Sulukule’nin Albümlü ‘Rap’çileri

Sulukule Çocuk Sanat Atölyesi, Sulukule’nin sanat mirasını gelecek nesillere taşıyor. Haftada ortalama 80 çocuğun geldiği sanat atölyesinin kurduğu rap grubu ‘Tahribad-ı İsyan’ın albümü, müzik marketlerde yerini almaya hazırlanıyor.

Sulukule Çocuk Sanat Atölyesi önemli bir sosyal sorumluluk projesini yerine getiriyor. Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme Merkezi, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı öğretim üyelerinin katkılarıyla çalışmalarını yürüten sanat atölyesi, Sulukule’deki sanatsal birikimin kuşaktan kuşağa aktarılmasını gerçekleştiriyor. Üç katlı eski bir binada çocukların dans eğitimi aldıkları toplam alan ise 10 metrekareden fazla değil. Sanatsal ve sosyal alanda önemli işlerin yapıldığı merkezin kapısı, haftada ortalama 8 ila 17 yaş grubu 80 çocuk tarafından çalınıyor. Sulukule’nin ilk rap grubu olma özelliği taşıyan ‘Tahribad-ı İsyan’ Sulukule Sanat Atölyesi’nde doğan bir oluşum. Grup, Sulukule’yi anlattıkları albümlerinin çalışmasını nisan ayında tamamladı.

SULUKULE’Yi ANLATIYORLAR

Mahallenin yaşadığı yıkım sürecinde kurulan rap grubu, Asil Koç, Burak Kaçar, Veysi Özdemir ve Gönülçelen dizisinde rol alan Hasan Say’dan oluşuyor. Rap’e özentiyle başladıklarını ifade eden Asil Koç, atölyeden sonra kendilerini üretkenliğe doğru adım atarken bulduklarını belirtti. Koç, Sultan Tunç yönetiminde albümleriyle Sulukule’yi anlattıklarını söyledi. Türkiye’de hiphop kültürünün gelişmediğini hatta rap dinleyen çocukların anne ve babalar tarafından eleştirildiğini vurgulayan Burak Kaçar ise “Hem Romanız, hem rapçiyiz bize karşı çift önyargı var. Biraz zor olacak belki zaman gerekecek ama insanlar bizi kabul edecek” şeklinde konuştu.

Atölyede hiphop, breakdansın yanı nota bilgisi, gitar, etüt dersleri, drama ve konservatuara hazırlık dersleri veriliyor. Bu yaz ise müzikal dans tiyatrosu çalışmalarına başlanacak. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Araştırma Görevlisi ve Sulukule Çocuk Sanat Atölyesi Proje Koordinatörü Gonca Girgin Tohumcu, atölyeyi “sanat, insan ilişkileri ve gönül bağı döngüsünün birleşimi” olarak anlatıyor. Atölye Proje Yöneticisi Funda Oral ise, “Romanların dünyasında müzik yeterince var” ifadelerini kullanıyor.

Yenişafak