiz gerekiyor. İyi akşamlar diliyor, çocuklarımı da buradan selamlıyor ve öpüyorum.


Pınar Hanım’ın bu sözlerinden sonra çocukları sahneye geldiler; anneleri ve oyunun performansıyla beğeni toplayan oyuncusu Aysel Yıldırım ile kucaklaştılar. Aysel Yıldırım ise şunları ifade etti:

Uzun zamandır görüşememiştik Pınar’la. Sonra bir gün bana telefonda şunu söyledi: Ayselciğim gel gel! Definenin üzerinde duruyorsun. Gel daha anlatacaklarım var!  Onun için Bir Kadın Uyanıyor-2’yi çıkarmak, belki de bunu doğrudan Pınar’ın anlatması gerekiyor. Zaten çok güzel anlatıyor. Gerçekten onda bir define var. İnşallah daha çok anlatacak ve bu belgeselle de daha çok görünür olacak.

Belgesel hakkında bilgi almak ve filme destek vermek için buraya tıklayabilirsiniz.

İlker Yasin Keskin – Mimesis