“Muhsin Şapkayı Alıp Çıkardı”

İstanbul Şehir Tiyatroları’ndaki yönetmelik krizine ‘birinci elden’ yorum geldi. Şehir Tiyatroları’nın kurucusu Muhsin Ertuğrul’un eşi Handan Ertuğrul yönetimin sanatçılardan bürokratlara verilmesi kararı için, ‘Bu ilk kez olmuyor. Muhsin Bey zamanında da böyle durumlar oldu. Yaşasaydı o da şapkasını alır giderdi’ dedi.

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda değişen yönetmelikle birlikte patlak veren polemik devam ederken, tiyatronun kurucusu Muhsin Ertuğrul’un eşi Handan Ertuğrul, eşinin ölümünün 33’üncü yıl dönümünde Akşam’a konuştu. 85 yaşındaki Ertuğrul, yönetimin sanatçılardan alınıp bürokratlara verilmesi kararını, ‘Dışarıdan bir kişinin bu işleri yapması imkansız. Çünkü sanat hiçbir şeye benzemez’ sözleriyle değerlendirdi. İşte Handan Ertuğrul’un açıklamaları…
– 50 senelik sanatçıyım. Hem opera yüksek hem tiyatro yüksekten mezunum. Ama saygı yok, sevgi yok sanata. Dışarıdan bir kişinin bu işleri yapması imkansız. Çünkü sanat hiçbir şeye benzemez. Sanatı bileceksin ki işin içinden, neresinden tutup ne yapacağını bileceksin. Başka türlü olamaz, olduğu zaman yürümemiştir. Dünyanın hiçbir yerinde de yürümez.

Eve Gelip Yalvardılar

– Türkiye’de bu ilk defa olmuyor. Muhsin Bey zamanında da birçok şey yaşadık. Başbakan, milli eğitim bakanı tiyatroyu çalıştırmaya kalktı, beceremedi. Ondan sonra araya başbakanlar, cumhurbaşkanları girdi. ‘Muhsin Bey’e siz gelmezseniz tiyatroları kapatacağız, lütfen gelin bunların başında bulunun’ diye yalvardılar, evimize kadar geldiler.

– Denemek lazım bu gibi şeyleri, bir kere sabırla bekleyeceksiniz ne oluyor diye. Eğer bir bozukluk varsa tası tarağı toplar ayrılırsınız. Sizin o mesleğiniz altın bileziktir kolunuzda, dünyanın her yerinde de geçerlidir. Ama saygıyla onur ve haysiyetle çalışılması gerekiyor. Benim hayatımda her zaman üstün tuttuğum da buydu. Muhsin Bey’le beraberliğimiz de bu şekilde olmuştur. En ufak bir şeyde, meşhurdur onun arkasından söylenen, ‘Şapkasını alır, çıkar giderdi’. Böyle bir durumla kaç kere karşılaştı. Şapkayı alıp çıktı.

– O zaten yaşadığı sürece yapılması gereken her şeyi yaptı. Ben Devlet Tiyatroları’nda da Şehir Tiyatroları’nda da çalıştım. Harbiye’deki Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu ne benim ne de Muhsin Bey’in. Bu tiyatro sizin. Mücadele edecekseniz, birçok genç tiyatrocu sinemalarda, arkası yarınlarda çalışarak mücadele ediyorlar.

– Ben bunu da yaparım mantığı ile hareket edilerek yapılmış bir şey. Konuşmayla olmuyor. Bunu seyredenler de bu işlerin doğru olmadığını gayet iyi biliyorlar. Kimse hiçbir şey demiyor. Burada bir şeyler yürüyor ama bunlar engelleniyorsa demek ki bir yanlışlık var. Bakalım o yanlışlık nereye kadar gidecek hep birlikte göreceğiz.

Tepkiler Devam Ediyor

Şehir Tiyatroları’nda 13 Nisan’da değişen yeni yönetmeliğe göre tiyatronun yönetimi sanatçılardan bürokratlara verildi. Genel sanat yönetmeni yetkisinde olan repertuvar belirleme yetkisi ise yeni oluşturulan edebi kurula bırakıldı. İstifaları da beraberinde getiren değişikliğe tepkiler ise sürüyor. Bu akşam 18.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesi önünde toplanacak sanatçı ve tiyatroseverler oturma eylemi yapacak. Ertuğrul 33. ölüm yıldönümünde anılacak.

Batılı Tiyatronun Kurucusu

Muhsin Ertuğrul, 1892’de İstanbul’da doğdu. Türk tiyatrosunun batılı anlamda kurucusu kabul edilen Ertuğrul, sinema alanında da 1922-1939 yılları arasında Türkiye’de film yapan tek kişiydi. ‘Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları’ topluluğunu kuran sanatçı, 1914’te Derülbedayi Osmani adıyla kurulan daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları adını alan Müzik  ve Tiyatro Okulu’nun kuruluş çalışmalarında rol aldı.  Ertuğrul, 29 Nisan 1979 tarihinde hayata veda etti.

Akşam