Hantallığı Yok Etmek için Özelleştirme Çare Değil

Mimesis Haber / Füsun Demirel Habertürk’te yayınlanan Skala programına konuk oldu. Açılım Yayınları’nda yeni projeler üzerine çalıştığını söyleyen F.Demirel tiyatroda yeni metin sıkıntısı çekildiğini, çeviri metinlerin bu anlamda önemli bir yerde durduğunu söyledi. Çeviri metinlerin genç tiyatrocuların yeni söylem geliştirmeleri konusunda da faydalı olduğunu ifade etti. Yeni metin sıkıntısının özellikle işin maddi yönü ile bağlantılı olduğunu belirten Demirel, yazarların tiyatrodan para kazanamadığını, para kazanmak için sinema, dizi ve reklam sektörünü tercih ettiğini sözlerine ekledi…

Sunucu Bedia Ceylan Güzelce’nin “yurt dışında kariyerini sürdürmüş biri olarak son gelişmeler hakkında ne diyorsunuz?” sorusuna ise şöyle karşılık verdi:

Artık sona gelindi. Sanatçılar sonuna kadar meseleye sahip çıktılar. Fakat iktidar olmak başka bir şey. Son söz iktidarın oluyor. Özelleştirme çok yanlış bir kelime. Neyi özelleştiriyor ki? Dünyanın her yerinde bir ulusun ve yerel yönetimlerin bir tiyatrosu vardır. Ama bunun iç işleyişi farklıdır. Oradaki ekipler daha çok repertuara dayalı desteklenir. Ana kadro maaşlıdır. Ama diğer kadro repertuara göre değişir. Bu işleyişi dinamik tutar. Neden bu sisteme geçemedik, şaşırıyorum. 12 ay maaş veriyorsun… Hantal bir sistem yaratıyorsun. Böyle olunca haliyle kadro kabarıyor. Bu tabloyu değerlendirecek bir imkan kalmıyor. Sistem zaten baştan sakat. Ama bu hantallığı yok etmek için özelleştirme çare değil. Neyi satıyorsunuz? Oyuncuyu mu, perdeyi mi, koltukları mı? Dur bakalım o kurum kar ediyor mu ki?

Türkiye’de kültür ve sanata burjuvazinin desteği var tabi… Eczacıbaşı, Sabancı gibi kurumların desteği önemli… Ama yetmiyor. İrili ufaklı pek çok alternatif tiyatro var. Keşke bunlara destek olunabilse. Sponsorluk mekanizması çok yetersiz. Sponsorluk denince hemen kar amaçlı anlaşılıyor. Ama bu her zaman kar amaçlı olamaz. Çünkü kültür ve sanat bir ülkenin can damarıdır… “Bale masraf, tiyatro gereksiz, müzik dışındakileri desteklemem…” Böyle geri bir anlayış yok artık.

Ama şunu da unutmamak gerekiyor, çok seslilik önemli… Kültür ve sanatın toplumun her kesimini kucaklaması gerek. İktidarı, burjuvaziyi, bütün alternatif görüşleri kucaklayabilmesi lazım.

Mimesis Haber / İlker Yasin Keskin

Yorum


işlemi tamamlayınız: